MENU
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • VIDEO HABER / VIDEO NEWS
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
Kapat

Zorbalık: En Derin Yaralar Her Zaman Görünmez

Ana SayfaYazarlarDoç. Dr. Yeşim Sırakaya
09 Temmuz, 2026, Perşembe 22:15
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Zorbalık: En Derin Yaralar Her Zaman Görünmez

Zorbalık: En Derin Yaralar Her Zaman Görünmez

 

Hiç bir cümlenin gün boyu aklınızdan çıkmadığı oldu mu? Belki bir öğretmeninizin, belki bir yöneticinizin, belki de hiç tanımadığınız birinin söylediği tek bir söz… Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen hâlâ hatırlıyorsunuz. Çünkü bazı yaralar bedende değil, zihinde iz bırakır. Üstelik bu izler çoğu zaman dışarıdan fark edilmez. İşte zorbalık tam da böyle bir olgudur. Çoğu insan zorbalığı yalnızca okul çağındaki çocukların yaşadığı bir problem olarak düşünür. Oysa gerçek bundan çok daha geniştir. Zorbalık; okulda, iş yerinde, aile içinde, sosyal medyada ve günlük yaşamın birçok alanında karşımıza çıkabilen, insanın psikolojik iyi oluşunu derinden etkileyen bir davranış biçimidir.

Peki neden son yıllarda zorbalığı daha fazla konuşuyoruz? Gerçekten zorbalık mı arttı, yoksa artık görünmeyen yaraları fark etmeye mi başladık?

Eskiden zorbalık denildiğinde akla çoğunlukla fiziksel şiddet gelirdi. Oysa bugün biliyoruz ki bir insanı sürekli küçümsemek, dışlamak, alay etmek, yok saymak, yaptığı işi değersiz göstermek ya da onu toplum içinde utandırmak da en az fiziksel şiddet kadar yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor. Üstelik psikolojik zorbalığın en zor tarafı, çoğu zaman kanıtlanmasının güç olmasıdır. Bir tokadın izi görülebilir; fakat küçümsenen bir insanın özgüvenindeki kırılmayı ölçmek o kadar kolay değildir. İnsan beyni sosyal bir organdır. Kabul görmek, ait hissetmek ve saygı görmek temel psikolojik ihtiyaçlarımız arasındadır. Bu nedenle dışlanmak ya da aşağılanmak yalnızca duygusal bir deneyim değildir. Psikoloji ve nörobilim alanındaki araştırmalar, sosyal reddedilmenin beyinde fiziksel acıyla benzer sinir ağlarını harekete geçirebildiğini göstermektedir. Başka bir ifadeyle, "Sadece bir şakaydı." diyerek geçiştirilen bazı davranışlar, maruz kalan kişi için hiç de şaka olmayabilir. Belki siz de buna benzer bir olaya tanıklık etmişsinizdir. Bir toplantıda sürekli sözü kesilen bir çalışan… Sınıfta arkadaşlarının alay ettiği bir öğrenci… Sosyal medyada görünüşü nedeniyle yüzlerce yorum alan bir genç… Ortak noktaları yalnızca incinmiş olmaları değildir. Ortak noktaları, zamanla kendilerini değersiz hissetmeye başlamalarıdır. Çünkü insan, sürekli maruz kaldığı mesajlara bir süre sonra inanmaya başlayabilir.

İlginç olan ise zorbalığın her zaman yüksek sesle yapılmamasıdır. Bazen en ağır zorbalık sessizlikle gerçekleşir. Bir kişiyi sürekli toplantılara çağırmamak, fikirlerini görmezden gelmek, başarılarını yok saymak ya da sosyal çevreden bilinçli şekilde dışlamak da zorbalığın farklı biçimleridir. Bu davranışlar tek başına küçük görünebilir. Ancak sürekli tekrarlandığında kişinin aidiyet duygusunu, motivasyonunu ve psikolojik dayanıklılığını ciddi biçimde zedeleyebilir. Endüstri ve örgüt psikolojisi alanında yapılan çalışmalar da bu durumu desteklemektedir. Çalışanlar yalnızca iş yükü nedeniyle tükenmişlik yaşamıyor. Sürekli eleştirilen, değersiz hissettirilen veya dışlanan bireylerde stres düzeyi yükseliyor; iş doyumu azalıyor, yaratıcılık ve performans olumsuz etkileniyor. Çünkü beyin tehdit altında hissettiğinde enerjisinin önemli bir bölümünü kendini korumaya ayırıyor. Böyle bir ortamda üretmek, öğrenmek ve yenilik geliştirmek giderek zorlaşıyor.

Bir başka önemli soru da şu: İnsanlar neden zorbalık yapar?

İlk bakışta bunun nedeni güç gibi görünebilir. Oysa psikolojik açıdan tablo daha karmaşıktır. Araştırmalar, bazı zorba davranışların altında yetersizlik duygusu, düşük özsaygı, empati eksikliği, öğrenilmiş davranış kalıpları ya da kontrol ihtiyacının bulunabileceğini göstermektedir. Elbette bu durum zorbalığı haklı çıkarmaz. Ancak sorunun yalnızca mağduru değil, davranışın nedenlerini de anlamadan kalıcı çözümler üretmek kolay değildir. Son yıllarda dijital dünyanın gelişmesiyle birlikte zorbalık yeni bir boyut kazandı. Eskiden okuldan ya da işten eve dönen kişi en azından bulunduğu ortamdan uzaklaşabiliyordu. Bugün ise telefon ekranı cebimizde taşınan yeni bir sosyal alana dönüştü. Anonim hesaplar, aşağılayıcı yorumlar, alaycı paylaşımlar ve dışlayıcı içerikler günün her saatinde karşımıza çıkabiliyor. Üstelik dijital ortamda yapılan bir paylaşım saniyeler içinde binlerce kişiye ulaşabiliyor. Bu da psikolojik etkinin çok daha geniş ve kalıcı olmasına neden olabiliyor.

Peki zorbalık karşısında ne yapabiliriz?

Her şeyden önce zorbalığı normalleştirmemeliyiz. "Bizim zamanımızda da olurdu.", "Biraz güçlü olsun." ya da "Şaka kaldırmayı öğrensin." gibi ifadeler, çoğu zaman sorunu çözmek yerine görünmez hâle getiriyor. Oysa mizah ile aşağılamayı, eleştiri ile küçük düşürmeyi birbirinden ayırabilmek sağlıklı ilişkilerin temelidir. İkinci olarak sessiz kalmanın her zaman tarafsızlık olmadığını unutmamalıyız. Bazen tek bir destek cümlesi bile zorbalığa maruz kalan kişinin yalnız olmadığını hissettirebilir. Yapılan araştırmalar, çevresinden sosyal destek gören bireylerin zorbalığın olumsuz psikolojik etkileriyle daha iyi başa çıkabildiğini göstermektedir. Bu nedenle bazen büyük çözümler değil, küçük ama samimi destekler en güçlü etkiyi oluşturabilir.

Kendimize de şu soruyu sormamız gerekiyor: Günlük hayatımızda istemeden de olsa başkalarını inciten davranışlarımız olabilir mi? Birini konuşurken sürekli bölmek, fikirlerini küçümsemek, başarılarını görmezden gelmek ya da sosyal çevreden dışlamak çoğu zaman zorbalık olarak adlandırılmasa da karşı tarafta derin izler bırakabilir. Empati, yalnızca başkasının ne hissettiğini anlamaya çalışmak değil; kendi davranışlarımızın onda nasıl bir etki oluşturabileceğini de fark edebilmektir. Belki de asıl güç, başkalarını susturabilmekte değil; onların kendilerini güvende hissedebileceği bir ortam oluşturabilmektedir. Çünkü insanlar korktukları yerde yalnızca susarlar; kendilerini güvende hissettikleri yerde ise düşünür, üretir ve gelişirler.

Unutmamak gerekir ki zorbalık çoğu zaman birkaç saniyede gerçekleşir; etkisi ise yıllarca sürebilir. Söylenen bir söz unutulabilir ama o sözün insanda bıraktığı duygu uzun süre yaşamaya devam eder. Bu nedenle hepimiz, kullandığımız kelimelerin ve sergilediğimiz davranışların başkalarının hayatında nasıl izler bırakabileceğini düşünmeliyiz.

Belki de bugün kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur: İnsanların bizden uzaklaşmasının nedeni söylediklerimiz mi, yoksa onlara hissettirdiklerimiz mi? Çünkü gerçek güç, korku uyandırmakta değil; güven verebilmektedir. Ve bazen bir insanın hayatını değiştiren şey, büyük bir iyilik değil; küçük ama incitmeyen bir davranıştır.

Doç. Dr. Yeşim SIRAKAYA

Yorum Yazın

Facebook Yorum

Doç. Dr. Yeşim Sırakaya

    iletişime geç

    Doç. Dr. Yeşim Sırakaya

    Köşe Yazarları
    Doç. Dr. Yeşim Sırakaya
    Doç. Dr. Yeşim Sırakaya Zorbalık: En Derin Yaralar Her Zaman Görünmez
    Nerkiz Sahin
    Nerkiz Sahin Eskişehir'den Sint-Niklaas'a uzanan yolculuk.
    Kadir Duran
    Kadir Duran Kazakhstan : la nouvelle Constitution ouvre-t-elle la voie à une nouvelle candidature de Kassym-Jomart Tokaïev ?
    Sait Kose
    Sait Kose ​​​​​​​BEKLEMEK ve SABIR
    Abdulhamid Hamid Al-Kba
    Abdulhamid Hamid Al-Kba From Ambition to Action: Kazakhstan Launches Its Largest Wind Energy Project
    Kadir Duran French
    Kadir Duran French J’ai été interdit dans mon rêve
    Prof. Dr. Hilmi Özden
    Prof. Dr. Hilmi Özden KIBRIS TÜRKLERİNİN UĞRADIĞI KATLİAMLAR
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist)
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist) ABD-İRAN ANLAŞMASI
    Ahmet Urfali
    Ahmet Urfali DEVLET-İ EBED-MÜDDET
    Ferda (Boz) Güneri
    Ferda (Boz) Güneri “SUMUD”  ONURLU FİLİSTİN HALKININ ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ 
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen 1954'ten 2026'ya: Türkiye'nin Dünya Kupası Serüveni ve Bitmeyen Umut
    Gulten Abaci
    Gulten Abaci İNSANIN NE KADAR YAŞADIĞI DEĞİL, GERİDE NE KADAR HOŞ SEDA VE VEFA BIRAKTIĞI ÖNEMLİDİR
    Prof. IŞIK KUŞÇU BONNENFANT
    Prof. IŞIK KUŞÇU BONNENFANT Kıbrıs Türkleri’nin de anavatan siyasetinde bir yer bulduğu günlere doğru
    Avukat Mehmet Taş ( TR )
    Avukat Mehmet Taş ( TR ) İnsani İkamet İzni: Türkiye’de Olağanüstü Nitelikte, Koruyucu Bir İdari Statü
    Bülent Güven
    Bülent Güven Almanya'da bitmeyen ırkçılık
    Yüksel Çilingir
    Yüksel Çilingir Bir Festivalden Fazlası: BIFFF Deneyimi
    Duran Kadir
    Duran Kadir Benim 1 Mayıs’ım
    FİKRİYE AYRANCI KEPER
    FİKRİYE AYRANCI KEPER Bir Çocuk Neden “Yalnızım” Der?
    Ayla Coşkun Ceren
    Ayla Coşkun Ceren YOLUMUZ
    Derya Soysal
    Derya Soysal Kazakhstan: A Rising Star in European Tourism
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Çin’in Sınav Ordusu mu, Türkiye’nin Genç Potansiyeli mi Kazanır? Eğitimde Büyük Karşılaştırma
    Dr. REYHAN RAHMAN
    Dr. REYHAN RAHMAN Görmezden Gelinen Hakikat: Makedonya Türklerinin Eşitlik Mücadelesi
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT )
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT ) Şirket kapatıldıktan sonra hissedar vergi borçlarından sorumlu olabilir mi?
    Muhammad Ali Pasha
    Muhammad Ali Pasha His Excellency Atadjan Movlamov Highlights Deepening Turkmenistan–Pakistan Ties in Exclusive Interview
    Hammad Hassan
    Hammad Hassan The Currency of Sacrifice
    Dr. Güngör Gökdağ
    Dr. Güngör Gökdağ Arap Dünyası İran-İsrail Savaşında Neden Sessiz?
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi İsrail-İran Savaşındaki Büyük Resim
    FIKRET AYDEMIR
    FIKRET AYDEMIR AB “ticaret savaşı”na hazır
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ Hakiki Kabakçı : EMİRDAĞ’LIYIM BEN DEME
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI 5 YENI NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    T.C Huseyin Avni Gelendost
    T.C Huseyin Avni Gelendost DOST BİRİKTİRİN..
    ERDOĞAN KAHYA
    ERDOĞAN KAHYA Turizmde Herşey Dahil Sistemi tartışılmalı
    Kamil Sayın
    Kamil Sayın Kamil Sayın'dan HAKİKİ KABAKÇI
    Hüseyin Ekmekçi
    Hüseyin Ekmekçi İNİŞLE DÜŞÜŞ ARASINDA BİR AĞIT
    Zehra Özer
    Zehra Özer Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...
    Ramazan Kurt
    Ramazan Kurt "Yabancı Kökenli Sahte Sosyalistler: Yeter Artık PS'in Sırtından İnin!"
    Serap Yenici
    Serap Yenici Kirmi Kir !
    Bahattin Gemici
    Bahattin Gemici ALMANYA SİYASETİNE AĞIRLIĞIMIZI KOYALIM
    Ansa Suoğlu
    Ansa Suoğlu "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir." Cicero
    Murat Topoglu
    Murat Topoglu ORUÇ TUTMANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ
    BELMA TEK
    BELMA TEK Kadın ve Gül
    Hakan Erzurumlu
    Hakan Erzurumlu Belçika için oturum ve çalışma izni ...
    Zekiye Dogan
    Zekiye Dogan BİR ERKEĞE DÖRT KADIN
    DOMINIQUE DESERRANO
    DOMINIQUE DESERRANO Brand Revenue in the Business-to-Business World:
    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    © 2026 S-B-E Ltd | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle