MENU
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • VIDEO HABER / VIDEO NEWS
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
Kapat

Güçlü Bir Saltanatın Çöküşü

Ana SayfaYazarlarDr. Güngör Gökdağ
31 Temmuz, 2018, Salı 12:46
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Kamuoyunda Adnan hoca olarak bilinen Adnan Oktar Örgütü ilk kez 1979 yılında İstanbul'da ortaya çıkıyor. 

Başlangıçta dini ilkeleri ön planda tutan Adnan Oktar, hadisleri inkar ederek, Kuran bize yeter diyerek yoluna devam ediyor. 

80'li yıllarda ise hızla büyüyen örgüt, 90'lı yıllara kadar kızların ellerini bile sıkmıyor.

Dolayısıyla ilk dönemde insanlar bu yapıya, dini öğrenmek gayesiyle gönüllü olarak katılım sağlıyor. 

 

Dini kaygılarla Adnan Oktar'a gönül verenler, aynı zamanda onun bir mehdi olduğuna da inanıyor...

Kendisine kapılanlar, "Allah yolunda çalışıyoruz, cennete gidişimiz Adnan hocaya bağlanmakla mümkün" düşüncesiyle yapılanların hiçbirini sorgula(ya)mıyor, mutlak anlamda sadece itaat ediyor. 

Oysa kurtulmak için, iman ve salih amel dışında başkasına bel bağlayanlar, yıkılmanın en kolay yolunu da bulmuş olanlardır.

 

Adnan Oktar ve çetesine sempati duyulmasının nedeni ise, tıpkı FETÖ'nün de ilk zamanlar üstünde durduğu "Darwinizm" üzerine yazdıkları düşünülen kitaplardır. Ancak bu kitapların da Adnan Oktar ve çetesi tarafından yazılmadığı, Amerika Birleşik Devletleri'nde ki bir kiliseden gönderildiği, örgüt tarafından tercüme edildiği ve Harun Yahya ismiyle dağıtıldığı artık kamuoyunca da biliniyor.

 

Örgüt, bir taraftan Batı dillerinde Kuran tercümelerini Avrupa ülkelerinde dağıtarak İslamiyet ve Müslümanlıktan bahsediyor, diğer taraftan yakışıklı erkekler, açık-saçık, mini etekli, alımlı kızlarla sazlı-sözlü meşk yapıyor?

Zihinlere ve bilinç altına, böylesi bir yaşamın İslamiyetle uyum sağladığı düşüncesini zerk ediyor...

İnsanlığın kurtuluşu için hidayet vesilesi olan yüce dinimiz, ehliyetsiz, liyakatsiz, eyyamcı ve âlemci bir kişi ve onun riayetindekiler tarafından kirletiliyor, lekeleniyor. Din de olmayan fiiller, meşru dini fiiller gibi içselleştirilmeye çalışılıyor..

 

Misal, Adnan Oktar 1990'larda gözaltına alındığında ahlak masası tarafından gözaltına alınıyor?

1999 yılında gözaltına alındığında yine ahlak masası tarafından gözaltına alınıyor?

Son yapılan operasyonda ise yine ahlak masası tarafından gözaltına alınıyor?

 

Adnan Oktar, hiçbir zaman Kuran'ı ve İslamı anlatmaktan, yahut dini düşüncelerinden ötürü gözaltına alınmıyor...

Bir hoca düşünün ki, inançlarından dolayı değil de, sürekli ahlak dışı fiillerinden dolayı gözaltına alınarak, tutuklanıyor?

Allah aşkına, Adnan Oktar ve âvânesinin bu yaptıklarını hangi semavi din meşru görür?

Böyle bir yapı, hiç dini bir yapı olarak nitelendirilebilir mi?

 

Adnan Oktar'ın kedicikleri ötüyor, örgüt ise çözülerek deşifre oluyor...

Kedicikler, örgütün kirli çamaşırlarını birer birer gözler önüne seriyor.

Sorgulanan kedicikler, Adnan Oktar ve çetesinin, namaz kılmadığı, içki içtiği ve bulundukları mekanlarda uyuşturucu kullanıldığı hususunda açıklamalarda bulunuyor.

Hazırlanan iddianame ise çok daha dikkat çekici; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, reşit olmayan kızları alıkoyma, cinsel istismar, cinsel taciz, tecavüz, özel hayatın gizliliğini ihlal (gizli kameralarla görüntü alma), tehdit, şantaj, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, operasyon yapan polislere ateş açma, siyasi ve askeri casusluk yapmak gibi  yasalarımızın ve dinimizin yasakladığı, aklın almadığı ne kadar pis iş varsa, bu örgütte hepsi mevcut.

 

Çalışma yöntemleri de neredeyse FETÖ'yle birebir aynı.

Ellerinde çok geniş bir arşiv olduğu iddia ediliyor. Hedefteki insanların kişisel verileri durmadan kaydediliyor. 

Şantaj mekanizması işletiliyor, böylelikle mal varlıkları da büyütülüyor.

 

1999 yılında yapılan benzer bir operasyonda Adnan Oktar tutuklanmış ve 9 ay cezaevinde kalmıştı. 

O günlerde yeterli datalara ulaşılamadığından, akli dengesi bozuk raporların da ibrazıyla davalardan bir sonuç çıkarılamadı.

O dönemde bile pek çok üst düzey bürokrat, milletvekili hatta bakanlardan dahi mağdurların olduğu iddia ediliyordu?

O tarihlerde dahi teknik takipte kullandıkları teknoloji, polis teşkilatının envanterinde bile bulunmadığından, basını ve siyaseti yıllarca bu şekilde kontrol edebilmişlerdi.

Kumpasa aldıklarını kediciklerle görüntüleyince mağdurlar suspus oluveriyor, dolayısıyla örgütün üzerine de gidilemiyordu.

 

Örgütün ilişki ağı da bir başka karışık. 

Balkanlardan Orta Asya'ya, İsrail'e kadar uzanıyor.

Adnan Oktar'ın İsrail'e yönelik övgü dolu methiyeleri, Netanyahu ile yakın görüşmeleri de var.

İsrailli bir parlamenterle 22 kez yapılan görüşmesi var. 

Yabancı istihbarat örgütleriyle çetrefilli ilişkileri olduğu da söyleniyor?

Kendisine, yaptığı bu görüşmeler sorgu esnasında sorulduğunda, susma hakkını kullanmak istediğini belirtip sükut ediyor.

 

İnsanlar dinlerini, devletin yetkili kuruluşlarından, işi bilen erbaplarından ve otorite din adamlarından yeterince öğrenemedikleri sürece bu türden yapılara her zaman tevessül edeceklerdir.

İşte burada Diyanet İşleri Başkanlığı'na büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir.

İnsanların ihtiyacı olan dini bilgileri, toplumun her kesimine sunabilecek bir şekilde, eğitim ve öğretim alanında yeni strateji ve politikalar geliştirilmeli, meydan hiçbir şekilde boş bırakılmamalıdır.

 

Böylesi ahtapot ve bulaşık örgütlere operasyon yapmakta göründüğü kadar kolay değildir. Kökü dışarıda olan örgütlerle mücadale etmek, üzerine gitmek Türkiye'nin milli ve yerli ilerleyişinin bir göstergesidir. 

Öte yandan İslam dinine zarar veren unsurları temizlemek de aynı zamanda dini bir vecibedir.

 

Türkiye'yi içeriden çökertmeye çalışan iç ve dış odakların kullandığı bu türden yapılar, dini değerleri örselediklerinden, halkın birlik ve bütünlüğünü baltaladıklarından, yanlış işler yaptıklarında ve hukukun dışına çıktıklarında, Türkiye Cumhuriyeti'nin gücünden, MİT, Emniyet Teşkilatı gibi kurumlarından çekinmeli ve korkmalıdırlar.

 

Unutulmamalıdır ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, refleksini çok geç müdahale ederek gösterir!

Ama bir kere müdahale etmeye de başladımı, faillerin tümü operasyonun altında kalır, hepsinin nefesi kesilir!

Hülasa olarak bu operasyonu yapan yetkililere ve siyasi iradeye teşekkürlerimizi iletir, desteklerimizi bildiririz.

 

 

Dr. Güngör Gökdağ

    iletişime geç

    Dr. Güngör Gökdağ

    Köşe Yazarları
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen Osmanlı’da Mahalle: Taştan, Topraktan ve İnsandan Örülmüş Bir Medeniyet Çekirdeği
    Prof. Dr. Hilmi Özden
    Prof. Dr. Hilmi Özden BORÇ İSTER Mİ? GANİ OLAN
    Kadir Duran
    Kadir Duran Bir Avuç Kına
    Prof. IŞIK KUŞÇU BONNENFANT
    Prof. IŞIK KUŞÇU BONNENFANT Kıbrıs Türkleri’nin de anavatan siyasetinde bir yer bulduğu günlere doğru
    Abdulhamid Hamid Al-Kba
    Abdulhamid Hamid Al-Kba Kazakhstan’s Alatau: A Smart City Project Between Strategic Ambition and the Test of Reality
    Avukat Mehmet Taş ( TR )
    Avukat Mehmet Taş ( TR ) İnsani İkamet İzni: Türkiye’de Olağanüstü Nitelikte, Koruyucu Bir İdari Statü
    Sait Kose
    Sait Kose REJİM
    Ahmet Urfali
    Ahmet Urfali AHMET URFALI’DAN “YUNUS EMRE” SÖYLEŞİSİ
    Gulten Abaci
    Gulten Abaci SEYAHAT ETMEK İNSAN RUHUNA EN İYİ GELEN İLAÇTIR       
    Bülent Güven
    Bülent Güven Almanya'da bitmeyen ırkçılık
    Yüksel Çilingir
    Yüksel Çilingir Bir Festivalden Fazlası: BIFFF Deneyimi
    Duran Kadir
    Duran Kadir Benim 1 Mayıs’ım
    Kadir Duran French
    Kadir Duran French 1er mai : une date, deux récits
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist)
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist) ERMENİ MESELESİ
    FİKRİYE AYRANCI KEPER
    FİKRİYE AYRANCI KEPER Bir Çocuk Neden “Yalnızım” Der?
    Nerkiz Sahin
    Nerkiz Sahin 18 yıl
    Ayla Coşkun Ceren
    Ayla Coşkun Ceren YOLUMUZ
    Derya Soysal
    Derya Soysal Kazakhstan: A Rising Star in European Tourism
    Ferda (Boz) Güneri
    Ferda (Boz) Güneri BEYAZ PAPUÇLU BAYRAM
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Çin’in Sınav Ordusu mu, Türkiye’nin Genç Potansiyeli mi Kazanır? Eğitimde Büyük Karşılaştırma
    Dr. REYHAN RAHMAN
    Dr. REYHAN RAHMAN Görmezden Gelinen Hakikat: Makedonya Türklerinin Eşitlik Mücadelesi
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT )
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT ) Şirket kapatıldıktan sonra hissedar vergi borçlarından sorumlu olabilir mi?
    Muhammad Ali Pasha
    Muhammad Ali Pasha His Excellency Atadjan Movlamov Highlights Deepening Turkmenistan–Pakistan Ties in Exclusive Interview
    Hammad Hassan
    Hammad Hassan The Currency of Sacrifice
    Dr. Güngör Gökdağ
    Dr. Güngör Gökdağ Arap Dünyası İran-İsrail Savaşında Neden Sessiz?
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi İsrail-İran Savaşındaki Büyük Resim
    FIKRET AYDEMIR
    FIKRET AYDEMIR AB “ticaret savaşı”na hazır
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ Hakiki Kabakçı : EMİRDAĞ’LIYIM BEN DEME
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI 5 YENI NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    T.C Huseyin Avni Gelendost
    T.C Huseyin Avni Gelendost DOST BİRİKTİRİN..
    ERDOĞAN KAHYA
    ERDOĞAN KAHYA Turizmde Herşey Dahil Sistemi tartışılmalı
    Kamil Sayın
    Kamil Sayın Kamil Sayın'dan HAKİKİ KABAKÇI
    Hüseyin Ekmekçi
    Hüseyin Ekmekçi İNİŞLE DÜŞÜŞ ARASINDA BİR AĞIT
    Zehra Özer
    Zehra Özer Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...
    Ramazan Kurt
    Ramazan Kurt "Yabancı Kökenli Sahte Sosyalistler: Yeter Artık PS'in Sırtından İnin!"
    Serap Yenici
    Serap Yenici Kirmi Kir !
    Bahattin Gemici
    Bahattin Gemici ALMANYA SİYASETİNE AĞIRLIĞIMIZI KOYALIM
    Ansa Suoğlu
    Ansa Suoğlu "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir." Cicero
    Murat Topoglu
    Murat Topoglu ORUÇ TUTMANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ
    BELMA TEK
    BELMA TEK Kadın ve Gül
    Hakan Erzurumlu
    Hakan Erzurumlu Belçika için oturum ve çalışma izni ...
    Zekiye Dogan
    Zekiye Dogan BİR ERKEĞE DÖRT KADIN
    DOMINIQUE DESERRANO
    DOMINIQUE DESERRANO Brand Revenue in the Business-to-Business World:
    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    © 2026 S-B-E Ltd | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle