MENU
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Seri İlanlar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
Kapat

“MAARİF DAVAMIZ”

Ana SayfaYazarlarAhmet Urfali
23 Kasım, 2025, Pazar 22:39
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

“MAARİF DAVAMIZ”

                                                                                               Ahmet URFALI

Kavramlar arasından yol bulmak…

Maarif;  ilim ve tekniğin öğrenilmesiyle elde edilip insanlığın yararına kullanılan hüner, sanat ve bilgiler,  eğitim ve öğretim sistemi anlamlarındadır. Ayrıca maarif, tasavvufi bir terim olarak; ilâhî sırlar üzerinde, varlıkların özü ve gerçeği hakkında tefekkür, keşif ve ilham yoluyla elde edilen bilgiler, irfan karşılığıyla da ifade edilmektedir. (1)

Maarif kavramı, günümüz Türkçesinde ‘’eğitim-öğretim’’ anlamıyla yer edinmiştir. Eğitim; belli bir konuda, bir bilgi ve bilim dalın yetiştirme ve geliştirme, eğitim işi,  çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme, terbiye olarak açıklanmaktadır.(2)         Öğretimin karşılığı olarak talim, eğitimin karşılığı olarak terbiye kullanılmaktadır. Sözlükte “bir şeyi gerçek yönüyle kavramak, bir nesnenin şekli zihinde oluşmak, nesneyi gerçek haliyle bilmek” anlamındaki ‘’ilm’’ kökünden ten ta‘lîm “birine bilgi öğretmek, ders okutmak” demektir.

Terbiyeye;  “çocuğu veya ekini besleyip büyütmek, geliştirmek” manası verilir. Terbiye; “bir şeyi en mükemmel derecesine ulaşıncaya kadar adım adım inşa etmek”, “bir şeyi derece derece geliştirerek kemaline ulaştırmak” tır. (3)

Maarif  ve eğitim – öğretim kavramları anlamı, muhtevası, metodu, hedef kitlesi, sonuç alma gibi unsurları bakımından birbiriyle örtüşmektedir. Ancak, eğitim-öğretimin ‘’irfan’’ yönü gerek kavram gerekse uygulamada bir zafiyet olarak görülmektedir.

 

Eğitimin ‘’milli’’ özelliği

Eğitim, insan hayatında devam edip giden bir süreçtir. Ana rahminde başlayan bu eğitim, insanın ölümüne kadar sürer. İnsan, her aşamada yeni şeyler öğrenir, hafızasını yeni bilgilerle doldurur. Yeri ve zamanı gelince bu bilgileri tecrübe ve yeteneğiyle birleştirerek kullanım alanına alır.

İnsanların eğitimi, aile ocağından başlayarak sosyal çevre, örgün ve yaygın okul hayatıyla olgunlaşır. Aile, çevre ve okul bireylere içinde yaşadığı toplumun değerlerini bir hayat felsefesi olarak vermeye gayret eder. Bu bakımdan devlet ve millet hayatında asli görev, nesilleri milli kültürle yetiştirerek milli hedeflere yöneltmektir. Zira devletin bekası, milletin varlığı ancak bu yolla sürdürülebilir. Eğitimin en başta gelen işi, millî kültürü genç nesillere devretmek; millî kültür malzemesini, en ileri ve en ince tekniklerle, millî şahsiyeti ve üslûbu zedelemeden işleyerek geliştirmek, çağdaşlarını hayran bırakacak eserlere ulaşmak üzere insanlarına sarsılmaz bir iman, irade ve heyecan vermektir.

Eğitimin asla vazgeçilmez karakteri ‘’milli’’ olmasıdır. Her millet, çocuğunu, ‘’millî bir eğitimden’’ geçirmektedir. Yine her millet, eğitimin temelinde millî kültürünü bulundurmaktadır. Genç nesiller, atalarından birikmiş tecrübeleri devralarak geliştirip olgunlaşmaktadırlar. Hiç şüphesiz, bu tecrübe, başka cemiyetlerle kurulan temaslarla daha da gelişip zenginleşmektedir.

Eğitim sistemlerinin en temel amacı, nitelikli insan gücü yetiştirmektir. Bunu başarabilmek için her eğitim sistemi, yetiştirmek istediği insan modelini, toplumsal ihtiyaçlara ve bireysel beklentilere cevap verebilecek şekilde, sahip olduğu eğitim felsefesi ve insan gücü politikası ışığında belirleyerek eğitim etkinliklerini düzenlemektedir. Toplumların en önemli önceliklerinden olan eğitim, en temel sorunların da başında yer alır.

Millet bilincini kazanmış herkes, içinden çıktığı milletin kültürel değerlenin benimseyerek, o değerleri sever, korur ve yaşatmak için gayret sarf eder. Millet; bir ve beraber yaşamayı, içten samimi olarak kabul eden müşterek bir tarihe ve ortak bir geçmişe sahip,  gelecekte de her türlü şartlarda bir ve beraber olmayı benimser. Millet; ortak hedeflere ulaşmayı, ortak değerleri gelecek nesillere devretmeyi, böylece ortak inanç ve iradeleriyle geçmiş nesilleri, gelecek nesillerle birleştiren “bütünlük ruhuna” dayalı bir toplumdan oluşur.

Okulların ana işlevi

Okullar; çocuk ve gençlerin aile ve çevreden edindikleri kültürel değerleri müşterek milli kültür öğeleriyle yoğurur. Bireylerin sevinç ve tasada bir ve beraber olmalarını sağlar. Buna göre okul, bir toplumun milli eğitim politikasını gerçekleştirmekle görevlidir. Toplumun devamlılığını sağlamak için onun yaşamasına hizmet edecek bireyleri yetiştirmek ve yine toplumun devamlılığını sağlamaya yönelik şartları hazırlamak okulun görevidir.

Okullar, sadece bahçeleri ve dersliklerinden ibaret değildir. Etkili okul, bulunduğu çevrenin bir kültür ve eğitim merkezidir. Ancak okulların bugünkü durumu, bu özellikten tamamen uzaktır. Okulların temel fonksiyonu, bireyin ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamaktır. Okullar yasal çerçeve içinde toplumun açık kurumlarıdır.

Okullar; ‘’büroya memur, fabrikaya usta’’ yetiştirmenin yanında, bütün öğrencilerini Türk milletinin özelliklerinden olan yüksek ahlâk,  milli şuur bakımlarından da donanımlı eğitmek zorundadır. Okullardan alınan diplomalar; mezunlarının geçmişini kavramış, geleceğini planlamış, millet ve ülkesinin sorun ve çözüm yollarını bilen fertlerin şahadetnamesi hükmünü taşımalıdır.

 

Milli eğitime sinsi müdahaleler

İngiliz yazar Thomas Macaulay, sömürgeleştirdikleri milletleri üzerinde hâkimiyetlerinin  devam edebilmesi için takip edilmesi gereken eğitim sisteminin ana hatlarını şu cümlelerle izah eder: “Hükmettiğimiz yerlerde  idaremiz altındaki milyonlarca insanla bizim aramızda iletişimi sağlayacak bir insan tipi ve sınıfı oluşturmalıyız. Öyle bir sınıf ki, kanı ve rengiyle Hintli, fakat damak tadıyla, düşüncesiyle, sözleri ve entelektüel birikimiyle İngiliz olan insanlardan oluşsun.” Bu sömürge eğitim prensibini emperyalist ülkelerin dünyanın her tarafında  uyguladıkları, herkesçe bilinen bir gerçektir. Böylece yerli halkta sömürgecilere karşı duyulan hayranlık, öz değerlere yabancılaşma, inkâr ve aşağılama ile devam ederek ‘’mankurtlaşma’’ya varıp dayanır. Ayrı bir kültür, dil, inanış ve medeniyetin insanları, gönüllü birer sömürge fedaisi olarak görev yapmaya başlarlar. Zihin, akıl, düşünce ve davranış yönünden tamamen tesir altına alınmış olan bu insanlar, yaptıkları ihanetin farkında varmaksızın yabancıların emrine girerler.

‘’Altın Nesil’’ projesiyle din üzerinden sinsi bir yapılanmayla ortaya çıkan FETÖ hareketi,  bertaraf edilinceye kadar devletimizi büyük sıkıntılara sokmuştur.15 Temmuz ihanet girişimi bu sömürge eğitimin en bariz örneği olup ülkemiz çok büyük bir badireyi atlatma başarısını göstermiştir. Ancak, hiç kimse tehlikenin geçtiğini söyleyemez. Çünkü ihanet örgütü, eğitim kurumları dışında da çok gizli ve disiplinli bir yapılanmayla beraber devletin kılcal damarlarına kadar sızmıştır.

Azınlık ve yabancı okulların kurucuları ve yöneticileri tarih boyunca kendi çıkarları sağlamak amacıyla kendi çocuklarımızı bize karşı kullanmışlardır. ‘’Ajan Okulları’’ olarak tanımlanan bu okullardan yetişenler, işbirlikçi tutum ve davranışlarını sürdürerek yabancıların kuklası olmuşlardır. Tarihte ve günümüzde yaşadığımız bu acı olaylardan hiçbir ibret  dersi alamayan yöneticiler Türk eğitimi üzerindeki yabancı etkisini kaldıramamışlardır. Buna bir örnek de 27 Aralık 1947’de imzalanan “Fulbright Antlaşması” ile oluşturulan eğitim komisyonudur. Türk Milli Eğitim Bakanlığı ile ABD tarafından yapılan bu antlaşmayla eğitimimiz üzerindeki kara gölge tesirli bir şekilde devam etmektedir.

Türk gençliği, yabancı ideolojiler ile popüler kültür ve fiesta eğlencelerin açık tesir alanı içindedir. Bunlara “Beşinci Kol” çalışmaları da eklenince vatan millet konusunda kaygısı olanların endişeleri artmaktadır. Gençlik, bütün zamanlarda “Beşinci Kol” faaliyetlerinin ilgi alanı olmuştur. Beşinci Kol, fiilî olarak ile ele geçirilemeyen bir kitleyi, devleti propaganda, casusluk, sabotaj ve terör yoluyla baskı altında tutarak müdahaleye uygun hale getirmek ve savaşı kazanmak için yapılan her türlü maddi-manevî yıkıcı ve bölücü çalışmalardır. Beşinci Kol, milli şuurla donatılmamış gençliği hedef kitle olarak seçer, eğitir, kendi milletine karşı kullanır. Beşinci Kol, yerli işbirlikçilerle beraber toplumun dinamik unsuru olan genç nüfusun ahlaki ve kültürel seviyesini düşürmek için medya ve diğer iletişim araçları ile menfi yönde yayınlar yaptırır. Gençleri uyuşturucu, alkol ve eğlence kültürüne alıştırır. 2. Dünya Savaşı sonrasında bu tür faaliyetler hızlarını artırmışlardır. Milletin kutsal değerlerini istismar ederek gençliği kendi kirli emellerine uygun hâle getirmek bu örgütlerin başlıca görevleridir.

 

‘’Maarif Davası’’nın neresindeyiz?

Ülkemizde maarif konusu hep tartışılmıştır. Daha iyiye, doğru ve güzele ulaşabilmek için devlet adamları, düşünürler ve eğitim camiası fikirlerini açıklamışlardır. Uygulamalar, bazen sınama- yanılma bazen de reform adı altında ani kararlar olarak gerçekleştirilmiş ve sonuca varılamadan uygulamadan kaldırılmıştır. Eğitimin paydaşları olan öğrenciler, öğretmenler ve aile-çevre ilişkileri ele alınırken çoğu kez yanlış ve uygulanabilirliği olmayan sapmalar yaşanmıştır.

Devletin en üst kurum ve kişileri; ‘’ İki alanda başarısız olduk: Birisi eğitim öğretim, diğeri kültür.’’ diyerek yaranın acısını bir yürek sızısı biçiminde ifade etmişlerdir. Yönetici değiştirerek başarılı sonuca varılmak istenmiş, liyakat, ehliyet, adalet ölçütlerine riayet

edilmemiştir.Okulların fiziki imkân ve şartları fevkalade iyileştirilmiş, araç-gereçler teknolojik donanımlarla tamamlanmış, arzu edilen seviyeye bir türlü ulaşılamamıştır.  Öğretmenler; beyaz önlük, mülakat ve maaş üçgeninde bocalarken öğrenciler, yeni gelen her bakanın sınıf geçme ve sınav yönetmeliği değişikliği çıkmazında şaşkınlık yaşamaktadır.  Veliler çocuklarının gelecek kaygısı içindedirler.

Nurettin Topçu, maarif davamız konusunu gündeminde tutan düşünürlerimizdendir. Ona göre bu dava; ‘’en az üç asırdan beri sarp kayalara çarpa çarpa harap olan maarif gemimiz bugün kırık dökük bir tekne gibidir.’’

 

Sonuç

MEB tarafından yayınlanan ‘’2023 Eğitim Vizyonu Felsefesi’’ bölümünün başlangıç paragrafı aslında maarif davamızın çözümünü açıklıyor. Ancak düşünceyle uygulama farklı olunca kargaşa kendini gösteriyor.

‘’Eğitim sistemleri, içinden çıktığı medeniyetler kadar, evrensel insanlık değerleriyle de harmanlanırlar. Bugün dünyada iyi eğitim performansı gösteren tüm ülkeler, elde ettikleri başarıları geçmişten geleceğe köprüler kurarak, merkezine insanı alan kavramsal çerçeveler ve felsefi yaklaşımlarla yakalamışlardır. Eğitimde başarılı görülen her değişim, dönüşüm ve reform, sağlam felsefi yaklaşımlarla desteklenmiştir. Çeşitli dönemlere ait eğitim uygulamaları, köklü felsefi fikirler üzerine bina edilmiş ve atılan her adım, kendi insan gelişimi tahayyüllerine uygun bir paradigma inşasıyla sonuçlanmıştır.’’

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı için hedef konulan ‘’Türkiye Yüzyılı’’na,  ancak eğitimle ulaşılacaktır.

 

  • Kubbealtı Lugatı-Misalli Büyük Türkçe Sözlük – 3 Cilt Takım · Yazar: İlhan Ayverdi · Yayınevi: Kubbealtı Neşriyatı, 2005 Maarif mad.
  • TDK Türkçe Sözlük, İst.1992 Eğitim mad.
  • TDV İslâm Ansiklopedisi, Ziya Kazıcı-Halis Ayhan , Talim ve Terbiye Mad.

Yorum Yazın

Facebook Yorum

Ahmet Urfali

    iletişime geç

    Ahmet Urfali

    Köşe Yazarları
    Bülent Güven
    Bülent Güven İran krizi, İsrail ve bölgesel yansımaları
    Gulten Abaci
    Gulten Abaci HAYATI ERTELEMEYİN.!GÜZEL ŞEYLER SONRAYA BIRAKILMAYACAK KADAR KIYMETLİDİR
    Kadir Duran French
    Kadir Duran French Quand le regard trompe : une leçon d’humanité dans un compartiment de train
    Ayla Coşkun Ceren
    Ayla Coşkun Ceren Nergise Övgü
    Ahmet Urfali
    Ahmet Urfali MİTOLOJİK BAĞLAMDA OĞUZ KAĞAN VE OSMAN GAZİ’NİN RÜYALARI
    Sait Kose
    Sait Kose Takvimler 2026’yı gösterirken insan ister istemez durup düşünüyor:
    FİKRİYE AYRANCI KEPER
    FİKRİYE AYRANCI KEPER Sessizliğin Şiddeti ve Küslükle Çöken Evlilikler
    Kadir Duran
    Kadir Duran AYAZDAN ŞEHRE
    Nerkiz Sahin
    Nerkiz Sahin Tadilat mı tamirat mı?
    Ferda (Boz) Güneri
    Ferda (Boz) Güneri Hz. Mevlâna’nın 752. Hakka Vuslat Günü  (Mübarek Olsun)
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist)
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist) PAPA 14. LEO VE GÜNLER
    Derya Soysal
    Derya Soysal Kazakhstan and the U.S.: Expanding Cooperation for the Future
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT )
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT ) Şirket kapatıldıktan sonra hissedar vergi borçlarından sorumlu olabilir mi?
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni ÇİN HALK CUMHURİYETİ’NİN STRATEJİLERİNİN AVRUPA’DAKİ UZUN VADELİ ETKİLERİ
    Muhammad Ali Pasha
    Muhammad Ali Pasha His Excellency Atadjan Movlamov Highlights Deepening Turkmenistan–Pakistan Ties in Exclusive Interview
    Hammad Hassan
    Hammad Hassan The Currency of Sacrifice
    Dr. Güngör Gökdağ
    Dr. Güngör Gökdağ Arap Dünyası İran-İsrail Savaşında Neden Sessiz?
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi İsrail-İran Savaşındaki Büyük Resim
    Yüksel Çilingir
    Yüksel Çilingir Flowing through place and memory
    Duran Kadir
    Duran Kadir Biliyor muydunuz? Henry "Box" Brown kimdir ?
    FIKRET AYDEMIR
    FIKRET AYDEMIR AB “ticaret savaşı”na hazır
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ Hakiki Kabakçı : EMİRDAĞ’LIYIM BEN DEME
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI 5 YENI NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    T.C Huseyin Avni Gelendost
    T.C Huseyin Avni Gelendost DOST BİRİKTİRİN..
    ERDOĞAN KAHYA
    ERDOĞAN KAHYA Turizmde Herşey Dahil Sistemi tartışılmalı
    Kamil Sayın
    Kamil Sayın Kamil Sayın'dan HAKİKİ KABAKÇI
    Avukat Mehmet Taş ( TR )
    Avukat Mehmet Taş ( TR ) T.C 'de kiralayan ve kiracı arasındaki ilişkiler
    Hüseyin Ekmekçi
    Hüseyin Ekmekçi İNİŞLE DÜŞÜŞ ARASINDA BİR AĞIT
    Zehra Özer
    Zehra Özer Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...
    Ramazan Kurt
    Ramazan Kurt "Yabancı Kökenli Sahte Sosyalistler: Yeter Artık PS'in Sırtından İnin!"
    Serap Yenici
    Serap Yenici Kirmi Kir !
    Bahattin Gemici
    Bahattin Gemici ALMANYA SİYASETİNE AĞIRLIĞIMIZI KOYALIM
    Ansa Suoğlu
    Ansa Suoğlu "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir." Cicero
    Murat Topoglu
    Murat Topoglu ORUÇ TUTMANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ
    BELMA TEK
    BELMA TEK Kadın ve Gül
    Hakan Erzurumlu
    Hakan Erzurumlu Belçika için oturum ve çalışma izni ...
    Zekiye Dogan
    Zekiye Dogan BİR ERKEĞE DÖRT KADIN
    DOMINIQUE DESERRANO
    DOMINIQUE DESERRANO Brand Revenue in the Business-to-Business World:
    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    © 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle