MENU
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Seri İlanlar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
Kapat

Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...

Ana SayfaYazarlarZehra Özer
20 Haziran, 2024, Perşembe 07:14
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Endişe etme yaşıyoruz işte, bazen bahar tadında, bazen kışın ayazında, biraz eksik biraz fazla, varla yok arasında…  Bazen cümle alem birlikte, bazen yapayalnız içimizde.

09 Haziran’da yapılan Flaman Parlamentosu seçimlerinde, milliyetçi parti Yeni Flaman İttifakı (NVA) oyların  % 23,9 ile birinci olurken, ırkçı parti Vlaams Belang  oyların % 22,7 ile ikinci oldu. Federal Parlamentosu’nda, N-VA oyların  % 16,7 ile sandalye sayısını 23’den 24’de, Vlaams Belang ise oyların % 13,8 ile sandalya sayısını 18’den 20’ye yükselti. Avrupa Parlamentosu’nda ise Vlaams Belang oyların % 14,50 ile ufak bir farkla % 13,96 oy alan N-VA’nın önüne geçti. Sandalye sayısı bakımından aynı güce sahip olsalar da, her iki parti de 3 sandalyesini koruyor.   

Seçimlerin sona ermesinin ardından en çok dikkat çeken husus birçok Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerinde aşırı sağın yükselişe geçmesiydi. Belçika’da da giderek artan ekonomik sorunlardan kaynaklanan belirsizliğin sürdürülemeyecek boyuta ulaşması, halkı aşırı sağ ve ırkçı partilere yönlendirdi. Avrupalılar kendi açılarından haklı da olsalar, bu sonuç yüreğime dokunmadı desem yalan olur. Kendim için değil, çocuklarım ve torunlarımın geleceğinden endişe duymamak elde değil. Hem Avrupa genelinde hem de Belçika’da aşırı sağın son yıllarda yükselişte olduğu bilinen bir gerçekti.  İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra, aşırı sağ başlangıçta geri adım atmak zorunda kaldı, ancak kısa süre sonra aşırı sağcı gruplar ve partiler yeniden ortaya çıktı. Şimdilerde ise normalleştirildi. Hadi milliyetçileri bir nebze de olsa anlayabiliyorum, sonuçta ülkelerini korumak adına zararlı ve kötü etkenlerden arındırmak isterler. Ancak ırkçılık başka birşey, ırkçı partiler hiç olmamalı hatta yasaklanmalıdır. Hepimiz ”aşırı ırkçı fikirlerin” ne anlama geldiğini az çok biliriz. Bilimsel bir bakış açısıyla bu, insanlar arasında ‘ırk’ veya etnik kökene dayalı eşitsizliği varsayan tüm tutum ve davranışları içerir. Bu nedenle aşırı sağcılık veya ırkçılık, insan haklarını ve çoğulcu bir toplumu reddeder. ABD ve Avrupa liderlerinin Filistinde yaşananları görmezden gelmeleriyle yıllardır diline doladıkları insan haklarının, çocuk haklarının aslında sadece göz boyamaktan ibaret olduğunu bütün çıplaklığıyla öğrenmiş olduk. Oysa ki, Avrupa insan haklarına ne çok güvenirdik, öyle değil mi? Aynı dünyada da yaşansa o haklar ne yazık ki kimine var, kimine yok. Ancak yine de konuyla alakalı çok da fazla karamsar olmamak gerekir. 

(Birde Müslüman Arap ülkelerinin Filistine karşı inanılmaz duyarsızlığı var, onların ki de ap ayrı bir vefasızlık. Avrupa halkı onlardan çok daha duyarlıdır bunu sokaklara dökülerek yüzlerce defa kanıtladılar. Buna da değinmeden geçemiyorum ancak bu üzerinde makale yazmaya değer farklı bir konudur.)  

Belçika’da milliyetçi ve ırkçı partilerin baskın geldiği Bölgesel seçimler, zaten her karmaşık koalisyon ortaklıkların seçiminde zorlanan ülkeyi daha da güç bir duruma düşürebilir. Aşırı sağın yükseldiğini ve bazı bölgelerde aşırı sol eğilimlerin arttığını gösteren sonuçlar, belki de federal sistemle yönetilen ülkeyi ekonomik açıdan rahatlabilir. Söyle ki, ikisinin arasında bir ortaklık sağlanırsa eğer mevcut yönetimde çıkmazlara uğratılan halkın yükünü, siyasi değişikliklerle bir nebze de olsa hafifletebilirler diye düşünüyorum.  

Tüm gelişmeler, Avrupa'nın yeni bir siyasi döneme girdiğini göstermektedir. Özellikle göçmenlik konusunda ülkelerin ulusal sınırlarını yeniden kontrol etmesi muhtemeldir. Avrupalılar genel olarak yoksulluk, güvensizlik, düşük ücretler, ağır vergiler, temel sağlık hizmetin gerilemesi, göç akımı, yaşlı nüfusa karşı duyarsızlık ve konut ve kira fiyatların artışı gibi günlük yüzleşmek zorunda oldukları sorunların AB'nin bir sonucu olduğunun kanaatindeler. Seslerini duyuramadıkları bir AB sisteminden yılmış olan Avrupalılar tüm olumsuzlukları ortadan kaldırabileceğine inandıkları muhafazakar ve ulusal değerlerine geri dönmek isterler. Tarım sektörünün kötüleşmesine ve alım gücünün azalmasına neden olan zam ve ağır vergiler gibi etkenleri daha da artırarak, örneğin, Ukrayna'ya yapılan milyarlarca avro yardımın faturasını, orta sınıfa yüklemeleri halk arasında artık tolere edilemez bir hal aldı. Avrupa ülkelerinde kendi emeğiyle kıt kanaat geçinmeye zorlanan bireyler ve aileler yok edilen eski refahını mumla arar oldu. Bu nedenle halkın büyük bir çoğunluğu yabancı düşmanlığından değil de, mevcut duruma tepkisini belirtmek için oylarını en son çare olarak aşırı sağ ve muhafazakar partilerden yana kullandı. Aşırı sağ partiler, Avrupa halkı arasında tüm sorunlarına bir alternatif sunuyor gibi görünmektedir.  

Ancak bilinen bir gerçek daha var,  2012 yılı dünyada, hem siyasi hem de ekonomik açıdan oldukça zor bir yıl olmuştur. 2012 yılında dünya ekonomisine, Avrupa’da yaşanan ekonomik olumsuzlukların önemli ölçüde damga vurduğu söylenebilir. Özellikle bankacılık sektörünün kırılgan yapısı, denetim mekanizmasında bütünselliğin olmayışı ve kurumsal zayıflıklar ile gücünü kaybeden Avrupa ekonomisi, azalan rekabet gücü, nüfusun yaşlanması, istihdamın azalarak işsizliğin ana bir sorun haline gelmesi ve sosyal güvenlik açıklarının artması gibi yapısal sorunlarla da uğraşmak zorunda kalmıştır. Avrupa ekonomisini bu denli zor durumda bırakan olumsuzlukların, son yıllarda artan borçların doğru bir şekilde finanse edilememesi ve borçların büyüklüğü sebebiyle konsolidasyona gidilmesinden kaynaklandığı belirtilmektedir.

Aşırı sağ ve sol her yerde tepkisel oylarla yükselirken Avrupa ülkelerini istikrarsızlık beklediğini inanmakta zorlanıyoruz. Ancak inanmak istesek de istemesek de bunun kaçınılmaz bir gerçek olduğunu yaşanan belirsizliklerle algılayabiliyoruz. En azından ben öyle hissediyorum. İngiltere Brexit ile kimseyi şaşırtmadı. Zaten hepimiz biliyorduk. AB siyasetini en fazla önemseyen Almanya ve Fransa dır. Diğer Avrupa ülkeleri bu iki ülke tarafından yönetilir ve dediklerinin dışına çıkmazlar. Geleceklerini AB’ye bağladıkları için çok fazla alternatif planları da yoktur. Bence ne yapacaklarını bildikleri de yok. Şimdiye kadar alıştıkları ve faydalandıkları Avrupa sistemi çöktü, çökecek bir durumda da olsa hala her şey yolundaymış gibi davranırlar. Bana göre Avrupa ülkeleri İngiltere gibi eski bağımsız yönetimine geri dönse çok daha iyi ederler. Tabii bu ne kadar mümkün, bilemiyorum ama ilerleyen zamanlarda AB’nın Avrupa ülkelerini daha da büyük sıkıntılara uğratacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Uyanık İngilizler yaş yere yatmazlar. AB projesinin başarısız olacağını çok öncesinden araştırıp keşfetmiş olmalılar ki Brexit, Brexit diyerek kendilerini korumaya aldılar. Haksız da değiller, gemisini kurtaran kaptandır. Gün gelecek AB üyesi olan her bir ülke ayakta kalabilmek için başının çaresine bakmak zorunda olacak, diye düşünüyorum. Rabbim Belçika ve diğer Avrupa ülkelerinin ve vatandaşlarının (buna bizlerde dahiliz) hakkında hayırlısı neyse onu versin. Bu makalem kendi nacizane görüşümdür, bir kusurum olduysa affola…

Sevgiyle kalın

Yorum Yazın

Facebook Yorum

Zehra Özer

iletişime geç

Zehra Özer

Köşe Yazarları
Sait Kose
Sait Kose ÖZGÜRLÜK
Prof. Dr. Hilmi Özden
Prof. Dr. Hilmi Özden ZİYA GÖKALP BUGÜNE NE SÖYLER?
Kadir Duran French
Kadir Duran French CPAS : le “succès” qui cache la file invisible
Kadir Duran
Kadir Duran Bruxelles efface les noms. Les diasporas, elles, effacent des vies
Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Çin’in Sınav Ordusu mu, Türkiye’nin Genç Potansiyeli mi Kazanır? Eğitimde Büyük Karşılaştırma
Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen
Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen ÇANAKKALE’NİN YANKISI: 62 YIL ÖNCEKİ BİR RÖPORTAJIN İZİNDE
Dr. REYHAN RAHMAN
Dr. REYHAN RAHMAN Görmezden Gelinen Hakikat: Makedonya Türklerinin Eşitlik Mücadelesi
Ahmet Urfali
Ahmet Urfali TÜRK TÖRESİ  
Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist)
Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist) KARTAL İLE EJDERHA SATRANCINA YENİ HAMLELER YENİ PEARL HARBOR OLACAK MI?
Bülent Güven
Bülent Güven İran krizi, İsrail ve bölgesel yansımaları
Gulten Abaci
Gulten Abaci HAYATI ERTELEMEYİN.!GÜZEL ŞEYLER SONRAYA BIRAKILMAYACAK KADAR KIYMETLİDİR
Ayla Coşkun Ceren
Ayla Coşkun Ceren Nergise Övgü
FİKRİYE AYRANCI KEPER
FİKRİYE AYRANCI KEPER Sessizliğin Şiddeti ve Küslükle Çöken Evlilikler
Nerkiz Sahin
Nerkiz Sahin Tadilat mı tamirat mı?
Ferda (Boz) Güneri
Ferda (Boz) Güneri Hz. Mevlâna’nın 752. Hakka Vuslat Günü  (Mübarek Olsun)
Derya Soysal
Derya Soysal Kazakhstan and the U.S.: Expanding Cooperation for the Future
TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT )
TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT ) Şirket kapatıldıktan sonra hissedar vergi borçlarından sorumlu olabilir mi?
Muhammad Ali Pasha
Muhammad Ali Pasha His Excellency Atadjan Movlamov Highlights Deepening Turkmenistan–Pakistan Ties in Exclusive Interview
Hammad Hassan
Hammad Hassan The Currency of Sacrifice
Dr. Güngör Gökdağ
Dr. Güngör Gökdağ Arap Dünyası İran-İsrail Savaşında Neden Sessiz?
Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi
Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi İsrail-İran Savaşındaki Büyük Resim
Yüksel Çilingir
Yüksel Çilingir Flowing through place and memory
Duran Kadir
Duran Kadir Biliyor muydunuz? Henry "Box" Brown kimdir ?
FIKRET AYDEMIR
FIKRET AYDEMIR AB “ticaret savaşı”na hazır
KARMA YAZARLAR KÖŞESİ
KARMA YAZARLAR KÖŞESİ Hakiki Kabakçı : EMİRDAĞ’LIYIM BEN DEME
NASREDDİN HOCA FIKRALARI
NASREDDİN HOCA FIKRALARI 5 YENI NASREDDİN HOCA FIKRALARI
T.C Huseyin Avni Gelendost
T.C Huseyin Avni Gelendost DOST BİRİKTİRİN..
ERDOĞAN KAHYA
ERDOĞAN KAHYA Turizmde Herşey Dahil Sistemi tartışılmalı
Kamil Sayın
Kamil Sayın Kamil Sayın'dan HAKİKİ KABAKÇI
Avukat Mehmet Taş ( TR )
Avukat Mehmet Taş ( TR ) T.C 'de kiralayan ve kiracı arasındaki ilişkiler
Hüseyin Ekmekçi
Hüseyin Ekmekçi İNİŞLE DÜŞÜŞ ARASINDA BİR AĞIT
Zehra Özer
Zehra Özer Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...
Ramazan Kurt
Ramazan Kurt "Yabancı Kökenli Sahte Sosyalistler: Yeter Artık PS'in Sırtından İnin!"
Serap Yenici
Serap Yenici Kirmi Kir !
Bahattin Gemici
Bahattin Gemici ALMANYA SİYASETİNE AĞIRLIĞIMIZI KOYALIM
Ansa Suoğlu
Ansa Suoğlu "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir." Cicero
Murat Topoglu
Murat Topoglu ORUÇ TUTMANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ
BELMA TEK
BELMA TEK Kadın ve Gül
Hakan Erzurumlu
Hakan Erzurumlu Belçika için oturum ve çalışma izni ...
Zekiye Dogan
Zekiye Dogan BİR ERKEĞE DÖRT KADIN
DOMINIQUE DESERRANO
DOMINIQUE DESERRANO Brand Revenue in the Business-to-Business World:
Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

© 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle