MENU
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Seri İlanlar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
Kapat

Yeni ''Ötekiler'' Suriyeliler mi? -2-

Ana SayfaYazarlarDr. Güngör Gökdağ
06 Nisan, 2024, Cumartesi 00:10
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Yeni ''Ötekiler'' Suriyeliler mi? -2-

Türkiye'ye gelen Suriyeli mültecilerin sayısındaki çok hızlı artış, göçün etki alanını genişlettiği gibi aynı zamanda etkisinin derinleşmesine de neden oldu. Çünkü Almanya ve Fransa gibi ülkelerde göç hareketliliği50-60 yılda gerçekleşirken, Türkiye'de 10 yıl gibi hızlı bir zaman diliminde gerçekleşti. Dolayısıyla yaşanan bu demografik dönüşümle göçmenler hem dönüştüler, hem de dönüşürken dönüştürdüler.

 

Ne var ki mülteciler bir şehre imkân sağladıkları kadar bazı zorlukları da beraberinde getirirler. Türkiye'de, yoğun göçe bağlı olarak büyük şehirlerdeki hızlı nüfus artışı, ekonomik alanda olduğu gibi siyasal, sosyal ve kültürel alanlarda yeni gerilim ve kutuplaşmaların ortaya çıkmasına neden oldu. Yükselen mikro ve etnik düzeyli bir milliyetçilik duygusunun oluşumunu tetikledi.

 

Öte yandan göçle gelenlerin şehirle ilişkisi yerleşik insandan farklı olması, şehirlerin fiziki yapısı yanında kimyasının da bozulmasına yol açtı. Hatta kamu politikalarının bile değişmesini zaruri kıldı.

 

Körüklenen algılar ve yaşanılan deneyimler ise Türk toplumunun, Suriyeli mültecilere bakışını oldukça olumsuz etkiledi. İlk başlarda savaş mağduru ve din kardeşi olarak görülen Suriyeliler, zamanla kalıcı olduklarının anlaşılması ve paylaşım sorunlarının ortaya çıkmasıyla giderek ''ötekileştirildi.''  

 

Nitekim Metropol'ün, Ağustos 2021 tarihli araştırmasında, Türk toplumununyüzde 82'sinin, ''Suriyelilerin ülkelerine geri dönmelerini istediğini'' ortaya koyması, toplum nezdinde Suriyelilere karşı ne kadar geniş bir konsensüsün sağlandığını da göstermektedir.

 

Buna karşılık Türkiye'deki Suriyelilerin yüzde 78'inin, ''Suriye'ye gitmek istemiyorum'' demesi, mülteci olarak gelenlerin büyük çoğunluğunun, savaşın bitmesi halinde bile ülkede kalacaklarını ve dönmeyi gerektiren yasal bir dayanak olmadığı sürece de, gönüllü bir geri dönüşün olmayacağını yeterince izah ediyor. Ne de olsa aradan 13 yıl geçmiş ve Suriyeliler, ülkenin her bir tarafına dağılıp düzenlerini kurmuşlar.

 

Misal olarak Kilis’te, yerli nüfus ile Suriyeli nüfus neredeyse yarı yarıya. Suriyelilerin uzun süreli yerleşmiş olmaları ve sayılarının da çok olması, işçilik ücretlerinde azalmaya, gayrimenkul fiyatları ve kiralarda ise artışa neden oluyor. Bir kısmının da maliyetlerin altında ve kayıt dışı olarak çalışması, hem yerel nüfustaki işsizlik oranını artırıyor hem de Suriyelilerin ucuz iş gücü gibi görülmelerinden ötürü sömürülmelerine yol açıyor. Tüm bunların sonucunda da Suriyeliler, çalıştıklarının karşılığını alamamaktan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ise karşılığını alabilecekleri iş bulamamaktan şikâyetçiler.

 

Suriye'deki savaştan kaçarak evlerini ve yurtlarını terkeden Suriyelilerin dramı sadece bunlarla da bitmiyor. Mütemadiyen umuda kaçışta can veren mülteciler, şehir ve büyükşehir yaşamında da çeşitli sıkıntılarla karşı karşıyalar. İş ve kiralık ev bulmakta zorlandıkları gibi, buldukları evin kirasını ödemekte ve maişet giderlerini karşılamakta da zorlanıyorlar. Öyle ki hayat pahalılığı ile adeta yaşama tutunmaya çalışıyorlar.

 

Suriyelilere yönelik yapılan bir saha çalışmasında, iki toplum arası kültürel farklılıklardan dolayı Suriyelilerin, bulunduğu şehirlerde birbirinden alışveriş yapma ve diğer Suriyelilerle birlikte yaşama davranışları geliştirerek kendi aralarında dayanışma gösterdikleri tespit edilmiş. Dolayısıyla bu insanlar büyükşehir yaşamlarında adet, kültür, gelenek ve görenek olmak üzere kendilerine ait olanı sürdürmede ve yinelemede doğal olarak ısrarcılar.  Tabi bu durum da arabesk tarzı ara bir kültürün oluşmasını ve İstanbul'un Fatih ilçesi örneğinde olduğu gibi yaşadıkları bölgeyi küçük Şam'a çevirme durumunu ortaya çıkarıyor.

 

Diğer yandan, ''onlar bizim din kardeşimiz'' demek de yeterli olmuyor. Ne yazık ki sorunlarda böyle çözülmüyor. Eğer bu insanlar geri gönderilemiyor ise o vakit, eğitim ve istihdam ile üretim alanlarına yönlendirilmeleri, potansiyel bir kalkınmaaracı olarakdeğerlendirilmeleri ve faydalı hale getirilmeleri gerekiyor. Uyum ve entegrasyon politikalarının işlerlik kazandırılması, ülkeye duyacakları aidiyetbağlarının güçlendirilmesi için bir takım çalışmaların yapılması icap ediyor. Zira bunlar da yapılamazsa, hayatlarını idame ettirmek için suça karışabilecekleri veya zaman içerisinde illegal yapılara bulaşabileceklerinin iyi hesap edilmesi gerekiyor.

 

Hülasa olarak Türkiye’nin, kalacaklar için uyum ve entegrasyon, gidecekler içinse geri dönüşü ihtiva eder, halka anlatılabilir, kısa, orta ve uzun vadeli, şeffaf ve içi doldurulmuş geniş bir göç politikasına ihtiyacı bulunuyor. Diğer yandan sınırdan sadece masum insanlar gelmiyor. Terörle iltisaklı olanlar ve istihbarat uzmanları da geliyor. Kimileri yakalanıp sınır dışı edilseler bile bir zaman sonra yine geldikleri tespit ediliyor? Dolayısıyla yurtiçinde yakalananların gönderilmesi şu haliyle tam bir başarı değildir.

 

Asıl başarı, kimin sınırdan içeri alınacağını, kimin alınmayacağını, alınanların hangi bölgeye, hangi şehirlere gönderileceğini ve kriterlerin neler olacağını yeni göç politikasıyla belirlemek olacaktır.

 

Bunun yanı sıra bundan sonra açık kapı politikalarının sınırlandırılarak uygulanması ve detaylandırılması, mutlak surette olası yeni göç dalgalarına yönelik gerekli tedbirlerin önceden alınması gerekir. Ayrıca bu hususta bir kamu politikası oluşturulması ve diplomasi kanalıyla tampon bölge stratejisinin işlerlik kazandırılması, hem gelen mültecilerin yaşam kalitesinin artırılması, hem de kamu düzeninin sağlanması adına oldukça önemli görünmektedir.

 

Yorum Yazın

Facebook Yorum

Dr. Güngör Gökdağ

    iletişime geç

    Dr. Güngör Gökdağ

    Köşe Yazarları
    Kadir Duran French
    Kadir Duran French Bruxelles : un nouveau casting, mais un scénario inchangé ?
    Ahmet Urfali
    Ahmet Urfali BENGÜ TAŞLAR  
    Kadir Duran
    Kadir Duran Brüksel Şerif'i iş başında
    Ferda (Boz) Güneri
    Ferda (Boz) Güneri EMLİK KUZULARI
    FİKRİYE AYRANCI KEPER
    FİKRİYE AYRANCI KEPER Bir Annenin Gözünden Epstein
    Sait Kose
    Sait Kose ÖZGÜRLÜK
    Prof. Dr. Hilmi Özden
    Prof. Dr. Hilmi Özden ZİYA GÖKALP BUGÜNE NE SÖYLER?
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Çin’in Sınav Ordusu mu, Türkiye’nin Genç Potansiyeli mi Kazanır? Eğitimde Büyük Karşılaştırma
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen ÇANAKKALE’NİN YANKISI: 62 YIL ÖNCEKİ BİR RÖPORTAJIN İZİNDE
    Dr. REYHAN RAHMAN
    Dr. REYHAN RAHMAN Görmezden Gelinen Hakikat: Makedonya Türklerinin Eşitlik Mücadelesi
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist)
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist) KARTAL İLE EJDERHA SATRANCINA YENİ HAMLELER YENİ PEARL HARBOR OLACAK MI?
    Bülent Güven
    Bülent Güven İran krizi, İsrail ve bölgesel yansımaları
    Gulten Abaci
    Gulten Abaci HAYATI ERTELEMEYİN.!GÜZEL ŞEYLER SONRAYA BIRAKILMAYACAK KADAR KIYMETLİDİR
    Ayla Coşkun Ceren
    Ayla Coşkun Ceren Nergise Övgü
    Nerkiz Sahin
    Nerkiz Sahin Tadilat mı tamirat mı?
    Derya Soysal
    Derya Soysal Kazakhstan and the U.S.: Expanding Cooperation for the Future
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT )
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT ) Şirket kapatıldıktan sonra hissedar vergi borçlarından sorumlu olabilir mi?
    Muhammad Ali Pasha
    Muhammad Ali Pasha His Excellency Atadjan Movlamov Highlights Deepening Turkmenistan–Pakistan Ties in Exclusive Interview
    Hammad Hassan
    Hammad Hassan The Currency of Sacrifice
    Dr. Güngör Gökdağ
    Dr. Güngör Gökdağ Arap Dünyası İran-İsrail Savaşında Neden Sessiz?
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi İsrail-İran Savaşındaki Büyük Resim
    Yüksel Çilingir
    Yüksel Çilingir Flowing through place and memory
    Duran Kadir
    Duran Kadir Biliyor muydunuz? Henry "Box" Brown kimdir ?
    FIKRET AYDEMIR
    FIKRET AYDEMIR AB “ticaret savaşı”na hazır
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ Hakiki Kabakçı : EMİRDAĞ’LIYIM BEN DEME
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI 5 YENI NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    T.C Huseyin Avni Gelendost
    T.C Huseyin Avni Gelendost DOST BİRİKTİRİN..
    ERDOĞAN KAHYA
    ERDOĞAN KAHYA Turizmde Herşey Dahil Sistemi tartışılmalı
    Kamil Sayın
    Kamil Sayın Kamil Sayın'dan HAKİKİ KABAKÇI
    Avukat Mehmet Taş ( TR )
    Avukat Mehmet Taş ( TR ) T.C 'de kiralayan ve kiracı arasındaki ilişkiler
    Hüseyin Ekmekçi
    Hüseyin Ekmekçi İNİŞLE DÜŞÜŞ ARASINDA BİR AĞIT
    Zehra Özer
    Zehra Özer Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...
    Ramazan Kurt
    Ramazan Kurt "Yabancı Kökenli Sahte Sosyalistler: Yeter Artık PS'in Sırtından İnin!"
    Serap Yenici
    Serap Yenici Kirmi Kir !
    Bahattin Gemici
    Bahattin Gemici ALMANYA SİYASETİNE AĞIRLIĞIMIZI KOYALIM
    Ansa Suoğlu
    Ansa Suoğlu "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir." Cicero
    Murat Topoglu
    Murat Topoglu ORUÇ TUTMANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ
    BELMA TEK
    BELMA TEK Kadın ve Gül
    Hakan Erzurumlu
    Hakan Erzurumlu Belçika için oturum ve çalışma izni ...
    Zekiye Dogan
    Zekiye Dogan BİR ERKEĞE DÖRT KADIN
    DOMINIQUE DESERRANO
    DOMINIQUE DESERRANO Brand Revenue in the Business-to-Business World:
    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    © 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle