MENU
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • VIDEO HABER / VIDEO NEWS
  • ULUSLARARASI / INTERNATIONALE
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
Kapat

Ben Nereye Aidim ?

Ana SayfaYazarlarFİKRİYE AYRANCI KEPER
30 Ağustos, 2026, Pazar 15:58
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Ben Nereye Aidim ?

Ben Nereye Aidim ?

Bazen insan, hayatının en uzun yolculuğunu bir ülkeden başka bir ülkeye giderken değil, yıllar sonra kendi kendisine sorduğu tek bir sorunun peşinden gider:

Ben nereye aidim?

Bu soru, dışarıdan bakıldığında kolay görünür. Bir doğum yeri vardır, bir memleket vardır, bir vatandaşlık vardır; insanın hayatını üzerine kurduğu başka bir şehir, başka bir ülke vardır. Haritalar insan için sınırlar çizer, kimlikler ona isimler verir, adresler nerede yaşadığını söyler. Fakat insanın iç dünyası hiçbir zaman bir harita kadar kesin değildir.

Çünkü bazı insanlar hayatlarını tek bir coğrafyanın içinde tamamlamaz.

Bir sabah, çocukluğunun geçtiği toprağın kokusunu üzerinde taşıyarak başka bir ülkeye gelir; yıllar içerisinde o yabancı toprakta evini kurar, ailesini büyütür, sevinçlerini ve kayıplarını orada yaşar. Zaman, geldiği ülkeyle yaşadığı ülke arasındaki mesafeyi azaltır; fakat insanın içinde iki ayrı zamanın ve iki ayrı dünyanın izleri aynı anda yaşamaya devam eder.

Sonra bir gün fark eder ki, artık ne geldiği günkü insandır ne de geldiği ülkenin bıraktığı insan.

Değişmiştir.

Sadece yaşadığı yer değil, kendisi de yer değiştirmiştir.

Çocukluğunda anlamını düşünmeden kullandığı kelimeler, yıllar sonra başka bir derinlikle dönmüştür ona. Bir yemek kokusu, hiç beklemediği bir anda geçmişin kapısını açmıştır. Uzaklardan gelen bir ses, yıllardır unuttuğunu sandığı bir duyguyu yeniden uyandırmıştır. Fakat aynı insan, yaşadığı ülkenin sokaklarında yürürken de kendisine ait bir geçmiş değil, yıllar içerisinde bizzat oluşturduğu bir hayat taşımaktadır.

İşte aidiyet tam burada karmaşıklaşır.

Çünkü insanın doğduğu yerle yaşadığı yer her zaman aynı değildir; fakat insanın kendisi, ikisinden de aldığı parçalarla yeniden biçimlenmiştir.

Memlekete döndüğünde bunu daha açık hisseder.

Bir zamanlar ezbere bildiği yolların değiştiğini görür. Tanıdığı insanların hayatlarının başka yönlere savrulduğunu, çocukluğunda büyük anlam taşıyan bazı şeylerin artık yalnızca bir hatıra olarak kaldığını fark eder. Kendisi de değişmiştir; bakışı, beklentileri, alışkanlıkları, hayata verdiği anlam değişmiştir.

Bazen doğduğu yerde bile kendisini açıklamak zorunda hisseder.

Sonra yaşadığı ülkeye döner.

Orada da başka bir gerçekle karşılaşır.

Artık bu ülke yalnızca “yabancı bir ülke” değildir. Burada yılları vardır. Burada verdiği mücadeleler, kurduğu dostluklar, büyüttüğü çocuklar, yaşadığı sevinçler, atlattığı zorluklar vardır. Bu toprakların yollarında kendi ayak izlerini bırakmış, hayatının önemli bölümlerini burada yazmıştır.

Fakat yine de bazen, ne kadar uzun yaşamış olursa olsun, kendisini tamamen açıklayamayacağı bir mesafenin varlığını hisseder.

İnsanların çoğu bu duygunun adını bilmez.

Çünkü dışarıdan bakıldığında mesele yalnızca “nerede yaşadığın” sanılır.

Oysa insanın aidiyeti, ikamet ettiği adres kadar basit değildir.

Aidiyet; hatırladıklarının, alıştıklarının, kaybettiklerinin, kazandıklarının, sevdiği insanların ve yıllar içerisinde dönüştüğü kişinin birbirine karıştığı görünmez bir alandır.
Bu yüzden gurbetçinin içinde zaman zaman sessiz bir bölünmüşlük hissi doğar.

Fakat belki de bu bölünmüşlük değildir.

Belki insanın büyümesidir.

Çünkü insan bir yerden ayrıldığında yalnızca geride bir şey bırakmaz; kendisine yeni bir taraf da ekler. Başka bir kültürle karşılaşmak, başka bir dilin içinde yaşamak, farklı alışkanlıklarla aynı hayatı paylaşmak, insanın dünyaya bakışını genişletir. Bir zamanlar kesin sandığı bazı doğruların aslında hayatın yalnızca bir yorumundan ibaret olduğunu öğrenir.

Gurbet, insana bazen ait olmayı değil, aidiyetin ne kadar değişken ve derin bir kavram olduğunu öğretir.

Çocuklarımız ise bu hikâyenin başka bir sayfasıdır.

Onlar bizim hatırladığımız memleketi kendi çocukluklarıyla tanımadılar. Bizim özlediğimiz sokaklarda büyümediler; bizim çocukluğumuzun seslerini yalnızca bizden dinlediler. Onların hatıraları başka bir ülkede oluştu, kelimeleri başka bir çevrede şekillendi, dünyayı algılama biçimleri bizimkinden farklılaştı.

Bazen onların bize ne kadar benzediğini düşünürüz.

Bazen de bizden ne kadar farklı olduklarını fark ederiz.

İşte o zaman insan, aidiyet meselesinin yalnızca kendisiyle ilgili olmadığını anlar. Bir kuşağın hafızasıyla diğer kuşağın hayatı arasında görünmez bir bağ kurmaya çalışırken, geçmişi korumakla geleceğe alan açmak arasında hassas bir denge kurar.

Ne geçmişin içinde yaşamaya devam edebiliriz ne de geçmişimizi tamamen geride bırakabiliriz.

Çünkü geçmiş, insanın arkasında duran bir gölge değildir yalnızca; bugününü anlamlandıran hafızadır.
Belki bu yüzden bazı gurbetçiler yıllar sonra bile memleketlerinin haberlerini takip eder, oradaki değişimleri merak eder, çocukluklarının geçtiği yerlerin fotoğraflarına uzun uzun bakar. Bunu yalnızca özlemle açıklamak eksik kalır.
İnsan bazen kendi geçmişinin hâlâ orada bir yerlerde yaşayıp yaşamadığını kontrol eder.

Çünkü geçmişimiz değiştiğinde, onunla birlikte kendimizin bir parçasının da değiştiğini hissederiz.

Fakat zaman bize başka bir şey daha öğretir:
İnsan, geçmişinin olduğu yere değil; hayatının anlam kazandığı yerlere de ait olabilir.

Bir annenin çocuğunu büyüttüğü ev, doğduğu şehir kadar değerlidir.

Bir insanın yıllarca emek vererek kurduğu hayat, çocukluğunun geçtiği sokaklardan daha az gerçek değildir.

Bir dostun bıraktığı iz, bir ülkenin sınırından daha güçlü olabilir.

Bir mezarın başında edilen dua, bazen insanın doğduğu topraktan daha derin bir aidiyet taşıyabilir.

O hâlde insan nereye aittir?

Belki doğduğu yere.

Belki büyüdüğü yere.

Belki sevdiği insanlara.

Belki kaybettiklerine.

Belki çocuklarının geleceğine.

Belki de bütün bunların birbirine karıştığı, dışarıdan kimsenin tam olarak göremediği o iç dünyaya.

Ben nereye aidim?

Bu soruya artık tek bir ülkenin adını söyleyerek cevap verebilir miyim, bilmiyorum.

Çünkü hayatımın bir kısmı doğduğum topraklarda kaldı; bir kısmı yıllar önce geldiğim ülkede kök saldı. Bir yanım geçmişin seslerini hâlâ taşıyor, diğer yanım geleceğe doğru yürümeye devam ediyor. Bazı hatıralarımın dili başka, bazı hayallerimin dili başka.

Ama bütün bunların arasında değişmeyen bir şey var:

Ben, yaşadığım bütün hayatların içinden geçerek bugün olduğum kişiyim.

Bu yüzden belki artık kendime “Nereye aidim?” diye sormak yerine başka bir soru sormalıyım:

“Bütün bunların içinde ben kim oldum?”

Çünkü insanın asıl yurdu bazen doğduğu yer değil, kendisini inkâr etmeden yaşayabildiği yerdir.

Ve belki yıllardır aradığımız aidiyet, bir ülkenin bizi tamamen kendisine ait hissettirmesinde değil; geçmişimizi kaybetmeden geleceğimizi kurabilmemizde saklıdır.

Ben nereye aidim?

Belki bir ülkeye değil.

Belki iki ülkenin arasındaki mesafeye hiç değil.

Ben; hatırladığım çocukluğuma, kurduğum hayata, sevdiğim insanlara, kaybettiklerimin bıraktığı izlere ve bütün bunlardan süzülerek kendime dönüştürdüğüm o benzersiz hikâyeye aidim.

Belki de insanın ait olduğu en gerçek yer, sonunda kendi yüreğinde kendisine yabancılaşmadığı yerdir.
Sevgiyle...

Fikriye Ayrancı Keper

Yorum Yazın

Facebook Yorum

FİKRİYE AYRANCI KEPER

    iletişime geç

    FİKRİYE AYRANCI KEPER

    Köşe Yazarları
    Abdulhamid Hamid Al-Kba
    Abdulhamid Hamid Al-Kba Industrial Momentum in Kyrgyzstan: A Measured Reading of the Numbers and Sustainable Growth
    FİKRİYE AYRANCI KEPER
    FİKRİYE AYRANCI KEPER Ben Nereye Aidim ?
    Kadir Duran French
    Kadir Duran French L’Islande dit « non » à Bruxelles et referme la porte européenne
    Kadir Duran
    Kadir Duran Rafael Leão Galatasaray’da: Bu yalnızca bir transfer değil, Türk futbolunun yükselişidir
    Amr Yehia
    Amr Yehia Director General Berik Aryn: “Food security must move from crisis response to long-term resilience”
    Dr.Prof. Glenn Agung Hole ( FROM NORWAY)
    Dr.Prof. Glenn Agung Hole ( FROM NORWAY) Beyond Policy Silos: What Kazakhstan’s Whole-of-System Approach Can Teach Western Europe
    Dr. Redion Luli (IN ALBANIAN)
    Dr. Redion Luli (IN ALBANIAN) Kazakistani votoi për Kurultain: një arkitekturë e re politike merr mandatin e saj të parë
    Yüksel Çilingir
    Yüksel Çilingir Bridge Stories
    Derya Soysal
    Derya Soysal Interview with H.E. Khandker Masudul Alam, Ambassador of Bangladesh to Belgium, Luxembourg and the European Union
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen Topkapı'nın Yasaklı Odaları: 400 Yıl Boyunca Kimsenin Görmediği Sırlar
    Prof. Dr. Hilmi Özden
    Prof. Dr. Hilmi Özden Saklı Hazine: Yada Taşı ve Hayat Ağacı
    Doç. Dr. Yeşim Sırakaya
    Doç. Dr. Yeşim Sırakaya Aynı Şehirde, Farklı Hayatlar: Ekonomik Eşitsizlik İnsan Psikolojisini Nasıl Değiştiriyor?
    Dr. Güngör Gökdağ
    Dr. Güngör Gökdağ İsrail'in Yeni Ortadoğu Planı ve Türkiye
    Bülent Güven
    Bülent Güven Türkiye için yakın tehlike: İsrail
    Sait Kose
    Sait Kose GURBET mi, SILA mı?
    Nerkiz Sahin
    Nerkiz Sahin Eskişehir'den Sint-Niklaas'a uzanan yolculuk.
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist)
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist) ABD-İRAN ANLAŞMASI
    Ahmet Urfali
    Ahmet Urfali DEVLET-İ EBED-MÜDDET
    Ferda (Boz) Güneri
    Ferda (Boz) Güneri “SUMUD”  ONURLU FİLİSTİN HALKININ ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ 
    Gulten Abaci
    Gulten Abaci İNSANIN NE KADAR YAŞADIĞI DEĞİL, GERİDE NE KADAR HOŞ SEDA VE VEFA BIRAKTIĞI ÖNEMLİDİR
    Prof. IŞIK KUŞÇU BONNENFANT
    Prof. IŞIK KUŞÇU BONNENFANT Kıbrıs Türkleri’nin de anavatan siyasetinde bir yer bulduğu günlere doğru
    Avukat Mehmet Taş ( TR )
    Avukat Mehmet Taş ( TR ) İnsani İkamet İzni: Türkiye’de Olağanüstü Nitelikte, Koruyucu Bir İdari Statü
    Duran Kadir
    Duran Kadir Benim 1 Mayıs’ım
    Ayla Coşkun Ceren
    Ayla Coşkun Ceren YOLUMUZ
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Çin’in Sınav Ordusu mu, Türkiye’nin Genç Potansiyeli mi Kazanır? Eğitimde Büyük Karşılaştırma
    Dr. REYHAN RAHMAN
    Dr. REYHAN RAHMAN Görmezden Gelinen Hakikat: Makedonya Türklerinin Eşitlik Mücadelesi
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT )
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT ) Şirket kapatıldıktan sonra hissedar vergi borçlarından sorumlu olabilir mi?
    Muhammad Ali Pasha
    Muhammad Ali Pasha His Excellency Atadjan Movlamov Highlights Deepening Turkmenistan–Pakistan Ties in Exclusive Interview
    Hammad Hassan
    Hammad Hassan The Currency of Sacrifice
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi İsrail-İran Savaşındaki Büyük Resim
    FIKRET AYDEMIR
    FIKRET AYDEMIR AB “ticaret savaşı”na hazır
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ Hakiki Kabakçı : EMİRDAĞ’LIYIM BEN DEME
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI 5 YENI NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    T.C Huseyin Avni Gelendost
    T.C Huseyin Avni Gelendost DOST BİRİKTİRİN..
    ERDOĞAN KAHYA
    ERDOĞAN KAHYA Turizmde Herşey Dahil Sistemi tartışılmalı
    Kamil Sayın
    Kamil Sayın Kamil Sayın'dan HAKİKİ KABAKÇI
    Hüseyin Ekmekçi
    Hüseyin Ekmekçi İNİŞLE DÜŞÜŞ ARASINDA BİR AĞIT
    Zehra Özer
    Zehra Özer Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...
    Ramazan Kurt
    Ramazan Kurt "Yabancı Kökenli Sahte Sosyalistler: Yeter Artık PS'in Sırtından İnin!"
    Serap Yenici
    Serap Yenici Kirmi Kir !
    Bahattin Gemici
    Bahattin Gemici ALMANYA SİYASETİNE AĞIRLIĞIMIZI KOYALIM
    Ansa Suoğlu
    Ansa Suoğlu "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir." Cicero
    Murat Topoglu
    Murat Topoglu ORUÇ TUTMANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ
    BELMA TEK
    BELMA TEK Kadın ve Gül
    Hakan Erzurumlu
    Hakan Erzurumlu Belçika için oturum ve çalışma izni ...
    Zekiye Dogan
    Zekiye Dogan BİR ERKEĞE DÖRT KADIN
    DOMINIQUE DESERRANO
    DOMINIQUE DESERRANO Brand Revenue in the Business-to-Business World:
    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    © 2026 S-B-E Ltd | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle