MENU
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Seri İlanlar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
Kapat

Avrupa Mültecileri Kabul Edecek mi?

Ana SayfaYazarlarDr. Güngör Gökdağ
03 Mart, 2020, Salı 01:46
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Avrupa Mültecileri Kabul Edecek mi?

 

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki güvenlik toplantısında alınan kararla Türkiye, sınırı geçmek isteyen mültecileri artık durdurmayacağını açıkladı. Bu kararın hemen sonrasında ise Edirne'nin Pazarkule Sınır Kapısına doğru çok yoğun bir mülteci akımı başladı ve sınırı geçenlerin sayısı çoktan 100 bini aştı.

 

Türkiye, 8 yıldır 3,7 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. Dünyada en fazla mülteci ağırlayan ülke durumunda bulunuyor. Bu zamana kadar mülteciler için eğitim, sağlık, beslenme ve barınma gibi giderlerden ötürü yaklaşık 40 milyar dolara yakın para harcadı. Onlar evlerine geri dönebilsinler diye askeri harekat bile başlattı.

 

Şimdi İdlib'de dengelerin değişmesiyle birlikte yeni bir mülteci akımı daha ortaya çıkıyor. 4 milyon insan, Türkiye sınırına doğru hareketleniyor. 1,5 milyon insan da geçiş yapabilmek için sınırın ötesinde bekliyor. İran, Afganistan ve Bangladeş'den gelen mülteciler daha bu rakamlara dahil değil. Birleşmiş Milletler bile, Türkiye'deki mülteci sayısının, kapasitenin çok üzerinde olduğunu belirtirken, Türkiye'nin, bundan sonra ülkeye gelebilecek olan yüzbinleri veya milyonları himaye etmesi de pek mümkün değil.

 

AB tarafından da, Türkiye'nin ilave mülteciyi kaldıramayacağının öngörülmesi ve Ortadoğu'dan kaynaklanan göç dalgalarını ve milyonları absorve edecek bir ülke olmadığının iyi bilinmesi gerekiyor.

 

Diğer yandan Türkiye'nin, mevcut mültecileri geri gönderme gibi bir şansı da bulunmuyor. Çünkü Suriye'de yaşanan gelişmeler, çözümün yakın zamanda olacağına işaret etmiyor. Aksine şartlar her geçen gün daha da kötüye gidiyor.

 

Avrupalı müttefiklerimiz ise, en başından bu yana Suriye konusunda ciddi bir vurdumduymazlık içinde bulunuyorlar. Suriye meselesini, neredeyse Türkiye'nin bir iç meselesi gibi değerlendirmeye çalışıyorlar...

 

Oysa Türkiye, Mart 2016 tarihinde Avrupa Birliğiyle Geri Kabul Anlaşması, Mayıs 2016 tarihinde de Serbest Geçiş Anlaşması yapmıştı. Bu anlaşmaya göre vize serbestisi başta olmak üzere, mali yardımları ihtiva eden bir takım sözler almıştı. Fakat Avrupalılar, çeşitli nedenlerle bu taahhütlerini bir türlü gerçekleştirmediler. Doğrudan Suriyeli mültecilere harcanacak olan paranın bile yarısını, aradan 6 yıl geçmesine rağmen ancak ödediler.

 

Türkiye için bu konu artık rakamlar boyutundan çoktan çıkmış, siyasi, iktisadi ve toplumsal boyutlarda sorun teşkil etme sürecine doğru evrilmiştir. Meseleye insani açıdan bakan Türkiye'nin bütün uyarılarına rağmen, Avrupalıların bu zamana kadar sadece ek yardımlarının mevzu bahis olması kabul edilebilir gibi bir durum değildir.

Türkiye, yıllardır Avrupa kıtasının güvenliğini sağlıyor ama AB fonlarından hiç istifade ettirilmiyor. AB, Türkiye mevzu bahis olduğunda sorunlara, kör, sağır ve dilsiz olarak bakmayı yeğliyor.

 

Mültecilerin Türkiye'ye getirdiği yükü de Avrupalılar paylaşmak istemiyor. İşte bu nedenlerden dolayı sınırların açılması, sorunun uluslararası topluma hatırlatılması ve yükün adilane bir şekilde paylaşılması bağlamında mutlaka ses getirecektir.

 

Sabrı taşan Türkiye, artık Avrupalılardan sadece maddi yardım da istemiyor. Gelinen aşama itibariyle mülteci akımlarını kesecek ve mültecilerin geri dönmesini sağlayacak siyasi desteğin de Ankara'ya verilmesi ve ortaya koyduğu çözüm önerilerinin desteklenmesi bekleniyor.

Kısaca AB, Avrupa'ya göçü önleme politikası geliştirmemeli, Ortadoğu'da göçün önlenmesi yönünde girişimlerde bulunmalıdır..

 

Yoksa Avrupa Birliği para versin, Türkiye sussun, sorumluluğu tek başına üstlensin durumu gelinen aşamadan sonrası için geçerli değildir.

 

Şu da iyi bilinmelidir ki Türkiye, mülteci meselesini Avrupalılara karşı koz olarak kullanmıyor. Sınır kapılarını açarak Avrupa'yı kesinlikle tehdit etmiyor, şantaj da yapmıyor. Sadece mülteci sorununun artık tek taraflı olarak sürdürülebilir olmadığını göstermeye çalışıyor.

 

Zaten açılan kapılardan mülteciler, Bulgaristan veya Yunanistan'a gitmek istemiyorlar. Mültecilerin neredeyse tamamı Almanya merkezli Batı Avrupa ülkelerine gitmek istiyorlar. Oralara varabilen her mülteci, onlar için sosyal, siyasal ve ekonomik açıdan bir sorun demektir. Yabancı düşmanlığı ve yükselen ırkçılık karşısında, Avrupa ülkelerinin iç dengelerinin bozulması demektir.

 

Şimdi Avrupa medeniyeti kıta girişinde bulunan mültecilerle bir insanlık sınavı veriyor. Sınırlara dikenli tel çekerek, keskin nişancıları yerleştirerek, askeri tedbirler alıyor. Fiziki müdahalelerle mülteci akımını durdurmaya çalışıyor. Unutulmamalıdır ki AB, Ortadoğu meselesine ne kadar duyarsız kalırsa işin sonuçlarına da o derece katlanmak zorunda kalacaktır.

 

Türkiye, sınır kapılarını açtığı için, ekonomik yönden döviz ve borsa hareketliliği gibi yeni manipülasyonlara, yuları dışarıda olan yapılarla içeride karışıklık ve kaosa, terör örgütleri üzerinden de yeni eylemlere maruz kalabilir.

 

Fakat aziz milletimiz, devletimizin aldığı kararların arkasında durduğu müddetçe, ülke olarak her türlü zorluk aşılır, her engel kaldırılır. Yeter ki birlik ve beraberlik olması gerektiği şekilde sağlanabilsin.

Dr. Güngör Gökdağ

    iletişime geç

    Dr. Güngör Gökdağ

    Köşe Yazarları
    Kadir Duran French
    Kadir Duran French Bruxelles : un nouveau casting, mais un scénario inchangé ?
    Ahmet Urfali
    Ahmet Urfali BENGÜ TAŞLAR  
    Kadir Duran
    Kadir Duran Brüksel Şerif'i iş başında
    Ferda (Boz) Güneri
    Ferda (Boz) Güneri EMLİK KUZULARI
    FİKRİYE AYRANCI KEPER
    FİKRİYE AYRANCI KEPER Bir Annenin Gözünden Epstein
    Sait Kose
    Sait Kose ÖZGÜRLÜK
    Prof. Dr. Hilmi Özden
    Prof. Dr. Hilmi Özden ZİYA GÖKALP BUGÜNE NE SÖYLER?
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
    Dr. Bedri ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Çin’in Sınav Ordusu mu, Türkiye’nin Genç Potansiyeli mi Kazanır? Eğitimde Büyük Karşılaştırma
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen
    Dr. Mehmet Arslan - Tarihci / Bagimsiz Akademisyen ÇANAKKALE’NİN YANKISI: 62 YIL ÖNCEKİ BİR RÖPORTAJIN İZİNDE
    Dr. REYHAN RAHMAN
    Dr. REYHAN RAHMAN Görmezden Gelinen Hakikat: Makedonya Türklerinin Eşitlik Mücadelesi
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist)
    Tonyukuk Boran (Uluslararası Stratejist) KARTAL İLE EJDERHA SATRANCINA YENİ HAMLELER YENİ PEARL HARBOR OLACAK MI?
    Bülent Güven
    Bülent Güven İran krizi, İsrail ve bölgesel yansımaları
    Gulten Abaci
    Gulten Abaci HAYATI ERTELEMEYİN.!GÜZEL ŞEYLER SONRAYA BIRAKILMAYACAK KADAR KIYMETLİDİR
    Ayla Coşkun Ceren
    Ayla Coşkun Ceren Nergise Övgü
    Nerkiz Sahin
    Nerkiz Sahin Tadilat mı tamirat mı?
    Derya Soysal
    Derya Soysal Kazakhstan and the U.S.: Expanding Cooperation for the Future
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT )
    TAYFUN ANIL ( BRUXELLES AVUKAT ) Şirket kapatıldıktan sonra hissedar vergi borçlarından sorumlu olabilir mi?
    Muhammad Ali Pasha
    Muhammad Ali Pasha His Excellency Atadjan Movlamov Highlights Deepening Turkmenistan–Pakistan Ties in Exclusive Interview
    Hammad Hassan
    Hammad Hassan The Currency of Sacrifice
    Dr. Güngör Gökdağ
    Dr. Güngör Gökdağ Arap Dünyası İran-İsrail Savaşında Neden Sessiz?
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi
    Prof Dr Ali Vural Cengiz Arizona GCU Öğretim Üyesi İsrail-İran Savaşındaki Büyük Resim
    Yüksel Çilingir
    Yüksel Çilingir Flowing through place and memory
    Duran Kadir
    Duran Kadir Biliyor muydunuz? Henry "Box" Brown kimdir ?
    FIKRET AYDEMIR
    FIKRET AYDEMIR AB “ticaret savaşı”na hazır
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ
    KARMA YAZARLAR KÖŞESİ Hakiki Kabakçı : EMİRDAĞ’LIYIM BEN DEME
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    NASREDDİN HOCA FIKRALARI 5 YENI NASREDDİN HOCA FIKRALARI
    T.C Huseyin Avni Gelendost
    T.C Huseyin Avni Gelendost DOST BİRİKTİRİN..
    ERDOĞAN KAHYA
    ERDOĞAN KAHYA Turizmde Herşey Dahil Sistemi tartışılmalı
    Kamil Sayın
    Kamil Sayın Kamil Sayın'dan HAKİKİ KABAKÇI
    Avukat Mehmet Taş ( TR )
    Avukat Mehmet Taş ( TR ) T.C 'de kiralayan ve kiracı arasındaki ilişkiler
    Hüseyin Ekmekçi
    Hüseyin Ekmekçi İNİŞLE DÜŞÜŞ ARASINDA BİR AĞIT
    Zehra Özer
    Zehra Özer Yüreğime dokunmadı desem yalan olur...
    Ramazan Kurt
    Ramazan Kurt "Yabancı Kökenli Sahte Sosyalistler: Yeter Artık PS'in Sırtından İnin!"
    Serap Yenici
    Serap Yenici Kirmi Kir !
    Bahattin Gemici
    Bahattin Gemici ALMANYA SİYASETİNE AĞIRLIĞIMIZI KOYALIM
    Ansa Suoğlu
    Ansa Suoğlu "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir." Cicero
    Murat Topoglu
    Murat Topoglu ORUÇ TUTMANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ
    BELMA TEK
    BELMA TEK Kadın ve Gül
    Hakan Erzurumlu
    Hakan Erzurumlu Belçika için oturum ve çalışma izni ...
    Zekiye Dogan
    Zekiye Dogan BİR ERKEĞE DÖRT KADIN
    DOMINIQUE DESERRANO
    DOMINIQUE DESERRANO Brand Revenue in the Business-to-Business World:
    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    © 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle