ÖMÜR KISA, SEVGİ SONSUZ: BİR GÖNÜLDE GÜZEL İZ BIRAKABİLMEK
Yazar: Zumulaiti ABDUWALI
ÖMÜR KISA, SEVGİ SONSUZ: BİR GÖNÜLDE GÜZEL İZ BIRAKABİLMEK
Neden küçücük meseleleri büyütüyor, haklı çıkmak uğruna sevdiklerimizi kaybediyor, birkaç kelime yüzünden günlerce birbirimizle konuşmuyoruz? Neden bir insanın gözyaşına sebep olabiliyor, sonra da hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam edebiliyoruz?
Oysa hepimiz aynı gerçeğin içindeyiz: Bu dünyaya misafir olarak geldik ve hiçbirimiz burada sonsuza kadar kalmayacağız.
Bir gün hepimizin sesi susacak. Bir gün soframızdaki yerimiz boş kalacak. Bir gün bizi seven insanlar fotoğraflarımıza bakıp iç çekecek. Belki de arkamızdan, "Keşke ona bir kez daha sarılsaydım, keşke kalbini kırmasaydım, keşke sevgimi daha çok gösterebilseydim." diyecekler.
İşte o gün, ne kadar zengin olduğumuzun, kaç kişiyi alt ettiğimizin, kaç tartışmayı kazandığımızın hiçbir önemi kalmayacak. Belki de geriye yalnızca bir insanın yüreğine dokunup dokunmadığımız, bir gönlü alıp almadığımız, bir acıyı hafifletip hafifletmediğimiz kalacak.
Çünkü insanın gerçek zenginliği, biriktirdiği mallar değil; kalplerde bıraktığı güzelliktir.
Gelin, birbirimizi kırmak yerine birbirimize sarılalım.

Birbirimizi yargılamak yerine anlamaya çalışalım. Bir insanın hatasını gördüğümüzde onu ezmek yerine elinden tutalım. Gururumuz yüzünden söyleyemediğimiz "Seni seviyorum" sözünü bugün söyleyelim. Özür dilememiz gerekiyorsa özür dileyelim. Affedebiliyorsak affedelim.
Çünkü bazen bir özür, yıllardır kapalı duran bir kapıyı açar; bazen bir tebessüm, bir insanı karanlığın içinden çıkarır.
Unutmayalım ki herkesin içinde görünmeyen bir mücadele var. Gülen bir yüzün ardında gözyaşları, suskun bir insanın içinde fırtınalar olabilir. Bu yüzden kimsenin yükünü ağırlaştırmayalım. Dünya zaten yeterince zor; hiç değilse birbirimizin yarasına tuz değil, merhem olalım.
Sevgi göstermek için özel bir gün beklemeyelim. Bir gönül almak için bayramı, birini aramak için kötü bir haberi, birine değer vermek için onu kaybetmeyi beklemeyelim.
Çünkü hayat, yalnızca aldıklarımızla değil, verdiklerimizle güzelleşir.
Birine verdiğimiz sevgi eksilmez. Paylaştığımız iyilik tükenmez. Bir insanın yüzünde oluşturduğumuz tebessüm, bazen kendi kalbimize dönen en güzel duadır.
Belki de bu dünyadaki en büyük başarı, herkesten üstün olmak değil; bir insanın hayatında iyilikle hatırlanan biri olabilmektir.
Öyleyse gelin, şu kısacık ömrümüzü kinle, nefretle, kıskançlıkla ve kırgınlıklarla tüketmeyelim. Her sabaha yeni bir başlangıç olarak bakalım. Sevdiklerimizin kıymetini onlar yanımızdayken bilelim. Birbirimize daha çok zaman ayıralım, daha çok dua edelim, daha çok sarılalım.
Zira zaman geçiyor... Ömür tükeniyor... Ve hiçbirimiz yarına çıkacağımızın garantisine sahip değiliz.
Belki de bugün, birinin hayatını güzelleştirmek için önümüzdeki son fırsattır.
Allah'ım, kalplerimizi sevgiyle doldur. Dilimizi kırıcı sözlerden, gönlümüzü kibirden, hayatımızı kin ve nefretten uzak tut. Bize birbirimizi incitmeden yaşamayı, hatalarımızı affetmeyi, sevdiklerimizin kıymetini zamanında bilmeyi nasip et. Ardımızda kırılmış kalpler değil, güzel hatıralar ve hayırla anılan bir isim bırakalım.
Ve unutmayalım:
Bu dünya hepimizin yalnızca kısa bir misafirliği ise, neden birbirimize cehennemi yaşatalım? Gelin, birbirimizin hayatında bir parça huzur, bir damla umut ve kocaman bir sevgi olalım.
Çünkü ömür kısa...
Zaman emanet...
Dünya geçici...
Ama bir gönülde bıraktığımız iyilik, belki de bu hayattan geriye kalan en güzel izdir.
Bugünü kırarak değil, sarılarak yaşayalım. Sevgiyi saklayarak değil, paylaşarak çoğaltalım. Çünkü bu hayat, almakla değil; sevgiyle vermekle güzeldir.























































Yorum Yazın
Facebook Yorum