MENU
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • VIDEO HABER / VIDEO NEWS
  • ULUSLARARASI / INTERNATIONALE
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
Kapat

İpek Yolu çamura bulaştı

Ana SayfaYazarlarBülent Güven
30 Aralık, 2023, Cumartesi 18:18
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

İpek Yolu çamura bulaştı

Bülent Güven 

Bülent Güven Siyaset Bilimci 

 

 

Kuşak ve Yol, tarihi "İpek Yolu Ekonomik Kuşağı" ve modern "Deniz İpek Yolu" terimlerinin kısaltmasını temsil ediyor / Görsel: AA

Geçmişten günümüze hakimiyet alanlarını genişletmek ve diğer uluslar üzerinde söz sahibi olmak isteyen devletlerin, inşa ettikleri yollar üzerinden bu arzularını pratiğe döktükleri görülmektedir.

Tarihe dönüp bakıldığında bu duruma örnek teşkil edecek pek çok pratik göze çarpmaktadır.

Devletler belirli bir güce ve iddiaya sahip olduklarında asker, mal ve insan sevkiyatı için mevcut yol güzergahlarına yenilerini eklemiş veya var olanları daha bayındır hale getirme yoluna gitmişlerdir.

Geçmişte kapsamı karayollarından ibaret kalmayarak limanları ve günümüzde de hava yollarını kapsayan bu inşa ve bayındırlaştırma süreçlerine günümüzde dijital altyapılar da eklenmiştir.

Tarihe dönüp bakıldığında Roma İmparatorluğu döneminde, asker sevkiyatını kolaylaştırmak amacıyla kara Avrupa'sının farklı bölgelerine uzanan yollar inşa edildiği görülmektedir.

Ayrıca imparatorluğun, Akdeniz havzasındaki limanları kontrol altında tutarak özellikle Afrika ülkelerinde bulunan doğal kaynakları ve gıdaları ithal etmek için çaba gösterdiği de bilinmektedir.

Benzer şekilde Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlardaki güzergahları dışında Akdeniz ve Karadeniz üzerindeki hakimiyetini çeşitli politikalarla güçlendirmeye çalıştığı görülmektedir.

Özellikle İstanbul'un fethinden sonraki fetih politikalarının Fatih Sultan Mehmet ile birlikte Akdeniz hakimiyeti üzerine yoğunlaştığı bilinen bir gerçektir.

Benzer şekilde İngiltere, İspanya, Portekiz gibi Avrupalı emperyal güçler, uzak doğuya uzanan deniz yollarını ve bu yollar üzerindeki limanları kontrol etmeyi en büyük hedefleri olarak belirlemiştir.

Son olarak, Almanya'nın 19'uncu yüzyılda Osmanlı toprakları üzerinden geçip Hindistan'a uzanması öngörülen demiryollarını inşa etme politikaları da hakimiyet pratiklerine örnek olarak gösterilebilir.

 

Günümüzün başat emperyal gücü olma iddiasını sürdüren ABD, dünya geneline yayılacak şekilde kurduğu askeri üsler, denizlerde konuşlandırdığı uçak gemileri ve stratejik işbirlikleri ile tüm liman, havalimanları ve karayollarını emperyal politikalarına hizmet edecek şekilde kullanmaktadır.

Yollar üzerinden inşa edilen benzer bir sömürgeci politika, dünyada üretilen mal ve hizmetlerin yaklaşık yüzde 20'sini üretme kabiliyetine sahip olması nedeniyle yükselen bir güç olarak görülen Çin'de de görülmektedir.

Çin, hem ürettiği malları dünyaya satarak dolaşımını sağlamak hem de dünyanın farklı yerlerindeki hammaddeleri ülkesine ithal etmek için İpek Yolu adını verdiği projeyi son 10 yıldan itibaren yüksek bir bütçe harcayarak hayata geçirmeye çalışmaktadır.

2012'de Çin Devlet Başkanlığını üstlenen Şi Cinping, Eylül 2013'te Kazakistan'ın başkenti Astana'da bulunan Nazarbayev Üniversitesinde gerçekleştirdiği konuşmaya şu sözlerle başlamıştır:

Bin yıllardan itibaren İpek Yolu güzergahındaki insanlar, günümüze kadar aktarılan bir dostluk hikayesi yazmışlardır. Geldiğimiz noktada Avrasya bölgesinde ekonomik ilişkileri geliştirecek, iş birliğini derinleştirecek ve kalkınmayı mümkün kılacak bir alanın oluşturulmasının zamanı gelmiştir.


Şi, konuşmasının devamında bu hedefe ulaşmak için atılması gereken altyapı projeleri gibi muhtelif adımları sıraladıktan sonra, konuşmasını, "İpek Yolu'nu tekrar canlandırmanın zamanı gelmiştir" cümlesi ile bitirmiştir. 

Şi Cinping'in bahsettiği tarihi İpek Yolu'nun, Marco Polo gibi gezginlerin kitaplarına da konu olmuş, orijinal hattı bugünkü Çin'den başlayıp Orta Asya'da Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan'dan geçip İran'a varan veya Hazar Denizi'ni kuzeyden dolanarak Türkiye ve Suriye'de son bulan bir güzergâh olduğu bilinmektedir.
 

aa.jpg

Görsel: AA

 

Güzergâh, bu iki ülkeyi geçtikten sonra Akdeniz üzerinden dünyanın ve özellikle de Avrupa'nın farklı bölgelerine açılan bir taşıma yolu olması nedeniyle önemli bir işleve sahip olmuştur.

15'inci yüzyıldan itibaren Portekiz, İspanya, Hollanda, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinin uzak doğuya Hint Okyanusu üzerinden gemilerle gidip gelmeye başlamaları sonucu karayolu üzerine kurulu bu güzergahın ekonomik değerini kaybettiği görülmektedir. 

Bugün Çin'in uyguladığı bu projeye İpek Yolu ismini vermesinin arkasında bu tarihi gerçeklikler yattığı söylenebilir.

Çin, bu isimle birlikte emperyal hedeflerini tarihi bir kisve altına gizleyerek bir iletişim stratejisi gütmektedir.

Çin, İpek Yolu adı altında sadece eski tarihi İpek Yolu güzergahını canlandırmamakta, ülkenin doğusuna, batısına, kuzeyine ve güneyine açılan farklı güzergahlar inşa etmektedir.

Güzergahın bir ayağı Çin'den başlayıp Rusya üzerinden, son dönemde Ukrayna savaşından dolayı Türkiye üzerinden giderek Almanya'nın Duisburg şehrine ulaşan bir demir yoludur.

Bunun dışında Çin aynı zamanda dünyanın farklı ülke ve kıtalarında, Afrika'da Kenya'dan, Latin Amerika'da Arjantin'e kadar bu proje kapsamında birçok liman, demiryolu ve karayolu projeleri finanse etmektedir.

Çin'in planladığı yeni İpek Yolu'nun geçtiği güzergahtaki popülasyona bakıldığında ise, dünya nüfusunun yüzde atmışından fazlasına tekabül edecek bir rakama ulaşılmaktadır.

4,4 milyar insanın yaşadığı bu güzergahta dünyada üretilen mal ve hizmetlerin yaklaşık yüzde 30'u üretilmektedir.

Çin'in İpek Yolu projesinin önemli bir ayağını Türk ve İslam ülkeleri oluşturmaktadır.

Bu çerçevede projenin en önemli bölgesi Çin kontrolünde bulunan Sincan bölgesidir.

19'uncu yüzyılın ortalarına doğru Çin İmparatoru tarafından fethedilerek Çin topraklarına dahil edilen Sincan bölgesi, ya da Türklerin tabiri ile Doğu Türkistan, 19'uncu yüzyılın sonlarına doğru bölgeden elde edilen vergilerin harcanan askeri ve bürokratik masraflardan az olması sebebiyle, bölgeden çekilme politikalarını gündeme getirmiştir.

Fakat 1949'dan sonra komünist rejimin başa gelmesi ile Çin'in bölgeye ilgisi artmaya başlamış, bölgede hızlı bir işgal veya yerleşme politikası uygulanarak Han kökenli Çinlilerin bölgeye yerleşimi yoğunlaştırılmıştır.

Bu politika neticesinde bölgede Uygur Türkleri azınlığa düşürülmüştür.

Çin sınırları içinde kalan Türklerin yaşadığı Sincan bölgesinin harita üzerinde çizilen sınırlarına bakıldığında, Moğolistan, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan ile sınır konumda bulunduğunu görmek mümkündür.

Bu bölgenin Çin'den ayrılma ihtimali göz önünde bulundurulursa Çin'in komşu olduğu ülke sayısının 14'ten 9'a düşmekte olduğu gerçeğiyle karşılaşılmaktadır.

Sincan, Çin'in periferisinde bulunan önemsiz bir bölge gibi görünmesine rağmen, Çin açısından Avrasya'ya açılan bir kapı olması itibarıyla hayati bir önem arz etmektedir.

Çin'in, Sincan bölgesinin kontrolünü kaybettiği durumda kendisi ve emperyal vizyonu için önemli gördüğü İpek Yolu projesinin Batı'ya giden yönünü gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı öngörülen bir gerçektir.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 2014 yılında İpek Yolu Projesini başlattıktan sonra Sincan bölgesini ziyareti esnasında yaptığı bir konuşmada sonraki dönemde Uygur Türklerine yapılacak zulmün işaretlerini vermiştir.

Şi, yaptığı konuşmada Uygur Türklerini kastederek, "Düşük kaliteli milletleri ve negatif enerji yayan insanları temizlemek lazım" sözlerini sarf etmiştir.

Şi'nin yaptığı bu ırkçı konuşmanın alt metninde Türklerin yaşadığı Sincan bölgesinin İpek Yolu projesi için hayati bir önemde olduğu gerçeği yatmakta, Uygur Türklerinin varlığı ve bağımsızlık mücadelesinin İpek Yolu projesi için tehlike arz ettiği okunmaktadır.
 

aa1.jpg

Fotoğraf: AA

 

Sincan bölgesi, sadece İpek Yolu projesi için değil, aynı zamanda Çin'in enerji politikaları için de büyük önem arz etmektedir.

Çin'in gaz ve petrol kaynaklarının yüzde 20'sinin, kömür kaynaklarının ise yüzde 40'ının bu bölgede bulunduğu bilinen bir gerçektir.

Sincan bölgesinin yılda 3500 saat güneş alması ile yenilenebilir enerji alanında rüzgâr ve güneşten elde edilecek enerji için de önemli bir konumda olduğu görülmektedir.

Buna ek olarak Tibet'ten sonra en fazla su kaynağına sahip olması nedeni ile bölgedeki su kaynakları enerji üretimi için kullanılmaktadır.

Bu perspektiften bakıldığında, Sincan bölgesinin bağımsız olması veya Çin'in kontrolünden çıkması Çin için kâbus mahiyetinde bir gelişme sayılabilir.

Ayrıca Sincan bölgesinde teknolojik ürünlerin üretiminde kullanılan nadir metallerin bulunduğunun da altı çizilmelidir.

Bölge aynı zamanda Çin'in Rusya ve Orta Asya'dan ithal ettiği enerji kaynaklarının Çin sınırında buluştuğu noktada yer alması nedeniyle stratejik önem taşımaktadır.

Central Asia Gas Pipeline isimli Orta Asya'dan gelen boru hattı Sincan'dan Çin sınırına girmekte ve buradan da Çin'in içinden başka bölgelere dağıtılmaktadır.

Çin'in İslam ülkelerine yönelik ilgisinin de İpek Yolu projesi çerçevesinde arttığı gözlemlenmektedir.

Örneğin Pakistan'da gerçekleştirilmesi planlanan 68 altyapı projesi için öngörülen yatırım miktarı 62 milyar dolar olup bu projelerin 32 tanesi şu anda bitmiş durumdadır.

Diğer yandan İran'ın 2003 yılında Batılı ülkeler tarafından ambargo altına alındığı dönemde, 2003 ile 2014 yılları arasında Çin ve İran arasındaki ticaret hacminin 5,6 milyar dolardan 51,8 milyar dolara yükseldiği bilinmektedir.

27 Mart 2021 tarihinde Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin İran ziyareti sırasında, İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif ile imzaladığı sözleşmelerde, Çin'in önümüzdeki 25 yıl içinde İran'da 400 milyar dolarlık bir altyapı yatırımı gerçekleştireceği konusunda mutabakat sağlanmış durumdadır.

Mutabakat sağlanan projelerin önemli bir kısmı uygulama aşamasına geçmiş durumda olup karşılığında, İran'ın Çin'e enerji kaynaklarının dışında diğer doğal kaynaklarını da ihraç edeceği konusunda anlaşmaya varılmıştır.

Yorum Yazın

Facebook Yorum

Bülent Güven

    iletişime geç

    Bülent Güven

    Köşe Yazarları
    Abdulhamid Hamid Al-Kba
    Abdulhamid Hamid Al-Kba Industrial Momentum in Kyrgyzstan: A Measured Reading of the Numbers and Sustainable Growth
    FİKRİYE AYRANCI KEPER
    FİKRİYE AYRANCI KEPER Ben Nereye Aidim ?
    Kadir Duran French
    Kadir Duran French L’Islande dit « non » à Bruxelles et referme la porte européenne
    Kadir Duran
    Kadir Duran Rafael Leão Galatasaray’da: Bu yalnızca bir transfer değil, Türk futbolunun yükselişidir
    Amr Yehia
    Amr Yehia Director General Berik Aryn: “Food security must move from crisis response to long-term resilience”
    Dr.Prof. Glenn Agung Hole ( FROM NORWAY)
    Dr.Prof. Glenn Agung Hole ( FROM NORWAY) Beyond Policy Silos: What Kazakhstan’s Whole-of-System Approach Can Teach Western Europe
    Dr. Redion Luli (IN ALBANIAN)
    Dr. Redion Luli (IN ALBANIAN) Kazakistani votoi për Kurultain: një arkitekturë e re politike merr mandatin e saj të parë
    Yüksel Çilingir
    Yüksel Çilingir Bridge Stories
    Derya Soysal
    Derya Soysal Interview with H.E. Khandker Masudul Alam, Ambassador of Bangladesh to Belgium, Luxembourg and the European Union
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen Topkapı'nın Yasaklı Odaları: 400 Yıl Boyunca Kimsenin Görmediği Sırlar
    Prof. Dr. Hilmi Özden
    Prof. Dr. Hilmi Özden Saklı Hazine: Yada Taşı ve Hayat Ağacı
    Doç. Dr. Yeşim Sırakaya
    Doç. Dr. Yeşim Sırakaya Aynı Şehirde, Farklı Hayatlar: Ekonomik Eşitsizlik İnsan Psikolojisini Nasıl Değiştiriyor?
    Dr. Güngör Gökdağ
    Dr. Güngör Gökdağ İsrail'in Yeni Ortadoğu Planı ve Türkiye
    Bülent Güven
    Bülent Güven Türkiye için yakın tehlike: İsrail
    Sait Kose
    Sait Kose GURBET mi, SILA mı?
    Nerkiz Sahin
    Nerkiz Sahin Eskişehir'den Sint-Niklaas'a uzanan yolculuk.
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist)
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist) ABD-İRAN ANLAŞMASI
    Ahmet Urfali
    Ahmet Urfali DEVLET-İ EBED-MÜDDET
    Ferda (Boz) Güneri
    Ferda (Boz) Güneri “SUMUD”  ONURLU FİLİSTİN HALKININ ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ 
    Gulten Abaci
    Gulten Abaci İNSANIN NE KADAR YAŞADIĞI DEĞİL, GERİDE NE KADAR HOŞ SEDA VE VEFA BIRAKTIĞI ÖNEMLİDİR
    Prof. IŞIK KUŞÇU BONNENFANT
    Prof. IŞIK KUŞÇU BONNENFANT Kıbrıs Türkleri’nin de anavatan siyasetinde bir yer bulduğu günlere doğru
    Avukat Mehmet Taş ( TR )
    Avukat Mehmet Taş ( TR ) İnsani İkamet İzni: Türkiye’de Olağanüstü Nitelikte, Koruyucu Bir İdari Statü
    Duran Kadir
    Duran Kadir Benim 1 Mayıs’ım
    Ayla Coşkun Ceren
    Ayla Coşkun Ceren YOLUMUZ
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Çin’in Sınav Ordusu mu, Türkiye’nin Genç Potansiyeli mi Kazanır? Eğitimde Büyük Karşılaştırma
    Dr. REYHAN RAHMAN
    Dr. REYHAN RAHMAN Görmezden Gelinen Hakikat: Makedonya Türklerinin Eşitlik Mücadelesi
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT )
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT ) Şirket kapatıldıktan sonra hissedar vergi borçlarından sorumlu olabilir mi?
    Muhammad Ali Pasha
    Muhammad Ali Pasha His Excellency Atadjan Movlamov Highlights Deepening Turkmenistan–Pakistan Ties in Exclusive Interview
    Hammad Hassan
    Hammad Hassan The Currency of Sacrifice
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi İsrail-İran Savaşındaki Büyük Resim
    FIKRET AYDEMIR
    FIKRET AYDEMIR AB “ticaret savaşı”na hazır
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ Hakiki Kabakçı : EMİRDAĞ’LIYIM BEN DEME
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI 5 YENI NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    T.C Huseyin Avni Gelendost
    T.C Huseyin Avni Gelendost DOST BİRİKTİRİN..
    ERDOĞAN KAHYA
    ERDOĞAN KAHYA Turizmde Herşey Dahil Sistemi tartışılmalı
    Kamil Sayın
    Kamil Sayın Kamil Sayın'dan HAKİKİ KABAKÇI
    Hüseyin Ekmekçi
    Hüseyin Ekmekçi İNİŞLE DÜŞÜŞ ARASINDA BİR AĞIT
    Zehra Özer
    Zehra Özer Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...
    Ramazan Kurt
    Ramazan Kurt "Yabancı Kökenli Sahte Sosyalistler: Yeter Artık PS'in Sırtından İnin!"
    Serap Yenici
    Serap Yenici Kirmi Kir !
    Bahattin Gemici
    Bahattin Gemici ALMANYA SİYASETİNE AĞIRLIĞIMIZI KOYALIM
    Ansa Suoğlu
    Ansa Suoğlu "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir." Cicero
    Murat Topoglu
    Murat Topoglu ORUÇ TUTMANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ
    BELMA TEK
    BELMA TEK Kadın ve Gül
    Hakan Erzurumlu
    Hakan Erzurumlu Belçika için oturum ve çalışma izni ...
    Zekiye Dogan
    Zekiye Dogan BİR ERKEĞE DÖRT KADIN
    DOMINIQUE DESERRANO
    DOMINIQUE DESERRANO Brand Revenue in the Business-to-Business World:
    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    © 2026 S-B-E Ltd | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle