ERMENİ MESELESİ
Tonyukuk BORAN
Çanakkale’nin İttifak Devletlerince saldırı altında olduğu 24 Nisan 1915 günü Osmanlı Devleti yaklaşık 300 kişilik Ayrılıkçı Ermeni ileri gelenlerini tutuklamıştır. Tehcir kanunu ise 27 Mayıs 1915 tarihinde kabul edilmiştir.

Ermeni meselesi hakkında, bir emekli subayın anlatımları aşağıda sunulmuştur.
“2000’li yılların başlarında yurtdışı bir görevde İngiliz emekli SAS komandosu olan kişilerin NATO kapsamında teknik eğitim vermelerine irtibat subayı ve aynı zamanda çevirmen olarak görevlendirilmiştim. Türk kışlasında sürekli yanlarında olmam gerekmesi sebebi ile yemek arasında konuşurken konu savaşlardan ve özellikle Çanakkale Savaşı’ndan açıldı. Son onurlu savaş olarak birçok tarihçinin hem fikir olduğu savaş olduğunu belirtmem üzerine biri konuyu Ermeni meselesine getirdi. Orada onlara bunun bir İngiliz Propagandası olduğunu ve gerçek tarihin çok farklı olduğunu belirttim. Devamında konuyu üstlerime taşıdım. Sonuçta eğitimin durdurulması ve eğitici personelin gerekli şekilde kışla dışına kadar eşlik etme görevi tarafımdan icra edildi.
Görev sonrasında Ermeni meselesi hakkında bilgilerimin yetersiz olduğunu düşündüm. O günleri yaşayan ve kaleme alan Kazım Karabekir Paşa’nın Ermeni Dosyası kitabını okuyarak meseleyi anlamaya çalıştım. Kazım Karabekir Paşa’nın kitabında Ermenilerin Pers ve Bizans arasındaki mücadelede sürekli farklı taraflar ile ittifaklar kurdukları ancak güç dengesinin her değişiminde de bunun bedelini acı bir şekilde ödedikleri konusu dikkatimi çekti.
Kitaplar üzerinde konuyu okurken uzun süreli bir kurs için ABD’ye gönderileceğim kesinleşince Ermeni olayları konusunda hem merakımı hem de olası ABD’de bu olay ile karşılaşmam durumunda daha bilimsel ve kati cevaplar vermek için o dönemde Anakara Üniversitesinde öğretim üyesi olan Prof. Seyit SERTÇELİK Hocadan randevu almayı başardım. Randevu günü kendisine içinde bulunduğum durumu ve bu konuda yardımcı olursa sevineceğimi belirtmem üzerine sağ olsun onca işi arasında yaklaşık iki saatini bana ayırarak bilgilerinin bir kısmını özet olarak benimle paylaştı. Seyit SERTÇELİK Hoca:
- Rus Arşivlerinde uzun yıllar çalışma yaptığını ve Ermeni olayları meselesinde Osmanlı Devleti’nin taraf olması sebebi ile arşivlerinin dikkate alınmayabileceği ancak Rus Arşivlerinin herkes tarafından kabul edileceğini, Rusların Anadolu istilasına hazırlandıkları ve bu sebeble Anadolu hakkında ayrıntılı bir çalışma yaptıklarını, bu arşivlerde Polatlı’da bulunan Osmanlı garnizonunda kaç adet kab kacak bulunduğu konusunda bile veri bulunduğunu,
- Doğu Anadolu’da bulunan Ermenilerin savaş başlayınca büyük bir kısmının Rus tarafına göç ettiğini,
- İttifak devletleri saffında 200.000 den fazla Ermeni’nin görev yaptığını
- Ruslar tarafından Ermenilerce katledilen 600.000 Kürt Müslüman olduğunu belirttiği, Türklerin Ruslar açısından bir önemi olmadığından rakamlarının belirtilmediğini
- Yaptığı çalışmalar neticesinde birçok Ermeni’nin kimlik değiştirerek aramızda yaşadığını bunu çevresine ifade ettiğinde bir zamanlar güldüklerini ancak Yusuf HALAÇOĞLU Hocanın bu konuyu belirtmesi ile ciddiye aldıklarını anlatmıştı.
ABD’de kurs gördüğüm süreçte sadece başka bir ülke subayı tarafından konu açılmaya çalışılmıştı. Ancak kendisine sertçe bu konunun politik olduğu, ayrıca tarih bilimi açısından ise durumun tam tersi olduğu ve Ermeni Soykırımının olduğu ama bunun Ermenilerce uygulanan soykırım olduğunu belirtince ortamda bulunan dersin hocası tarafından konu kapatılmıştır. Ancak ortamda bulunan diğer arkadaşlara konu Rus Arşivleri üzerinden anlatılmıştır.
Teknik bir kursa gitmekle beraber ülkem ve milletime karşı yapılan saldırılara bilgi ile cevap vererek ortamda bulunan diğer ülke subaylarına da bilgi aktararak en azından bu alandaki görevimi kısmen de olsa yerine getirdiğimi düşünüyorum.”
Prof.Dr.Seyit SERTÇELİK’in de belirtiği ve Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU tarafından 2007 yılında açıklanan Kürt Alevilerin bir kısmının Ermeni olduğu açıklaması sonrasında Türk Tarih Kurumu Başkanlığı’ndan alınmasına neden olmuştur. Bu açıklamaları bazı rivayetlere göre ABD Kongre Kütüphanesinden kopyası alınan “Kürtleşen Ermeniler Raporu”na dayanmaktadır.
Birçok Ermeni vatandaşımız özgürce ve bu ülke için çalışmış olmakla beraber özellikle ABD (Osmanlı’nın son döneminde özellikle Doğu Anadolu’da okul ve misyonerlik faaliyetleri ile etki yarattılar.), İngiltere ve Fransa tarafından kullanılan ayrılıkçı Ermenilerin 1. Dünya Savaşı’nda yarattıkları tehdit nedeni ile Doğu ve Orta Anadolu’dan zorunlu tehcire maruz bırakılmaları bir tercih değil zorunluluktu.
DEM Parti’nin bu tarihsel gerçekliklere rağmen Ermeni muhipliği ise ancak HALAÇOĞLU Hocanın açıklamalarının gerçek olduğunu düşünmeye neden olmaktadır.















































Yorum Yazın
Facebook Yorum