Tahran’da Şok: Yüce Lider’in Açıklanan Ölümü ve Bölgesel Kırılma Riski
Görüş – Kadir Duran | Bruxelles Korner
Stratejik darbe, anayasal halefiyet, İran’ın muhtemel karşılığı ve güç dengelerinin yeniden şekillenmesi

Giriş
İran devlet televizyonu, Ayetullah Ali Hamaney’in İsrail’e atfedilen bir askeri operasyon sonucunda hayatını kaybettiğini duyurdu. Bölgesel kaynaklara göre operasyona Amerikan desteği de sağlandı.
İsrail, Türk ve Anglo-Sakson medya organları, Tahran’daki konutuna yönelik hedefli bir saldırıdan söz etti.
Yazının kaleme alındığı saat itibarıyla bazı operasyonel detaylar bağımsız ve kesin teyit sürecini beklemektedir. Ancak bir husus nettir: İran, Anayasa’nın 111. maddesinde öngörülen halefiyet mekanizmasını devreye sokmuştur.
Eğer Yüce Lider’in ölümü tüm büyük uluslararası ajanslarca kesin biçimde doğrulanırsa, bu gelişme Orta Doğu açısından tarihsel ölçekte bir stratejik deprem anlamına gelecektir.
Operasyonel ayrıntılar tam bağımsız doğrulama aşamasındadır. Bununla birlikte, birçok uluslararası medya kuruluşu şu yapısal unsurları teyit etmiştir: anayasal mekanizmanın aktive edilmesi, anlık diplomatik tepkiler ve enerji piyasalarındaki dalgalanma.
Olayın kendisinden öte, asıl mesele bölgesel istikrar ve büyük güçler arasındaki sistemik rekabettir.
Bildirilen Olaylar
Çeşitli medya organlarının aktardığı unsurlar şunlardır:
Yüce Lider’in konutuna yönelik bir hava operasyonu düzenlendiği,
Yaklaşık 30 mühimmat kullanıldığı,
Birkaç üst düzey İranlı askeri yetkilinin öldüğü,
İsrail medyasının fotoğrafik kanıtların İsrail makamlarına iletildiğini öne sürdüğü,
Wall Street Journal’ın, operasyon tarih ve saatinin üst düzey İranlı yetkililerin stratejik bir toplantısına göre belirlendiğini yazdığı,
Reuters ve Associated Press’in, İran’ın Anayasa’nın 111. maddesi uyarınca halefiyet mekanizmasını devreye soktuğunu doğruladığı,
Rus ajanslarının aktardığına göre Devlet Başkanı Vladimir Putin’in operasyonu kınadığı.
İran: Anayasal Mekanizmanın Derhal Devreye Girmesi
Yüce Lider makamının boşalması halinde İran Anayasası açık bir prosedür öngörmektedir.
Geçici olarak görevler şu üçlü konsey tarafından yürütülür:
Cumhurbaşkanı,
Yargı Erki Başkanı,
Anayasayı Koruyucular Konseyi’nden bir dinî üye.
Yeni Yüce Lider ise 88 seçilmiş din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi tarafından belirlenir.
Reuters ve AP, kurumsal boşluk oluşmaması için bu mekanizmanın devreye alındığını teyit etmiştir.
Dolayısıyla söz konusu olan bir iktidar boşluğu değil, hukuken çerçevelenmiş bir geçiş sürecidir.
Bir Liderin Sonu, Jeopolitik Bir Eşiğin Başlangıcı mı?
Bazı olaylar askeri taktik düzeyindedir.
Bazıları ise tarihin tektonik plakalarını yerinden oynatır.
Ayetullah Ali Hamaney’in ilan edilen ölümü ikinci kategoriye girer.
Eğer nihai olarak teyit edilirse, bu yalnızca hedefli bir saldırı değildir; İran’ın ötesine taşan büyük bir stratejik kırılmadır.
Çatışmanın Niteliğini Değiştiren Bir Darbe
İsrail yalnızca bir rakibi etkisiz hale getirmemiş olabilir.
Rejimin doktriner merkezini hedef almış olabilir.
Yüce Lider sıradan bir devlet başkanı değildir.
İslam Cumhuriyeti’nin teolojik-siyasal sürekliliğinin sembolüdür.
Yabancı bir askeri operasyonla ortadan kaldırılması, jeopolitik çatışmayı sembolik bir hesaplaşmaya dönüştürür.
Bu artık yalnızca stratejik bir karşılaşma değildir.
Algılanan bir aşağılanmadır.
Ve İran siyasal kültüründe aşağılanma, karşılıksız bırakılmaz.
İsrail Mantığı: Mutlak Önleyicilik Doktrini
Tel Aviv yıllardır aynı doktrini uygular:
İran’ın askeri nükleer eşiğe ulaşmasını her ne pahasına olursa olsun engellemek.
Eğer saldırı doğrulanırsa, bu niteliksel bir sıçramadır:
Artık çevresel altyapılar değil,
Sistemin başı hedef alınmaktadır.
Mesaj açıktır: İsrail caydırıcılığında tabu kalmamıştır.
Ancak baş kesme stratejileri her zaman bir risk taşır:
Rakibin ideolojik dayanıklılığını hafife almak.
İran: İntikam ile Soğukkanlı Hesap Arasında
İran karikatürize edildiği gibi salt duygusal hareket eden bir aktör değildir.
Rejim derin stratejik akılla hareket eder.
Muhtemel karşılık doğrudan ve konvansiyonel olmayacaktır.
Asimetrik olacaktır:
Hizbullah’ın devreye sokulması,
Amerikan üslerine baskı,
Deniz hatlarında gerilim,
Siber operasyonlar.
Tahran, ABD ile doğrudan bir savaşın yıkıcı olacağını bilir.
Ancak çatışmayı uzun, maliyetli ve istikrarsız hale getirme kapasitesine sahiptir.
Enerji Boyutu: Gerçek Kaldıraç
Orta Doğu, küresel enerji sisteminin kalbidir.
Hürmüz Boğazı bir coğrafi detay değildir;
küresel sistemin sinir düğümüdür.
Kalıcı bir kesinti şu sonuçları doğurabilir:
Petrol fiyatlarında sert yükseliş,
Küresel enflasyon artışı,
Avrupa ekonomilerinin kırılganlaşması,
Çin üzerinde doğrudan baskı.
Kriz burada bölgesel çerçeveyi aşar.
Çin: Tartışmanın Kör Noktası
İran ekonomik olarak izole değildir.
Asya enerji mimarisine entegredir.
Çin, yaptırımlara rağmen İran petrolünün önemli alıcılarındandır.
Tahran’ın kalıcı biçimde zayıflatılması dolaylı olarak Pekin’i etkiler.
Bu dolaylı bir Çin hesaplaşması mıdır?
Bu boyutu dışlamak safdillik olur.
Orta Doğu bir kez daha küresel rekabetin çevresel sahnesine dönüşmektedir.
Rusya: Hesaplı Stratejik Mesafe
Moskova kınar, ancak angaje olmaz.
Rusya’nın İsrail ile doğrudan çatışma çıkarı yoktur.
Yüksek enerji fiyatlarından fayda sağlar.
Tutumu pragmatik kalacaktır:
resmî mesafe, stratejik gözlem.
Avrupa: Siyasi Hizalanma, Ekonomik Kırılganlık
Avrupa itidal çağrısı yapar.
Ancak belirleyici aktör değildir.
Sorunu şuradadır:
Enerji bağımlılığı,
Lojistik kırılganlık,
Gerçek stratejik özerklik eksikliği.
Bu kriz Avrupa gücünün sınırlarını bir kez daha ortaya koymaktadır.
Türkiye: İhtiyat ile Maruziyet Arasında
Ankara doğrudan angajmandan kaçınacaktır.
Ancak çatışma Suriye ya da Irak’a yayılırsa, Türkiye kayıtsız kalamaz.
Bölgesel istikrar, doğrudan ulusal güvenlik meselesidir.
Gerçek Risk: Hesap Hatası
Orta Doğu yıllardır paradoksal bir dengeyle çalışıyor:
Sürekli çatışma,
Sınırlı tırmanma,
Karşılıklı caydırıcılık.
Yüce Lider’in ölümü bu denklemi değiştirir.
Sembol ne kadar güçlü ise, görünür bir karşılık baskısı o kadar artar.
Karşılık ne kadar görünür olursa, zincirleme tırmanma riski o kadar büyür.
Henüz küresel bir savaş aşamasında değiliz.
Ancak yüksek istikrarsızlık fazına girilmiş durumdadır.
Gidişatı belirleyecek üç soru:
İran intikamı mı, stratejik sabrı mı tercih edecek?
Hizbullah açık savaş eşiğini aşacak mı?
Çin pasif mi kalacak, yoksa dolaylı biçimde devreye mi girecek?
Sonuç: Tarihsel Bir Eşik
Yüce Lider’in ilan edilen ölümü bir döngüyü kapatmıyor.
Yeni bir döngü açıyor.
Bu an, kırılgan bir denge döneminin sonu ve daha sert bir bölgesel yeniden yapılanmanın başlangıcı olabilir.
Bölge tarihi bir sabiti öğretir:
Krizler tek bir olaydan doğmaz.
Gerilim hatları kesiştiğinde patlar.
Bugün o hatlar kesişmektedir.
Ve sistemin baskın değişkeni artık belirsizliktir.
Uluslararası Medyanın Teyit Ettikleri
Reuters
madde kapsamındaki anayasal mekanizmanın aktive edildiğini doğrulamıştır. Görevlerin geçici olarak Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi’nden bir din adamı tarafından yürütüldüğünü belirtmiştir. Ayrıca Rus diplomatik tepkilerine ve itidal çağrılarına yer vermiştir.
Associated Press (AP)
Kurumsal boşluk oluşmadığını, devlet yapısının sürdüğünü ve güvenlik aygıtının Devrim Muhafızları kontrolünde kaldığını vurgulamıştır. Halefin belirlenmesinin yalnızca Uzmanlar Meclisi’nin yetkisinde olduğunu belirtmiştir.
Wall Street Journal (WSJ)
Operasyonun titiz planlamasına dikkat çekmiş; zamanlamanın üst düzey İranlı yetkililerin stratejik toplantısına göre ayarlandığını aktarmıştır. İsrail’in önleyici doktrini bağlamına yerleştirmiştir.
New York Times (NYT)
Operasyon öncesinde ABD’nin Körfez’deki askeri varlığını artırdığını belirtmiştir. Washington’un İsrail’e destek verirken geniş çaplı bir bölgesel savaştan kaçınma arayışında olduğunu yazmıştır.
Bloomberg
Enerji piyasalarındaki anlık etkiye odaklanmıştır. Hürmüz Boğazı’ndaki herhangi bir aksamanın petrol fiyatlarında ciddi sıçramaya yol açabileceğini belirtmiştir. Piyasaların son derece hassas olduğunu vurgulamıştır.














































Yorum Yazın
Facebook Yorum