YOLUMUZ
İnsan yaş aldıkça akıllanıyor galiba. Ya da yaş aldıkça bazı şeylerin değişmediğini değişmenin çok zor hatta mümkün olmadığını görünce bir adım geri çekiliyor. Her şeye anlık tepkiler vermemeyi öğreniyor. Ya da öğretiyor hayat. Doğduğun coğrafya kaderindir. Bu cümle için ne beylik laf derdim önceden. Hiç öyle şey olur mu? Oluyor işte her gün yüzümüze çarpa çarpa öğretiyor.

İnsan yaş aldıkça siyaset için sendika için, parti için, futbol takımı için arkadaşlarla, dostlarla kavga etmenin ne gereksiz, yıpratıcı, yorucu olduğunu anlıyor. Duygularımız bizi yanıltıyor zayıf davranışlar göstermemize neden oluyor. Oysa çoğunlukla gördüğümüz erdemsizlik, ölçüsüzlük, ahlaksızlık. Hayatta her şey değişir bu değişim gelişme yolunda daha iyiye güzeleyse evet değişelim ama değişmez şeyler vardır hayatımızda. Birileri istedi diye değiştirilemez onlar. Bazıları da o değişmezler için yolunu değiştirebilir. Her birimiz bir birey olarak kendimizden emin olursak kaderimizi de değiştirebiliriz. Yaşamımızı değiştiren şekillendiren bizim onun karşısında aldığımız tavırlarımızdır, tutumlarımızdır. Kant’ ın dediği gibi akıl ahlakın kaynağı olursa kaderimizin de değişme ihtimali var.
Hoşgörü önemli tabi. Farklı yerde duran her şey ve herkesin kıymetini bilmek gerekir. Farklılık, çok renklilik, değişiklik, gelişmenin, felsefenin, yaratıcılığın da önünü açar. Hani liberal kapitalizmin hür teşebbüsü ve serbest dolaşımı savunan meşhur sözü var ya “Bırakınız geçsinler, bırakınız yapsınlar.” Bu söz kendi alanının dışında da her şey için kullanılabilir. Onun için sakin olmak gerekir. İsteyen istediği takımı, partiyi, sendikayı, siyasetçiyi, görüşü vs. savunsun. Demokrasi bu değil mi zaten. Bilmek için önce anlamak gerekir. Demek ki hepimiz bir şeylerden anlıyoruz. O halde herkes kendi yolundan devam etsin.
Dostoyevski “Zamanımızda her aklı başında adam korkaktır, köle ruhludur; Açıkçası böyle olmak zorundadır. Bu onlar için normal bir durumdur.” der. Bu her dönem için geçerli bir söz. Ama korkaklık ve köle ruhluluk bir yere kadar. Söz konusu dilimiz, vatanımız, bayrağımız olduğu zaman aklı başındalık son bulur. Yoksa Kurtuluş Savaşı gibi şanlı bir tarihimiz olabilir miydi?















































Yorum Yazın
Facebook Yorum