Arefe: Koşuşturmanın Durduğu, Kalbin Hatırladığı Gün
Par Kadir Duran – Bruxelles Korner

Bugün Arefe.
Takvimde sıradan bir gün gibi görünse de, toplumların hafızasında çok daha derin bir anlam taşır. Arefe, sadece bayramdan önceki gün değildir; aynı zamanda bir duraklama anıdır. Günlük hayatın hızının yavaşladığı, bireyin kendisiyle ve sevdikleriyle yeniden bağ kurduğu bir eşiktir.
Brüksel gibi yoğun, çok katmanlı ve hızlı bir şehirde bile, Arefe’nin hissi farklıdır. Telefonlar biraz daha fazla çalar, mesajlar daha anlamlı hale gelir, geçmiş daha çok hatırlanır. Mezarlık ziyaretleri, aile hazırlıkları, son alışverişler… Hepsi aslında tek bir şeye işaret eder:
Bağ kurma ihtiyacı.
Arefe, modern hayatın unutturduğu değerleri kısa süreliğine de olsa geri getirir:
• Hatırlamak
• Affetmek
• Yakınlaşmak
• Paylaşmak
Bu yönüyle Arefe, sadece dini bir gün değil, aynı zamanda sosyal bir denge mekanizmasıdır. Toplumu yeniden birbirine yaklaştıran, bireyi yalnızlıktan çıkaran bir geçiş anıdır.
Ancak bir gerçek de var:
Bugünün en sessiz ama en derin mağdurları, yalnız olanlardır. Ailesinden uzak yaşayanlar, göçmenler, yaşlılar, kimsesizler… Bayramdan önceki bu gün, onlar için çoğu zaman bir hatırlatma değil, bir eksikliktir.
Bu nedenle Arefe, sadece hazırlık günü değil; aynı zamanda sorumluluk günüdür.
Bir telefon açmak.
Bir mesaj göndermek.
Bir kapıyı çalmak.
Bazen bir bayramı başlatan şey, takvim değil, insanın kendisidir.
Yarın bayram. Ama bayram, bugün başlar.
Cheffe Gonul Duran

















































Yorum Yazın
Facebook Yorum