Pazar Yazısı
80’ler — 1. Bölüm

Son günlerde sosyal medyada bir 80’ler akımı var. Herkes kendisini veya ailesini o yılların kıyafetleri, arabaları, mekânları veya müzikleriyle paylaşıyor.
Sorulan soru ise genelde şu:
80’ler gerçekten güzel miydi?
Bana göre herkes kendi hayatına göre cevap verebilir.
Kiminin çocukluğu güzel geçti, kiminin gençliği...
Kiminin ilk aşkı veya hayat aşkı, bazılarının ilk arabası, ilk işi... Hatta birçok insanın doğduğu yıllar ve hayata ilk bakışı...
Kiminin ise 80’lerden hatırlamak bile istemediği anıları vardır mutlaka.
O yüzden “80’ler güzeldi” veya “ne renki kıyafetlerimiz vardı” demenin tek başına çok fazla anlamı yok.
Bana göre ise bir gerçek var:
Hayat çok daha yavaş akıyordu.
Mesela “videolar” ilk o yıllarda yaygınlaşmıştı. İlk çıkanlar yaklaşık 60 bin Belçika frangıydı. Bir işçinin 30 bin frank kazandığını düşünürsek, bugünün parasıyla en az 5 bin euroluk bir cihazdan bahsediyoruz.
Şimdi evinizde oturup IPTV veya Netflix’ten istediğiniz film veya diziyi izliyorsunuz.
O zaman ise kasetçiye gidip film kiralamak başlı başına bir maceraydı.
"Üç film 100 frank" 
Şimdi bir haber anında dünyanın öbür ucundan görüntülü olarak bize ulaşıyor.
O zaman ise haberin gelmesi bile bir haberdi.
Birçoğumuzun unuttuğu faks yeni yeni yaygınlaşıyordu. Gazeteciler haberleri teleks ile geçiyordu.
Bir fotoğrafı çekip fotoğrafın negatifini verip foroları almak bazen bir hafta sürerken, şimdi dünyanın öte ucundaki ailemizle anında görüntülü görüşebiliyoruz.
Bugün aynı anda yüzlerce kanala, binlerce videoya ve milyonlarca habere ulaşabiliyoruz.
Ama bir şeyi de unutmamak lazım:
ÇOK BİLGİYE ULAŞMAK , HER ZAMAN DAHA ÇOK ŞEY BİLMEK ANLAMINA GELMİYOR .
Belki 80’lerde daha az haberimiz vardı.
Ama gelen haberi daha uzun konuşuyorduk.
Bugün ise bir haber geliyor...
Okuyoruz...
Bir dakika sonra başka bir haber geliyor.
Sonra onu unutuyoruz.
80’lerin en büyük farkı buydu:
HER ŞEY DAHA YAVAŞTI .
Hayat gerçekten daha mı güzeldi?
80’leri yaşayan herkesin cevabı farklı olur eminim.
Ve gelecek Pazar, 80’lerin dünyasına biraz daha yakından bakacağız.
Dünyada ne oluyordu?
Belçika’da ne oluyordu?
Türkiye’de neler yaşanıyordu?
Çünkü 80’ler sadece kasetlerden, saçlardan ve fotoğraflardan ibaret değildi.
Bugünün dünyası, o yıllarda alınan kararlarla şekilleniyordu.
Ve...
“Netekim” öyle de oldu.
(“Netekim”deki ironiyi gelecek hafta anlatacağım)
80'ler gibi renkli bir pazarınız olsun dostlar .
Sait Köse
Brüksel, 13 Eylül 2026

























































Yorum Yazın
Facebook Yorum