MENU
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Seri İlanlar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
Kapat

Çocuklar şahların savaşında piyon gibi kullanılmamalı

Ana SayfaYazarlarZehra Özer
27 Nisan, 2018, Cuma 12:24
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

"Sevdiği ebeveynini reddetmek zorunda kalan bir çocuk aslında yarı benliğini inkar etmeye zorlanır. Ebeveyn yabancılaşması, çocuğun gelişmekte olan kişiliğini zedeler ve ruhunda derin yaralar açar, dolayısıyla anne babalar tarafından çocuğa karşı uygulanabilecek en kötü istismarlardan biridir."

Başımıza gelebilecek en kötü durum çocuğumuzu kaybetmektir, hepimiz buna katılırız. Ancak, bir anne veya bir baba ebeveyn yabancılaşmasına maruz kaldığında ve çocuğu ile bağlantısı koparıldığında, buna kimse müdahale etmez. "Ebeveyn yabancılaşması", ebeveyn ile çocuk arasındaki en aşırı bağlantı kopuşunu tanımlayan bir terimdir. Bu terim, ihmal eden veya istismar eden ebeveyni ile artık görüșmek istemeyen çocukları kapsamaz. Bu terim aksine, sevdiği ve benimsediği ebeveyninin etkisi altında, diğer sevdiği ve benimsediği ebeveyni ile irtibatını tamamen koparmak zorunda bırakılan çocukları kapsamaktadır.

Boșanmalarda çocuklarda 'Ebeveyne Yabancılaşması Sendromu" gelișir. Bu özellikle çekişmeli boşanmalarda ve velayet davalarında sıklıkla karşımıza çıkan çocukları psikolojik açıdan ciddi şekilde etkileyen bir durumdur. Çocuğun beyni yıkanarak diğer ebeveyne karşı yabancılaştırılması sonucu oluşan psikolojik bir rahatsızlıktır.

Eşimden ayrıldım ama çocuğumu göremiyorum" cümlesini sadece duymak bile çok acı… Pekala, öfkemize yenik düşerek çocuğumuzu annesi veya babasından koparmaya hakkımız var mıdır?  

Çözüm aslında çok basit. Yasal olarak hakim tarafından takip edilmesi gereken bir ikamet düzenlemesi belirlenir. Aile mahkemesi tarafından belirlenen ebeveyn ve çocuk arasındaki kişisel iletişimi reddetmenin hukuki cezası vardır. Biz bir hukuk devletinde yașıyoruz ve yasalar ihlal edildiğinde adli mercilerin duruma müdahale edeceğine inanırız.

Ancak, ebeveyn yabancılaşma durumunda, çoğu yetkili kișiler kısmen iktidarsızlıktan ve kısmen yașananlara bir anlam yükleyemediğinden, olayları kendi akıșına bırakıp duruma müdahale etmezler. Çocuğu ile bağını kaybeden bir ebeveyn duruma itiraz ettiğinde sürekli 'çocuğu zorlayamayız' sözleriyle karşılaşır. Özellikle, çocuk 12 yaşından büyük ise ve yasalarca  "davranışını yönlendirme yeteneği" gelişmiş bir çocuk olarak görülüyor ise çok fazla müdahale edilmez.

Davranışlarını yönlendirme yeteneği sorgulanabilir bir kavramdır. Bu durumda çocuğun kendi kararının sonucunu taşıyabileceği veya üstlenebileceği varsayılır. Iste tüm sorunlar tam da bu noktada başlar. Çocuk kimliğini ve öz güvenini geliştirmek için her iki ebeveyni ile sıkı bir bağ kurmaya ihtiyaç duyar. Sevdiği ebeveynini ve onun aile fertlerini reddeden bir çocuk benliğinin yarısını inkar etmeye zorlanır. Reșit olmayan çocuklar zihinlerinin gelişimi ve şekillenmesi sırasında böylesi üzücü kopmalara anlam yükleyebilecek güce sahip olmadığından ebeveynini reddetmek gibi sert bir kararın sonucunu taşıyamaz.

Her iki taraf anne, baba olmanın ne demek olduğunu ve mutlaka bunun bilincine varılması gerektiğini anlamalıdır. Bu bilinçle uygar bir ilișki içinde olabilmelidir Çeșitli kanun belirleyicileri araya sokmadan bir anne baba olarak çocuğunu ne zaman isterse görebilme hakkına sahip olmalıdır. Çocuğun iki ebeveyn arasında seçim yapmak istediği düșüncesiyle yola çıkılırsa eğer, tüm sorumluluk çocuğun omuzuna yüklenmiș olur. Bu böyle olmasa da bile, çocuklar zaten anne babalarının boşanmalarından kendilerini sorumlu tutarlar. Çocuklar ebeveyn yabancılaşması durumunda, ayrı düştüğü ebeveynine ve onun aile fertlerine vermiş olduğu üzüntünün farkındadır. Sevdiği ve benimsediği ebeveynini reddetmek zorunda kalındığında, çocuklarda başlayan suçluluk, utanç ve kendi kendini kınama duygusu tahammül edilemez bir hal alır.  Bu çocuklar düşük bir öz güven geliştirmis olmakla beraber, yașadığı ızdırabın uzun süre devam etmesi sonucu psikolojik sorunlarla mücadele ederler. Bu mutsuzlukları yaşam boyunca devam eder. Ebeveyn yabancılaşması bu nedenle kișiliği henüz gelişmekte olan bir çocuğun ebeveyni tarafından maruz kalabileceği en kötü istismarlardan biridir.

Boşanmalarda çocuğun velayet savaşlarının kazananı yoktur. iyi bir ebeveyn boșanırken ilk etapta çocuğun en az zarar göreceği durumunu hedefler. Kendi çıkarı için çocuğunu kullanmaz. Çocuk onunla aynı evde veya farklı bir evde de yaşasa, her iki tarafla sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisi yaşama hakkına sahiptir ve buna kesinlikle ihtiyaç duyar.

Öfkemize yenik düşerek çocuğumuzun adına böylesi sert kararlar almayalım anneler, babalar. Soruyorum, bizler bu yașımızda bile hala annemize babamıza ihtiyaç duyar iken, henüz ergenlik çağına gelmemiș çocuğumuz, böylesi ağır bir yükle nasıl bașa çıkar? Bir evlilik doğru gitmediğinde boșanmak haktır. Davamızda haklı da olabiliriz haksızda ama ne olursa olsun, çocuklarımızın anne veya babalarıyla ilișkilerine müdahale etmeyelim. Buna hakkımız yok. Çocuklarımızın iç dünyasını karartmayalım. Çalıștıktan sonra mal mülk her zaman kazanılır ama çocuklarımızı psikolojik çöküntüye uğratırsak eğer topluma kazandırmak yerine onları ebediyen kaybederiz. Boșanırken maddi veya manevi birçok kayba uğrayabiliriz, Allah'a havale edelim ve sağlıklı bir zihinle hayatımıza devam edelim ... Toplumumuzda, bırakın boşanmış veya boşanmak üzere olan çiftleri, sorunsuz devam eden evliliklerde bile böylesi tutumların ciddi oranda varolduğuna inanıyorum. Özellikle annelerde bu eğilim biraz daha fazla gibi...

Çocukların iki ebeveyn arasında bir seçim yapmak zorunda kalmaması için hakim tarafından belirlenen ikamet düzenlemesi var. Bu tarafsız bir hakimin dayattığı hükümlere dayanır. Ebeveynlerden biri hakimin hükmettiği velayet düzenlemesini umursamayıp kendi öfkesinin dozuna göre hareket ettiğinde çocuğun ihtiyaç duyduğu korunurluk hissi tamamen yok olur. Ebeveyn yabancılaşması tespiti yapıldığında adli merciler ve sosyal yardım hizmetleri duruma derhal müdahale etmenin bir yoluna bakmalıdır fakat gerçekte bu çoğu zaman görmezden gelinir.

Bu  makalemle sadece tek bir ebeveynin boșandığı eşine karşı duyduğu kin ve nefretini yenmesini bırak sadece konu hakkında uzun uzun düşünmesini ve ağır engellere maruz bıraktığı çocuğunun yerine kendini koymasını sağlayabilmişsem eğer ne mutlu bana… Öfke etkisi altında işlenen kasıtlı eylemler mutlu bir geleceğe yol açamaz. Öfke, öyle bir hastalıktır ki, ne eşler arasında, ne de evlat ile ana-baba arasında huzur bırakır. Sonunda eyvah dememek için (bu kolay olmasa da) öfkemizin önüne geçelim ve hem kendimize hem çocuklarımıza huzurlu bir ortam olușturalım…. çünkü ebeveyn yabancılaşmasından kendini ifade edemeyen ve çok yalnız hisseden yüzlerce binlerce çocuk var. 

Sevgiyle kalın

Zehra Özer

iletişime geç

Zehra Özer

Köşe Yazarları
Sait Kose
Sait Kose SÜRPRİZ -SURPRISE
Ahmet Urfali
Ahmet Urfali Korkma Sönmez
Ferda (Boz) Güneri
Ferda (Boz) Güneri ALTIN KALEMLE YAZ
Kadir Duran
Kadir Duran Tahran’da Şok: Yüce Lider’in Açıklanan Ölümü ve Bölgesel Kırılma Riski
Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist)
Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist) ABD’NİN İRAN SALDIRISI NASIL VE NE ZAMAN
FİKRİYE AYRANCI KEPER
FİKRİYE AYRANCI KEPER Gurbetçi Gözüyle Çorum: Hizmet, Kültür, Ramazan – Başkan Halil İbrahim Aşgın
Kadir Duran French
Kadir Duran French Le Parlement belge, ou la République de la chaise musicale
Prof. Dr. Hilmi Özden
Prof. Dr. Hilmi Özden “SOYAĞACI” IŞIĞINDA EPSTEIN BATAKLIĞI
Duran Kadir
Duran Kadir Pourquoi des ministres non élus gouvernent-ils Bruxelles et la Belgique ?
Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Çin’in Sınav Ordusu mu, Türkiye’nin Genç Potansiyeli mi Kazanır? Eğitimde Büyük Karşılaştırma
Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen
Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen ÇANAKKALE’NİN YANKISI: 62 YIL ÖNCEKİ BİR RÖPORTAJIN İZİNDE
Dr. REYHAN RAHMAN
Dr. REYHAN RAHMAN Görmezden Gelinen Hakikat: Makedonya Türklerinin Eşitlik Mücadelesi
Bülent Güven
Bülent Güven İran krizi, İsrail ve bölgesel yansımaları
Gulten Abaci
Gulten Abaci HAYATI ERTELEMEYİN.!GÜZEL ŞEYLER SONRAYA BIRAKILMAYACAK KADAR KIYMETLİDİR
Ayla Coşkun Ceren
Ayla Coşkun Ceren Nergise Övgü
Nerkiz Sahin
Nerkiz Sahin Tadilat mı tamirat mı?
Derya Soysal
Derya Soysal Kazakhstan and the U.S.: Expanding Cooperation for the Future
TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT )
TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT ) Şirket kapatıldıktan sonra hissedar vergi borçlarından sorumlu olabilir mi?
Muhammad Ali Pasha
Muhammad Ali Pasha His Excellency Atadjan Movlamov Highlights Deepening Turkmenistan–Pakistan Ties in Exclusive Interview
Hammad Hassan
Hammad Hassan The Currency of Sacrifice
Dr. Güngör Gökdağ
Dr. Güngör Gökdağ Arap Dünyası İran-İsrail Savaşında Neden Sessiz?
Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi
Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi İsrail-İran Savaşındaki Büyük Resim
Yüksel Çilingir
Yüksel Çilingir Flowing through place and memory
FIKRET AYDEMIR
FIKRET AYDEMIR AB “ticaret savaşı”na hazır
KARMA YAZARLAR KÖŞESİ
KARMA YAZARLAR KÖŞESİ Hakiki Kabakçı : EMİRDAĞ’LIYIM BEN DEME
NASREDDİN HOCA FIKRALARI
NASREDDİN HOCA FIKRALARI 5 YENI NASREDDİN HOCA FIKRALARI
T.C Huseyin Avni Gelendost
T.C Huseyin Avni Gelendost DOST BİRİKTİRİN..
ERDOĞAN KAHYA
ERDOĞAN KAHYA Turizmde Herşey Dahil Sistemi tartışılmalı
Kamil Sayın
Kamil Sayın Kamil Sayın'dan HAKİKİ KABAKÇI
Avukat Mehmet Taş ( TR )
Avukat Mehmet Taş ( TR ) T.C 'de kiralayan ve kiracı arasındaki ilişkiler
Hüseyin Ekmekçi
Hüseyin Ekmekçi İNİŞLE DÜŞÜŞ ARASINDA BİR AĞIT
Zehra Özer
Zehra Özer Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...
Ramazan Kurt
Ramazan Kurt "Yabancı Kökenli Sahte Sosyalistler: Yeter Artık PS'in Sırtından İnin!"
Serap Yenici
Serap Yenici Kirmi Kir !
Bahattin Gemici
Bahattin Gemici ALMANYA SİYASETİNE AĞIRLIĞIMIZI KOYALIM
Ansa Suoğlu
Ansa Suoğlu "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir." Cicero
Murat Topoglu
Murat Topoglu ORUÇ TUTMANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ
BELMA TEK
BELMA TEK Kadın ve Gül
Hakan Erzurumlu
Hakan Erzurumlu Belçika için oturum ve çalışma izni ...
Zekiye Dogan
Zekiye Dogan BİR ERKEĞE DÖRT KADIN
DOMINIQUE DESERRANO
DOMINIQUE DESERRANO Brand Revenue in the Business-to-Business World:
Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

© 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle