Şişli’de Konteyner Vahşeti: Özbekistan Uyruklu Kadın Parçalanmış Halde Bulundu
İlk bakışta bir dizi sahnesini andıran olay, kısa sürede gerçeğin çok daha sert olduğunu gösterdi.
Bruxelles Korner / Kadir Duran
İstanbul Şişli’de bir çöp konteynerinde çarşafa sarılı halde bulunan ve parmak iziyle kimliği belirlenen Durdona Khokimova (36) cinayetinde soruşturma derinleşti. Savcılık anlatımına göre olayın ardından valizlerle hareket eden iki şüpheli, Gürcistan’a kaçmaya çalışırken İstanbul Havalimanı’nda yakalandı; dosyada toplam 3 gözaltı bulunuyor.Yapılan incelemede cesedin başı ve bacaklarının kesildiği belirlendi.
.jpeg)
Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak'ta saat 20.00 sıralarında çöp konteynerinde çarşafa sarılı bir ceset bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen polis inceleme başlattı. İncelemeler sırasında cesedin başının olmadığı ve bir kadına ait olduğu belirlendi.
KAĞIT TOPLARKEN FARK ETTİ
Mahallede kağıt toplayan O.Ç., Kuyulubağ Sokak No: 25 önünde bulunan konteynerde çarşafa sarılı cesedi fark etti. Polis merkezine giden O.Ç. durumu bildirerek, ekiplerle olay yerine geldi.
Bunun üzerine Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, çevrede önlem alarak detaylı inceleme başlattı. Ekipler, konteynerde ve çevresinde delil araştırması yaptı.
ŞÜPHELİLERİN TAŞIDIĞI VALİZ BULUNARAK İNCELENDİ
Polisin yaptığı incelemeler sırasında kadının başı ve kesilen bacaklarına ulaşılamazken, görgü tanıklarından alınan bilgiler doğrultusunda olay yerinde görüldüğü belirtilen şüphelilerle ilgili inceleme başlatıldı. Yine bu şüphelilerin konteyner çevresinde ellerinde görülen valiz ise aynı mahallede Bozkurt Caddesi'nde bulunarak incelendi.
KİMLİĞİ TESPİT EDİLDİ
Öte yandan cesetten alınan parmak izi sorgusu sonucunda; kadının Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova olduğu belirlendi. Polisin olay yerindeki incelemesi sona ererken, cenaze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
8 SAATLİK ÇALIŞAMANIN ARDINDAN HAVALİMANI'NDA YAKALANDILAR

Şişli’de Konteyner Vahşeti: “Dizideki Sahne” Gerçeğe Taşındı
Giriş: Kurgu ile Sokak Arasındaki Mesafe Kapanıyor
Bu olayın yarattığı sarsıntı, yalnızca şiddetin düzeyiyle ilgili değil. Aynı zamanda, birçok kişinin zihninde bir “tanıdıklık” hissi doğuruyor: Bunu bir yerden biliyoruz. Siz de bunu net biçimde söylüyorsunuz; Yargı dizisinde benzer bir vaka üzerinden hikâye kurulmuştu, Savcı Ilgaz’ın başladığı dosya gibi.
Buradaki kritik kırılma şu: Diziler, çoğu zaman “uç” görünen yöntemleri ekrana taşırken izleyicide bir tür güvenli mesafe yaratır; “bu kurgu” deriz. Fakat Şişli’deki konteyner vahşeti, o mesafenin aslında ne kadar ince olduğunu gösteriyor. Kurgu, toplumun karanlık potansiyelini temsil eder sanılır; oysa bazen kurgu, gerçeğin gölgesidir.
İstanbul’da “Film Sahnesi” Değil, Gerçek: Şişli’de Konteyner Cinayeti ve Şiddetin Meşrulaştırılması
“Aşk” söylemiyle paketlenen tahakküm, bir kez daha ölümle sonuçlandı
İstanbul Şişli’de bir çöp konteynerinde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova cinayeti, yalnızca bir adli vaka değil; “ilişki” dilinin nasıl sahiplenme ve itaat talebine dönüştüğünün karanlık fotoğrafı. Duatepe Mahallesi’nde yapılan ihbarla başlayan olayda kimlik, parmak izi üzerinden tespit edildi. Ardından iki şüphelinin İstanbul Havalimanı’nda Gürcistan’a kaçarken yakalandığı, dosyada 3 gözaltı bulunduğu bilgisi basına yansıdı.
Olayın akışı: “tartışma–delil–kaçış” hattı
Kamuoyuna yansıyan savcılık anlatımında; şüpheli D.A.U.T. (31) ile maktul arasında duygusal ilişki olduğu, olay günü tartışma yaşandığı ve maktulün öldürüldüğü iddiası yer aldı. İkinci şüpheli G.A.K. (29)’nin yardım ettiği; delillerin yok edilmesine dönük eylemler, valizlerle hareket ve parçaların farklı noktalara bırakılması gibi iddialar soruşturma dosyasında değerlendiriliyor.
Yakalama ise kritik bir eşik: Şüphelilerin kaçış girişimi, havalimanında yapılan operasyonla kesildi. Bu ayrıntı, soruşturmanın kamera/dijital iz takibiyle hızla ilerlediğine işaret ediyor.
“Aşk” değil, tahakküm: Rızanın bittiği yerde hak da biter
Bu tarz cinayetlerde en büyük ikinci problem, olayın “aşk”, “kıskançlık”, “tartışma” gibi kelimelerle sunulmasıdır. Çünkü bu kelimeler, şiddeti insani bir gerekçeye dönüştürür ve failin zihnindeki tahakkümü görünmez kılar. Oysa ilke nettir:
Hiç kimse kimseyi sevmeye, kalmaya, itaat etmeye mecbur edemez.
“Karşılık beklemek” ile “hak iddia etmek” aynı şey değildir.
Yazılı anlaşmaların çerçevesini hukuk çizer; yazısız beklentiler kimseye “tasarruf” yetkisi vermez.
Bu cinayet, “insan ne kadar kötü olabilir?” sorusundan önce, “şiddet nasıl bu kadar normalleşti?” sorusunu büyütüyor.
Devletin sınavı: caydırıcılık ve uygulama
Toplumsal talep çoğu zaman “en ağır ceza” cümlesine sıkışır. Ancak etkili mücadele yalnızca ceza miktarıyla değil; yakalama kapasitesi, koruyucu önlemler, hızlı adli süreç ve ihlal takibiyle kurulur. Bu dosya, özellikle kadına yönelik şiddette şu başlıkları yeniden gündeme taşıyor:
Risk değerlendirmesi ve acil koruma mekanizmalarının hızlandırılması
Uzaklaştırma/koruma kararlarının ihlallerinde anlık yaptırım ve elektronik izleme seçenekleri
Göçmen kadınların kırılganlıklarına uygun erişilebilir destek hatları, danışmanlık ve barınma kapasitesi
Delil toplama ve kamera/dijital iz takip kapasitesinin ülke genelinde standartlaştırılması
Son söz
Şişli’deki bu cinayet, bir “magazin ilişkisi” değil; şiddetin diliyle kurulan bir tahakküm dosyasıdır. Adalet, “intikam” söylemiyle değil; hukukun öngördüğü en ağır yaptırımların adil yargılama güvencesi içinde uygulanmasıyla sağlanır. Ve en önemlisi: Bu tür dosyaların sayısını azaltacak olan şey, yalnızca ceza değil; önleme, koruma, uygulama üçgeninin eksiksiz işletilmesidir.
Sonuç: “Sadece Dizide Olur” Dönemi Bitti
Şişli’deki vaka şunu söylüyor:
Bu şehirde, bu ülkede, şiddet artık yalnızca “arka sokak hikâyesi” değil; merkezde, görünür yerde, gündelik hayatın tam içinde.
Bu noktada iki şey aynı anda yapılmalı:
Adli gerçeklik: Soruşturmanın her aşaması şeffaf, delile dayalı ve hızlı yürütülmeli. “Kaçmaya çalışırken yakalandı” bilgisi önemli; ama yargılamanın niteliği asıl test.
Toplumsal gerçeklik: “Aşk” söylemiyle şiddeti maskeliyor muyuz? Ayrılığı kabullenemeyen zihniyeti, “kıskançlık” diye romantize ediyor muyuz?
Çünkü bugün konteynerden çıkan şey yalnızca bir suç dosyası değil; toplumun güven duygusundan kopan bir parçadır.
Hızlı Bilgi Kutusu (5 Madde)
Nerede bulundu? Şişli Duatepe Mahallesi’nde, Kuyulubağ Sokak’taki çöp konteynerinde; ihbar, konteynerde cesedin fark edilmesiyle yapıldı.
Kurban kim? Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova (36); kimlik tespiti parmak izi ile yapıldı.
Olayın iddia edilen akışı nedir? Savcılık anlatımında: tartışma → öldürme → cesedi parçalama → poşetleme/valiz → taksiyle Şişli’ye gelme → parçaları farklı noktalara bırakma zinciri yer alıyor.
Şüpheliler kim? Dosyada adı geçen iki temel şüpheli: D.A.U.T. (31) ve G.A.K. (29); ayrıca E.K. (58) isimli bir kişi daha gözaltında (toplam 3).
Nasıl yakalandılar? Kamera/dijital iz ve saha takibi sonrası iki şüpheli, yurt dışına çıkış girişiminde İstanbul Havalimanı’nda yakalandı; adli işlemler ve soruşturma sürüyor.
“Diziler Şiddeti Normalleştiriyor mu?” Tartışmasına Soğukkanlı Bakış
Bu tür olaylardan sonra otomatik refleks şudur: “Diziler böyle şeyleri öğretiyor.” Bu tartışma önemlidir ama tek başına açıklama değildir.
Diziler yöntem icat etmez; görünür kılar. Kriminal yöntemler, diziden önce de vardı.
Risk şurada: Şiddetin tekrar tekrar sunumu, bazı izleyicilerde duyarsızlaşmayı artırabilir; “bu da olur” eşiğini aşağı çekebilir.
Asıl mesele: Şiddetin kendisi kadar, şiddetin arkasındaki ilişki dinamikleri (kontrol, sahiplenme, ayrılmayı kabullenememe, “bensiz olmaz” saplantısı) toplumsal zeminde büyüdüğünde, yöntem sadece bir “son aşama” olur.
Yani ekrandaki hikâye ile sokaktaki gerçek arasında doğrudan bir “sebep-sonuç” kurmak kolaycılıktır; fakat kültürel iklimin şiddeti estetize etme/normalleştirme ihtimali de ciddiye alınmalıdır.

Öldürülen Durdona Khokimova'nın karşı komşusu Behruz Toşbatov, “2 gün önce kavga sesleri duyduk. Duyduğumuz sesler karı koca kavgası gibiydi. Sonra apartmandaki diğer oturanlarla onları uyardık. Sonra sesler kesildi. Ben de Özbekistan uyrukluyum. Onlar da Özbekistan uyrukluymuş. Özbek olduklarını anladım ama tiplerini beğenmedim ve tanışmadım. Buraya bir hafta önce taşındılar. Kadını daha önce burada, sokakta ve metroda görmüştüm. Polisler geldiğinde cinayet işlendiğini anladık" dedi. Toşbatov'un oğlu ise, "Annemi polisler çevirmen olarak çağırdıklarında öğrendik. Bizim karşı komşumuz. Çok korkunç bir olay" diye konuştu.
"Poşeti Yırttım, Kan İzlerini Gördüm, Elim Ayağım Boşaldı"
Şişli'de bir hurdacı, çöp konteynerinde Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova'nın cesedini buldu. Yaşadığı travmatik anları anlattı: "Sıcaklık hissedince içinde ceset mi var diye aklımdan geçirdim. Kaldıramayınca anladım."
Şişli’de Çöp Konteynerinde Cesedi Bulan Hurdacı Anlattı
Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova,(36) dehşet veren bir cinayete kurban gittiı. İstanbul Şişli’de çöp konteynerinde bulunan cesedin kendisine ait olduğu kimlik tespitiyle kesinleşti.
Şişli’de çöp ve hurda toplayarak geçimini sağlayan bir hurdacı, konteynerde bulduğu şüpheli poşetler sayesinde korkunç olayı ortaya çıkardı.
Hurdacı, çöpleri ayıkladığı sırada siyah bir poşeti yırttığını, alt kısmında kan izlerini görünce büyük panik yaşadığını söyledi.
Poşetin içindekini kaldıramadığını belirten hurdacı, “Kıyafet sandım ama ağırdı. Alt tarafından yırtınca kan izlerini gördüm” dedi.
Dokunduğunda sıcaklık hissettiğini anlatan hurdacı, “O an içinde ceset olabileceği aklımdan geçti. Hayvan olsaydı kaldırabilirdim ama kaldıramadım” ifadelerini kullandı.
Yaşadığı şokun ardından bir bakkala gidip sigara aldığını söyleyen hurdacı, daha sonra doğrudan karakola giderek polise haber verdi.
Olay yerine gelen polis ekipleri, poşetleri açtıklarında bir kadına ait cansız bedenle karşılaştı.
Olayla ilgili güvenlik kamera kayıtları ve deliller incelemeye alınırken, soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.
#Şişli#SonDakika#Cinayet#Asayiş#İstanbul#DurdonaKhakımova

Şişli’de bir çöp konteynerinde cansız bedeni bulunan 36 yaşındaki Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova kimdir?
- Yaklaşık 3 senedir İstanbul’da yaşıyordu. İki çocuğu vardı. Fatih ilçesinde hayatını sürdüyordu. Av malzemeleri satan bir işletmenin sahibiydi. Katili ile iddiaya göre TikTok uygulamasında tanıştı. İddiaya göre katili ile son zamanlarda ayrılık konuşmaları yapıyorlardı. Sık sık tartışıyorlardı.

İstanbul Şişli'de çöp konteynerinde bulunan kafası olmayan kadın cinayetinde katil zanlısının ifadesi ortaya çıktı:
Durdona Khokimova ile olay günü tanıştık. Aramızda gönül ilişkisi başladı. Tartıştık.
Bıçaklayarak öldürdüm. Daha sonra arkadaşım Gofurjon Akmalkhonovıch Kamalkhodaev ile birlikte cesedi Ümraniye’deki evde parçalara ayırdık.
Ceset parçalarını ayrı ayrı poşetledik ve bavulun içine yerleştirdik.
Ardından ticari taksiyle Şişli'ye geldik. Cesedi ve parçalarını farklı çöp konteynerlerine attık.

SOURCE : https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/sisli-de-cop-konteynerinde-basi-olmayan-kadin-cesedi-bulunmustu-supheliler-yakalandi-2472997?utm_source=chatgpt.com et DHA











Yorum Yazın