AMERİKAN KARİKATÜRLERİNDE OSMANLI DEVLETİ’NİN BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SERÜVENİ (1914- 1918) KİTAP TANITIMI
DR. MEHMET ARSLAN
Birinci Dünya Savaşı'nı yalnızca cephelerden, antlaşmalardan ve diplomatik belgelerden okumak mümkün mü? Peki, dünyanın diğer ucunda, Amerikan gazetelerinin sayfalarında Osmanlı Devleti nasıl anlatılıyordu? Bir imparatorluğun savaş yıllarındaki serüvenini, Amerikan basınında yayımlanan karikatürler üzerinden yeniden okumaya ne dersiniz?
Tarih, yalnızca yaşanan olayların kaydedilmesinden ibaret değildir. Olayların nasıl algılandığı, toplumlara nasıl aktarıldığı ve zaman içerisinde hangi düşüncelerin yerleştiği de tarihin önemli araştırma alanları arasındadır. Bu açıdan gazeteler, haberlerin yanı sıra karikatürleriyle de geçmişin siyasi ve toplumsal dünyasına ışık tutan önemli kaynaklardır. Bazen birkaç çizgi, bir dönemin siyasi atmosferini, devletler arasındaki ilişkileri ve toplumların birbirine bakışını uzun açıklamalardan çok daha çarpıcı biçimde ortaya koyabilir.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Amerikan basınında Osmanlı Devleti hakkında yayımlanan karikatürler de bu açıdan oldukça dikkat çekici bir tarihsel malzeme sunmaktadır. Osmanlı Devleti'nin savaşa girişi, Almanya ile ittifakı, Çanakkale'deki direnişi, Kut'ül Amâre Zaferi, Irak ve Filistin cephelerindeki gelişmeler ve nihayet savaşın sona erişi... Bütün bu gelişmeler Amerikan gazetelerinin sayfalarında yalnızca haberlerle değil, karikatürlerle de anlatılmıştır.

İşte Amerikan Karikatürlerinde Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı Serüveni başlıklı çalışma, okuyucuyu tam da bu görsel tarih yolculuğuna davet ediyor.
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, kapsamlı bir gazete taramasına dayanmasıdır. Araştırma kapsamında 1914-1918 yılları arasında yayımlanan üç binin üzerinde Amerikan gazetesi taranmış ve 49 farklı gazetede yer alan karikatürler tespit edilmiştir. Üstelik bu karikatürlerin tamamı gazetelerin ilk sayfalarında yer almamaktadır. Kimi zaman manşetlerin hemen yanında, kimi zaman da gazetenin daha az dikkat çeken köşelerinde küçük bir alan içerisinde yayımlanan bu görsellerin bulunması, araştırmanın uzun ve titiz bir arşiv çalışmasını gerektirmiştir.
Çalışmada yalnızca karikatürlerin bir araya getirilmesiyle yetinilmemiş, görsellerin yayımlandıkları gazetelerin finansörleri ve siyasi duruşları da ekler bölümünde okuyucuya sunulmuştur. Böylece karikatürlerin hangi yayın organında, hangi tarihsel ve siyasi atmosfer içerisinde yayımlandığını değerlendirmek mümkün hâle gelmiştir. Bu yaklaşım, kitabı basit bir görsel derlemenin ötesine taşıyarak bilimsel bir araştırma niteliğine kavuşturmaktadır.
Dört yıl, beş ayrı tarihsel dönem ve Amerikan basınının Osmanlı'ya bakışı...
Kitap, Birinci Dünya Savaşı'nın kronolojik seyrini takip ederek 1914'ten 1918'e uzanan beş yıllık dönemi ele alıyor. 1914 yılında Osmanlı Devleti'nin savaşa doğru ilerleyen süreciyle başlayan anlatı, 1915 yılında Çanakkale Cephesi ve Balkanlar'daki gelişmelerle devam ediyor. 1916 yılında Kut'ül Amâre, Süveyş Kanalı harekâtı ve Rusya tehdidi; 1917 yılında Irak cephesinde İngiltere'nin ilerleyişi ve 1918 yılında Osmanlı Devleti'nin savaştan çekilişi, karikatürler üzerinden değerlendiriliyor.
Bu kronolojik yaklaşımın en önemli avantajı, okuyucunun yalnızca belirli bir olayın Amerikan basınında nasıl resmedildiğini değil, Osmanlı Devleti'ne yönelik algının savaş boyunca nasıl değiştiğini de takip edebilmesidir. Örneğin savaşın ilk döneminde Osmanlı Devleti'nin Almanya ile kurduğu ittifak, büyük güçler arasındaki dengeler ve stratejik konumu Amerikan karikatürlerinin konuları arasındadır. Çanakkale Cephesi'nde gösterilen direniş ise Osmanlı askerî gücünün Amerikan basınında nasıl ele alındığını anlamak bakımından önemli bir örnek oluşturmaktadır.
1916 yılında Kut'ül Amâre Zaferi'nin Amerikan gazetelerindeki yansımaları, İngiltere'nin Irak'taki askerî başarısızlığının nasıl görselleştirildiğini ortaya koyarken, sonraki yıllarda Bağdat ve Kudüs gibi şehirlerin el değiştirmesi, Osmanlı coğrafyasının geleceğine ilişkin Batılı beklentileri de görünür kılmaktadır.
1918 yılına gelindiğinde ise karikatürlerin dili ve Osmanlı Devleti'nin tasvir ediliş biçimi farklılaşmaktadır. Yenilgi, teslimiyet ve parçalanma temaları ön plana çıkarken Osmanlı Devleti, savaşın galiplerinin gözünde yeni düzenin şekillendiği bir coğrafyanın parçası olarak sunulmaktadır. Böylece dört yıllık savaş süreci, Amerikan basınının çizgilerinde bir imparatorluğun yükselen ve gerileyen uluslararası konumuyla birlikte okunabilmektedir.
Karikatürlerin arkasındaki siyasi düşünce
Kitabın üzerinde durduğu önemli meselelerden biri de Türk algısıdır. Amerikan karikatüristleri Osmanlı Devleti'ni ve Türkleri hangi sembollerle anlatıyordu? Dönemin yaygın oryantalist yaklaşımı çizimlere nasıl yansıyordu? Osmanlı'nın askerî başarıları ve başarısızlıkları Amerikan kamuoyuna nasıl aktarılıyordu? Özellikle Amerikan basınında kullanılan hindi (Turkey) metaforu ve Doğu'ya ilişkin sembolik anlatımlar, dönemin kültürel ve siyasi bakış açısını anlamak bakımından dikkat çekicidir. Bu görseller, Amerikan toplumunun Osmanlı Devleti'ni nasıl tanıdığını ve hangi kalıplar üzerinden değerlendirdiğini sorgulamamıza imkân tanımaktadır. Elbette karikatürleri tarihsel gerçekliğin tarafsız birer yansıması olarak değerlendirmek doğru değildir. Karikatürler kimi zaman propaganda amacı taşımış, kimi zaman siyasi gelişmeleri abartılı bir dille aktarmış, kimi zaman da toplumdaki mevcut önyargıları yeniden üretmiştir. Ancak tam da bu özellikleri nedeniyle tarih araştırmaları açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü bir karikatür, yalnızca çizildiği olayı değil, o olaya bakan zihniyeti de yansıtır. Ayrıca bu çalışmada karikatürlerin araştırma eserleri ve tarihsel gelişmelerle karşılaştırılarak değerlendirilmesi, görsellerin dönemin gerçekliği içerisindeki yerinin anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.
Bu kitabı farklı kılan ne?
Birinci Dünya Savaşı'nı karikatürler üzerinden ele alan daha önceki çalışmalar bulunmakla birlikte, bu eser Amerikan gazetelerinde 1914-1918 yılları arasında yayımlanan karikatürlerden hareketle Osmanlı Devleti'nin savaş serüvenini ve Türk algısını kronolojik bir bütünlük içerisinde incelemesi bakımından farklılaşmaktadır.
George J. Hecht'in The War in Cartoons, Louis Raemaekers'in America in the War ve Mark Bryant'ın World War in Cartoons adlı çalışmaları ile İzzeddin Çalışlar ve Mesut Yaşar Tufan'ın Yüz Yıl Sonra Çizgiler, Karikatür ve Kartpostallarla Birinci Dünya Savaşı adlı eseri, bu alandaki önemli örnekler arasında yer almaktadır. Ancak Amerikan basınında yayımlanan karikatürler üzerinden Osmanlı Devleti'nin dört yıllık savaş sürecini, Amerikan kamuoyuna aktarılış biçimini ve Türk algısını birlikte ele alan bu çalışma, literatürte bir ilk olmasının yanı sıra farklı bir kaynak ve değerlendirme alanı kazandırmaktadır. Burada okuyucu, yalnızca Birinci Dünya Savaşı'nın askerî gelişmelerini görmeyecek; aynı zamanda Amerikan basınının Osmanlı Devleti'ni nasıl konumlandırdığını, savaşın farklı aşamalarında hangi olayları ön plana çıkardığını ve çizgiler aracılığıyla nasıl bir siyasi anlatı oluşturduğunu da keşfedecektir.
Elbette kitap, Birinci Dünya Savaşı'nın bütün cephelerini ve askerî gelişmelerini anlatma iddiasında değildir. Çalışmanın sınırlarını, tespit edilen karikatürlerin işaret ettiği olaylar oluşturmaktadır. Dolayısıyla okuyucuya sunulan tarihsel anlatı, Amerikan gazetelerinde yayımlanan görsellerin kronolojik takibi üzerinden şekillenmektedir.
Geçmişin çizgileri, bugünün tarihsel hafızası
Birinci Dünya Savaşı'nın üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti. O günlerin gazeteleri bugün artık yalnızca eski birer basılı yayın değil, dönemin uluslararası ilişkilerini, siyasi düşüncesini ve toplumsal algılarını anlamamıza yardımcı olan tarihsel belgelerdir.
Amerikan gazetelerinin sayfalarında yer alan bu karikatürler, Osmanlı Devleti'nin savaş yıllarındaki uluslararası imajını anlamak bakımından önemli bir görsel arşiv niteliği taşımaktadır. Dahası, savaşın sona ermesiyle birlikte ortaya çıkan yeni siyasi düzenin ve Osmanlı coğrafyasına yönelik beklentilerin nasıl bir zihinsel arka plana sahip olduğunu da göstermektedir.
Amerikan Karikatürlerinde Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı Serüveni, üç binin üzerinde gazete taramasının ve 49 farklı gazetenin görsel malzemesinin değerlendirilmesiyle ortaya konulan, tarih araştırmalarına özgün kaynaklar kazandıran bir çalışma olarak dikkat çekiyor.
Bu eser, Birinci Dünya Savaşı'nı yalnızca Osmanlı cephelerinden değil, okyanusun öte yakasından, Amerikan basınının penceresinden görmemizi sağlıyor. Bir imparatorluğun savaş yıllarındaki serüvenini çizgilerin diliyle yeniden okurken, aslında yalnızca Osmanlı tarihine değil, uluslararası kamuoyunun nasıl şekillendiğine dair de önemli bir yolculuğa çıkıyoruz. Çünkü bazen tarih, bir antlaşmanın maddelerinde değil, bir gazetenin köşesine çizilmiş küçük bir figürde saklıdır. Ve o figür, üzerinden yüz yılı aşkın zaman geçse de bize anlatacak çok şey taşır.

























































Yorum Yazın
Facebook Yorum