MENU
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Seri İlanlar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
Kapat

Çocukluğumun Bayramları Bir Başka Güzeldi 

Ana SayfaYazarlarFİKRİYE AYRANCI KEPER
19 Mart, 2026, Perşembe 03:08
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Çocukluğumun Bayramları Bir Başka Güzeldi 

Çocukluğumun Bayramları Bir Başka Güzeldi 

Bayram paralarımıza renkli şekerler alırdık… Çocukluğum Amasya’da geçti. Ama bayramlar iki ayrı güzel hatıra gibi kaldı içimde.

Babam devlet memuruydu. İzni az olduğunda bayramı Amasya’da geçirirdik, ama eğer bir haftadan uzun izni olursa, işte o zaman Çorum’a, büyükbabamlara giderdik. Köye vardığımızda tüm sülale toplanmış olurdu. Büyükler kendi aralarında sohbet eder, biz çocuklar oyunlara dalardık. O kalabalık, o ses, o telaş… bayramın ta kendisiydi.

Amasya’da kaldığımız bayramlarda ise bambaşka bir dünyamız olurdu. Boş tren vagonlarında evcilik oynar, tren raylarına kulak verirdik. Bir tren gelmeden önce raylardan bir ses geldiğine inanır, o sesi dinleyip heyecanlanırdık. Raylarda bağıra bağıra şarkılar söyler hoplar zıplardık. Sonrada istasyondaki terk edilmiş banklara oturup bayram şekerlerimizi yerdik. Çocukluk işte… küçücük şeylerden kocaman mutluluklar çıkarırdık.

Bizim evde bayram hazırlığı babamın bize bayramlık almasıyla başlardı. İçim içime sığmazdı. Alınan her yeni kıyafet bizim için tarifsiz bir heyecandı. Günlerce bayramı bekler, o kıyafetleri giyeceğimiz anın hayalini kurardık.

Sonra bayram temizliği başlardı. Annem zaten çok titiz bir kadındı; evimiz her zaman düzenliydi ama bize o bayram heyecanını vermek için bir hafta öncesinden evin içi dip köşe temizlenir, perdeler yıkanır, ütülenir, camlar silinir, dantellerimiz özenle yıkanıp ütülenirdi. Koltuklar, sehpa, masa, vitrin ve televizyonun üzeri adeta yeni gelin evi gibi süslenir, üzerine yıkanıp ütülenmiş dantelli örtülerimizi özenle sererdik; evimiz mis gibi kokardı. İşte buna bayram temizliği deniliyordu. Annem bize bunu öğretmişti; biz de şimdi çocuklarımıza aynı sevgiyi ve özeni gösteriyor, aynı geleneği yaşatıyoruz

Bayram sabahı babam erkenden bayram namazı için camiye giderdi. Annem mutfakta hazırlık yapar, mis gibi yemek kokuları tüm evi sarardı. Biz ise sabırsızlıkla babamın camiden gelmesini bekler, bir yandan da yeni kıyafetlerimizi giymeye çalışırdık. Babam eve girince annem babamın elini öperdi—saygıdan. Her yerde olmayan ama bizim evde yeri olan bir gelenekti bu. O anın anlamını belki o zaman tam bilmezdik ama evin içindeki o saygıyı, o ince bağı hissederdik. Ardından biz kardeşler sıraya girer, önce babamın sonra annemin elini öperdik.

İlk bayram harçlığımız her zaman olduğu gibi babamdan gelirdi. O anın keyfi bambaşkaydı. Sonra hep birlikte sofraya oturur, güzel bir muhabbetle yemeğimizi yer, ardından ortalığı toparlardık. Çok geçmeden kapı zilleri peş peşe çalmaya başlardı.

Evimizin içi bir anda hareketlenirdi. Misafirlerimiz daha kapıdan içeri girer girmez evimizin havası değişirdi.
Annem çoğu zaman bir bakışıyla bizi yönlendirir, ne yapmamız gerektiğini sessizce anlatırdı. Biz de hemen anlardık zaten; Çocuk aklı işte, ne zaman kolonya tutulacak, ne zaman bayram şekeri ikram edilecek… hepsini annemin o küçük işaretleriyle öğrenirdik. Kardeşlerimle de tatlı bir yarış başlardı: “Sen kolonya tutacaksın, ben bayram şekerini!” diye birbirimize gülerek bakar, heyecanlanır bu işi sıraya koyardık. Daha sonra annem misafirlerimiz için özenle hazırladığı baklava, sarma, su böreği gibi bayram ikramlıklarını sunardı misafirlerimize. Ve en son da mis gibi kokan Türk kahvesi ikram ederdik. Gelen her misafirle evimiz biraz daha şenlenirdi.

Bir de o zamanların kartpostalları vardı… Bayramdan önce kırtasiyeye giderdik… O kartpostalların önünde uzun uzun durur, en güzelini seçmeye çalışırdık. 
Üzerindeki resme bakar, kime göndereceğimizi düşünürdük. Sonra eve gelip özenle birkaç satır yazardık. O küçücük kâğıda koca bir özlem sığdırırdık aslında… Uzakta olanlara “unutmadık” demenin en içten yoluydu bu. Şimdi dönüp bakınca, o kartpostalların ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlıyorum.

Bugün ise bayramlar bambaşka… Herkes tatil planında, sahillerde, otellerde. Bavullar günler öncesinden hazırlanıyor ama gönüller eskisi gibi hazırlanıyor mu, emin değilim… Dost, arkadaş, akraba ziyaretleri neredeyse yok oldu. Kapılar eskisi gibi çalınmıyor, sofralar kalabalık kurulmuyor.

Bir de o bayram mesajları var… Kopyala yapıştır, herkese aynı cümleler. Ne bir isim, ne bir his, ne bir emek… Oysa insan, en azından iki kelimeyi kendi yüreğinden yazmak ister. “Seni düşündüm” demek ister. Ama şimdi ya hazır sözler ya da başkasına ait cümleler dolaşıyor sosyal medyalarda. Aynı mesaj onlarca kişiye gidiyor… Kimse kendini özel hissetmiyor.

Herkes bayram kutluyor güya ama o eski sıcaklık, o samimiyet yok artık… Aynı şehirdeyken bile birbirine uğramayan insanlar var artık. Bir şeyler eksik… hem de tarif edilemeyecek kadar büyük birşeyler...

Belki de en çok o kalabalığı, o sesi, o içtenliği özlüyorum. Çünkü çocukluğumun bayramları… gerçekten bir başka güzeldi.

Fikriye Ayrancı Keper
Belçika-Genk

Yorum Yazın

Facebook Yorum

FİKRİYE AYRANCI KEPER

    iletişime geç

    FİKRİYE AYRANCI KEPER

    Köşe Yazarları
    FİKRİYE AYRANCI KEPER
    FİKRİYE AYRANCI KEPER Çocukluğumun Bayramları Bir Başka Güzeldi 
    Ahmet Urfali
    Ahmet Urfali AHMET URFALI’DAN ‘BAYRAK’ KONFERANSI
    Sait Kose
    Sait Kose NORMAL
    Kadir Duran French
    Kadir Duran French Notre beau Bayram est arrivé
    Kadir Duran
    Kadir Duran Güzel Bayramımız Geldi
    Ferda (Boz) Güneri
    Ferda (Boz) Güneri ALTIN KALEMLE YAZ
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist)
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist) ABD’NİN İRAN SALDIRISI NASIL VE NE ZAMAN
    Prof. Dr. Hilmi Özden
    Prof. Dr. Hilmi Özden “SOYAĞACI” IŞIĞINDA EPSTEIN BATAKLIĞI
    Duran Kadir
    Duran Kadir Pourquoi des ministres non élus gouvernent-ils Bruxelles et la Belgique ?
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Çin’in Sınav Ordusu mu, Türkiye’nin Genç Potansiyeli mi Kazanır? Eğitimde Büyük Karşılaştırma
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen ÇANAKKALE’NİN YANKISI: 62 YIL ÖNCEKİ BİR RÖPORTAJIN İZİNDE
    Dr. REYHAN RAHMAN
    Dr. REYHAN RAHMAN Görmezden Gelinen Hakikat: Makedonya Türklerinin Eşitlik Mücadelesi
    Bülent Güven
    Bülent Güven İran krizi, İsrail ve bölgesel yansımaları
    Gulten Abaci
    Gulten Abaci HAYATI ERTELEMEYİN.!GÜZEL ŞEYLER SONRAYA BIRAKILMAYACAK KADAR KIYMETLİDİR
    Ayla Coşkun Ceren
    Ayla Coşkun Ceren Nergise Övgü
    Nerkiz Sahin
    Nerkiz Sahin Tadilat mı tamirat mı?
    Derya Soysal
    Derya Soysal Kazakhstan and the U.S.: Expanding Cooperation for the Future
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT )
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT ) Şirket kapatıldıktan sonra hissedar vergi borçlarından sorumlu olabilir mi?
    Muhammad Ali Pasha
    Muhammad Ali Pasha His Excellency Atadjan Movlamov Highlights Deepening Turkmenistan–Pakistan Ties in Exclusive Interview
    Hammad Hassan
    Hammad Hassan The Currency of Sacrifice
    Dr. Güngör Gökdağ
    Dr. Güngör Gökdağ Arap Dünyası İran-İsrail Savaşında Neden Sessiz?
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi İsrail-İran Savaşındaki Büyük Resim
    Yüksel Çilingir
    Yüksel Çilingir Flowing through place and memory
    FIKRET AYDEMIR
    FIKRET AYDEMIR AB “ticaret savaşı”na hazır
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ Hakiki Kabakçı : EMİRDAĞ’LIYIM BEN DEME
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI 5 YENI NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    T.C Huseyin Avni Gelendost
    T.C Huseyin Avni Gelendost DOST BİRİKTİRİN..
    ERDOĞAN KAHYA
    ERDOĞAN KAHYA Turizmde Herşey Dahil Sistemi tartışılmalı
    Kamil Sayın
    Kamil Sayın Kamil Sayın'dan HAKİKİ KABAKÇI
    Avukat Mehmet Taş ( TR )
    Avukat Mehmet Taş ( TR ) T.C 'de kiralayan ve kiracı arasındaki ilişkiler
    Hüseyin Ekmekçi
    Hüseyin Ekmekçi İNİŞLE DÜŞÜŞ ARASINDA BİR AĞIT
    Zehra Özer
    Zehra Özer Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...
    Ramazan Kurt
    Ramazan Kurt "Yabancı Kökenli Sahte Sosyalistler: Yeter Artık PS'in Sırtından İnin!"
    Serap Yenici
    Serap Yenici Kirmi Kir !
    Bahattin Gemici
    Bahattin Gemici ALMANYA SİYASETİNE AĞIRLIĞIMIZI KOYALIM
    Ansa Suoğlu
    Ansa Suoğlu "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir." Cicero
    Murat Topoglu
    Murat Topoglu ORUÇ TUTMANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ
    BELMA TEK
    BELMA TEK Kadın ve Gül
    Hakan Erzurumlu
    Hakan Erzurumlu Belçika için oturum ve çalışma izni ...
    Zekiye Dogan
    Zekiye Dogan BİR ERKEĞE DÖRT KADIN
    DOMINIQUE DESERRANO
    DOMINIQUE DESERRANO Brand Revenue in the Business-to-Business World:
    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    © 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle