Sebahattin Tetik ES TV canlı yayınında Belçika’daki Türk kökenli siyasetçileri sert sözlerle eleştirdi: “İnsanlara doğru bilgi verin”
Avrupa Platformu Başkanı ve Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Sebahattin Tetik, ES TV Genel Yayın Yönetmeni Güray Ateş’in canlı yayın konuğu oldu. Tetik, yaklaşık 40 yıllık Avrupa deneyimine dayanarak Belçika’daki Türk kökenli bazı siyasetçilerin diaspora ile ilişkilerini sorguladı; özellikle Saint-Josse-ten-Noode Belediye Başkanı Emir Kır ile Gent Belediye Meclis Üyesi ve eski federal milletvekili Veli Yüksel hakkında sert eleştiriler yöneltti. Tetik, benzer değerlendirmelerini daha önce Bruxelles Korner’den Kadir Duran’a da dile getirmişti.
Bruxelles Korner | Kadir Duran

https://www.youtube.com/live/psVQWMQtj1E?si=t01dGkpCXIJRRX8M
Eskişehir’de yayın yapan ES TV’nin canlı yayınında, Avrupa’daki Türk toplumunun siyasetteki temsili, gurbetçilerin kamu kurumlarıyla ilişkileri ve Türkiye’ye gelen Belçikalı Türk siyasetçilerin tutumları tartışıldı.
Programın konuğu Avrupa Platformu Başkanı Sebahattin Tetik, moderatör ES TV Genel Yayın Yönetmeni Güray Ateş’in sorularını yanıtlarken özellikle Belçika’da siyaset yapan bazı Türk kökenli isimlere yönelik oldukça sert ifadeler kullandı.
Avrupa Platformu’nun kendi kurumsal bilgilerine göre Tetik, uzun yıllar Hollanda ve Belçika’da yaşamış; Gent’te yaklaşık 30 yıl geçirmiş ve daha sonra Türkiye’ye dönerek Avrupa ile Türkiye arasında faaliyet gösteren platformun kuruluşunda yer almış bir isim.
Tetik’in canlı yayındaki temel sorusu şuydu:
“Biz buraya geldiklerinde onlara kapılarımızı açıyoruz. Ama biz Avrupa’ya gittiğimizde aynı yaklaşımı neden göremiyoruz?”
“Avrupa’dan gelen siyasetçileri Türkiye’de fazla mı büyütüyoruz?”
Tetik, tartışmayı Türkiye’de Avrupa’dan gelen Türk kökenli siyasetçilere gösterilen ilgi üzerinden açtı.
Belçika ile Türkiye’deki siyasi sistemlerin ve seçilme mekanizmalarının birbirinden oldukça farklı olduğuna işaret eden Tetik, Avrupa’daki yerel siyasi makamların Türkiye kamuoyunda zaman zaman olduğundan daha büyük algılandığını savundu.
Tetik şöyle konuştu:
“Buraya gelince biraz onlara fazla mı değer veriyoruz, gözümüzde fazla mı büyütüyoruz? Avrupa’daki siyasetle Türkiye’deki siyaset farklı.”
Bu noktada Belçika’nın yerel ve bölgesel siyasi sistemindeki ölçek farkını vurguladı.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Belçika’da belediye meclisleri, bölge parlamentoları, Flaman Parlamentosu ve Federal Parlamento birbirinden ayrı siyasi kurumlardır. Dolayısıyla yerel belediye meclis üyeliği ile milletvekilliğinin aynı makam gibi değerlendirilmesi teknik olarak doğru değildir.
Emir Kır’a çok sert eleştiri
Canlı yayının en dikkat çekici bölümlerinden biri Saint-Josse-ten-Noode Belediye Başkanı Emir Kır hakkındaki açıklamalardı.
Tetik, geçmişte Kır’ın Eskişehir ziyaretlerinden birinde kendisine yardımcı olduğunu, kamu yöneticileriyle görüşmeler organize ettiğini ve misafirperverlik gösterdiğini anlattı.
Buna karşılık Avrupa’ya yapılan ziyaretlerde aynı karşılığı görmediğini öne sürdü.
Tetik, kendi anlatımına göre Kır’ın Eskişehir’de gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında planlanan basın buluşmasına katılmadığını belirterek bu olayı siyasi ilişkilerdeki samimiyet sorununa örnek gösterdi.
Tetik’in sözleri kişisel tanıklığına ve değerlendirmesine dayanıyor. Bruxelles Korner, bu iddiaları Tetik’in beyanları olarak aktarıyor; ilgili kişilerin cevap ve düzeltme hakkının bulunduğunu özellikle vurguluyor.
Tetik yayında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Emir Kır geldiğinde biz çok güzel ağırlıyoruz. Ama biz oraya vardığımızda aynı kolaylığı görebiliyor muyuz? Benim sorguladığım bu.”
Tetik: “Kardeş belediyelik ilişkisi yeniden değerlendirilmeli”
Sebahattin Tetik ayrıca Eskişehir ile Saint-Josse-ten-Noode arasındaki ilişkileri de sorgulayarak belediyelerin ölçeklerinin farklı olduğunu savundu.
Burada Tetik’in canlı yayında kullandığı “kayyum” ifadesinin Belçika hukukundaki durumla birebir örtüşmediğini belirtmek gerekiyor.
Bruxelles Korner doğrulaması
Saint-Josse-ten-Noode’da Türkiye’deki hukuki anlamıyla belediye başkanının görevden alınarak yerine bir “kayyum” atanması söz konusu değil.
Ancak belediyenin ağır mali sorunları nedeniyle Brüksel Bölge Hükümeti, 28 Mayıs 2026’da zorunlu bölgesel denetim — “dwangtoezicht / tutelle coercitive” — prosedürünü başlattı. Belediyenin kümülatif bütçe açığının yaklaşık 30 milyon avroya ulaştığı bildirildi. Sürecin ileri aşamasında özel bir bölge komiserinin mali kararları denetlemesi mümkün; fakat bu mekanizma Emir Kır’ın belediye başkanlığından otomatik olarak alınması anlamına gelmiyor.

Nitekim Temmuz 2026 itibarıyla Saint-Josse-ten-Noode Belediyesi’nin resmi sayfasında Emir Kır hâlâ belediye başkanı olarak yer alıyor.
Dolayısıyla Tetik’in siyasi eleştirisinin özü anlaşılır olmakla birlikte, terminolojik olarak “kayyum atandı” yerine “zorunlu bölgesel denetim süreci başlatıldı” demek daha doğru.
Emir Kır kaç oy aldı?
Canlı yayında Kır’ın “6-7 bin oyla belediye başkanı olduğu” yönünde de bir değerlendirme yapıldı.
Resmî Brüksel seçim sonuçları daha kesin bir tablo sunuyor.
9 Şubat 2025’te yenilenen Saint-Josse-ten-Noode belediye seçimlerinde Emir Kır, 4.680 tercih oyu aldı. Kır’ın listesi ise seçimin açık ara en güçlü listesi oldu.
Bu veri aynı zamanda Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi ölçek farkının neden dikkatli yorumlanması gerektiğini gösteriyor: Saint-Josse, Brüksel’in 19 belediyesinden biri ve nüfus bakımından küçük bir yerel yönetim.
İkinci hedef Veli Yüksel: “İnsanlara doğru bilgi verilmeli”
Tetik’in canlı yayında eleştirdiği ikinci önemli isim Veli Yüksel oldu.
Tetik, Yüksel’in Eskişehir’de açılan Belçika Fahri Konsolosluğu konusundaki kamuoyu iletişimini eleştirdi.

Belçika’nın Eskişehir Fahri Konsolosu Sayın Emir Turan
Tetik’in temel itirazı şuydu:
“Fahri konsolosluk açıldı. Ama vatandaş pasaportunu orada uzatabiliyor mu? Vize alabiliyor mu? İnsanlara yetkilerin ne olduğunu doğru anlatmak lazım.”
Bu konuda Tetik’in yaptığı temel ayrım, resmî Belçika kaynaklarıyla büyük ölçüde örtüşüyor.
Eskişehir’deki temsilcilik gerçekten “Fahri Konsolosluk”
Belçika Dışişleri Bakanlığı’nın resmî kayıtlarına göre Eskişehir’de bulunan temsilcilik:
Belçika Fahri Konsolosluğu – Honorary Consulate of Belgium in Eskişehir statüsünde.
Fahri Konsolos Ahmet Emir Turan ve görev bölgesi Eskişehir, Afyonkarahisar ve Kütahya.
Belçika Dışişleri Bakanlığı açık biçimde fahri konsoloslukların büyükelçilikler ve başkonsolosluklardan daha sınırlı yetkilere sahip olduğunu belirtiyor ve konsolosluk işlemleri için öncelikle Ankara Büyükelçiliği veya İstanbul Başkonsolosluğu ile temas kurulmasını tavsiye ediyor.

Örneğin vize soruları için resmî makam Belçika’nın İstanbul Başkonsolosluğu, birçok pasaport ve kimlik işlemi için ise Ankara’daki konsolosluk servisi yetkili.
Bu nedenle “Eskişehir’de Belçika Konsolosluğu açıldı” şeklindeki genel bir ifade vatandaşta tam teşekküllü konsolosluk algısı yaratabilir. Doğru ifade “Belçika Fahri Konsolosluğu”dur.

Bununla birlikte Veli Yüksel’in 2024’te kamuoyuna yansıyan açıklamalarında da temsilcilikten “Belçika Fahri Konsolosluğu” olarak söz edildiği görülüyor. Bu nedenle Yüksel’in “tam konsolosluk açıldı” dediğini kesin bir olgu gibi sunmak için ayrıca doğrudan bir kayıt gerekir.

Bu ayrım gazetecilik açısından önemlidir.
Veli Yüksel’in bugünkü siyasi görevi ne?
Tetik canlı yayında Yüksel’in siyasi unvanının da kamuoyuna doğru anlatılması gerektiğini savundu.
Burada da resmî kayıtlar tabloyu netleştiriyor.
Veli Yüksel bugün Gent Belediye Meclisi üyesidir. Gent Belediyesi’nin resmî sitesinde “Gemeenteraadslid – Voor Gent” olarak kayıtlıdır.
Ancak Yüksel geçmişte gerçekten milletvekilliği yapmıştır:
2009–2014: Flaman Parlamentosu milletvekili
2014–2019: Belçika Federal Parlamentosu milletvekili.
Dolayısıyla güncel unvanı için “eski federal milletvekili ve Gent Belediye Meclis Üyesi Veli Yüksel” ifadesi en doğru tanımlamadır.
“Türkiye’ye geldiklerinde bütün kapıları açıyoruz”
Sebahattin Tetik’in konuşmasının merkezinde aslında yalnızca iki siyasetçi yoktu.
Tetik daha geniş bir diaspora siyaseti eleştirisi ortaya koydu.
Türkiye’ye gelen Avrupa merkezli siyasetçilerin vali, belediye başkanı, kamu yöneticisi ve diğer kurumlarla görüşebilmesi için yardımcı olduklarını belirten Tetik, buna karşılık Türkiye’den Belçika’ya giden heyetlerin aynı ilgiyi görmediğini ileri sürdü.
Tetik:
“Buraya geldiklerinde büyükşehir belediyesiyle görüştür, valiyle görüştür, nüfus müdürüyle görüştür diyorlar. Biz kapılarımızı açıyoruz. Ama biz oraya vardığımızda neden aynı yaklaşımı göremiyoruz?”
diye sordu.
Onun açısından temel mesele siyasi parti değil, karşılıklılık ve diaspora vatandaşına hizmet.
“Partiniz ne olursa olsun, insanlara yardımcı olun”
Tetik, Avrupa’daki Türk kökenli siyasetçilere doğrudan çağrıda bulundu:
“Siyaset yapıyorsanız omurgalı yapın. İnsanlara doğru bilgi verin.”
Tetik’e göre Türk kökenli siyasetçilerin görevi yalnızca Türkiye ziyaretlerinde protokol fotoğrafı vermek değil; Belçika’da yaşayan vatandaşların belediye, sosyal hizmet, oturum, kamu yönetimi ve diğer sorunlarında somut şekilde yanlarında olmak olmalı.
Bu yaklaşım, canlı yayının en belirgin siyasi mesajlarından biriydi.
Bruxelles Korner’e daha önce de aynı eleştiriyi yapmıştı
Sebahattin Tetik’in ES TV ekranındaki çıkışı tamamen yeni değil.

Tetik, kısa süre önce Bruxelles Korner’den Kadir Duran ile yaptığı görüşmede de Belçika’daki diaspora siyasetinin temsil ve samimiyet sorununu gündeme getirmiş; Türkiye’ye gelen siyasetçilerin gördüğü ilgi ile Avrupa’daki Türk vatandaşlarına ve Türkiye’den gelen heyetlere gösterilen yaklaşım arasında fark bulunduğunu savunmuştu.
ES TV canlı yayınında ise bu eleştirilerini ilk kez çok daha açık biçimde isimlendirerek Emir Kır ve Veli Yüksel üzerinden kamuoyu önünde ortaya koydu.
Güray Ateş’ten önemli gazetecilik müdahalesi: “Adı geçen herkesin söz hakkı var”
Canlı yayında dikkat çeken önemli bir unsur da moderatör Güray Ateş’in yaklaşımı oldu.
Tetik’in Veli Yüksel’e yönelik eleştirileri sırasında Ateş açık biçimde:
“Adı geçen her şahsın söz hakkı var ve ES TV’de bu hakları saklı.”
diyerek yayıncılık açısından önemli bir ilkeye vurgu yaptı.
Bu ifade, özellikle kişiler hakkında sert siyasi eleştirilerin yapıldığı bir canlı yayında cevap hakkının korunması bakımından önem taşıyor.
Aynı ilke Bruxelles Korner açısından da geçerlidir.
Emir Kır ve Veli Yüksel’in Sebahattin Tetik’in kendileri hakkında dile getirdiği iddialara ve siyasi değerlendirmelere ilişkin cevapları, açıklamaları veya düzeltmeleri olması halinde bunlar aynı gazetecilik ilkeleri çerçevesinde yayımlanmalıdır.
Tetik yalnızca Belçika’yı değil Ankara’yı da eleştirdi
Canlı yayın daha sonra Eskişehir siyasetine döndü.
Tetik, merkezi hükümetin Eskişehir’e yaptığı yatırımların yetersiz olduğunu savundu ve ulaşımdan sanayiye, havalimanından eğitim altyapısına kadar çok sayıda başlık sıraladı.
Daha önce Eskişehir’in “18 sorunu” bulunduğunu söylediğini hatırlatan Tetik:
“18 sorun vardı, şimdi 30 sorun olmuş.”
dedi.
Çevre yolları, sanayi altyapısı, hava kargo taşımacılığı, tarifeli uçuşlar, serbest bölge, okul ve kreş ihtiyaçları gibi konuları sıralayarak hükümetin uzun yıllardır bu sorunları çözemediğini öne sürdü.
Bu bölümdeki rakamlar ve yatırım iddiaları ise ayrı bir Eskişehir yatırım dosyası kapsamında tek tek resmî bütçe, bakanlık ve belediye verileriyle doğrulanmayı gerektiriyor.
Odunpazarı Belediyesi’ne övgü
Tetik, mensubu olduğu Odunpazarı Belediyesi’ne ilişkin ise olumlu bir tablo çizdi.
Belediye Meclisi’nde farklı siyasi görüşlere söz hakkı verildiğini, toplantıların canlı yayımlandığını ve belediyenin mali disiplinine önem verdiğini söyledi.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un meclis yönetimini özellikle öven Tetik, farklı siyasi partilerden üyelerin konuşmasına imkân sağlandığını belirtti.
Aynı zamanda İç Anadolu Belediyeler Birliği’nde özel projeler, fonlar ve uluslararası ilişkiler alanında görev yaptığını anlattı.

Emirdağlıların Eskişehir’deki siyasi temsiline de dikkat çekti
Programın son bölümünde tartışma Emirdağlıların Eskişehir’deki ekonomik ve siyasi ağırlığına geldi.
Tetik, yaklaşık 150–160 bin Emirdağlının Eskişehir ile güçlü bağları bulunduğunu savunurken, bu nüfusun siyasi karar mekanizmalarında aynı oranda temsil edilmediğini söyledi.
“Emirdağlılar Eskişehir’in ticaretinde, ekonomisinde, sosyal hayatında var. Ama siyasi temsilde aynı yerde değiliz.”
değerlendirmesinde bulundu.
Yeni federasyon yapılanmasının da bu dağınıklığı azaltmayı ve farklı siyasi görüşlerden Emirdağlıları ortak meselelerde bir araya getirmeyi amaçladığını belirtti.
Analiz | Tartışmanın asıl konusu Emir Kır veya Veli Yüksel’den daha büyük
Sebahattin Tetik’in ES TV’deki çıkışını yalnızca iki Belçikalı Türk siyasetçiye yönelik kişisel bir polemik olarak okumak eksik olur.
Ortaya çıkan tartışma aslında Avrupa Türk diasporasının uzun süredir karşı karşıya olduğu daha temel bir soruyu gündeme getiriyor:
Diaspora siyasetçisinin gerçek başarı ölçütü nedir?
Türkiye’de bir valiyle, belediye başkanıyla veya bakanla fotoğraf çektirmek mi?
Belçika’da seçim kazanmak mı?
Türk kökenli olmak mı?
Yoksa seçildiği ülkede vatandaşın günlük sorunlarını çözebilmek, kurumlara erişimini kolaylaştırmak ve Türkiye ile Avrupa arasında gerçek anlamda kurumsal köprü kurmak mı?
Tetik’in itirazı tam olarak bu noktada yoğunlaşıyor.
Ancak aynı denetim standardının eleştiriyi yapanlara da uygulanması gerekiyor.
Bir siyasetçiyi “samimi bulmamak” siyasi bir değerlendirmedir; bunu söylemek mümkündür. Fakat “kayyum atandı”, “hiç kimseye yardım etmiyor”, “yanlış bilgi veriyor” gibi somutlaştırılabilir ifadeler gazetecilik açısından belge, bağlam ve karşı görüş gerektirir.
Bruxelles Korner’in yaptığı doğrulama bu nedenle iki önemli noktayı ortaya koyuyor:
Birincisi: Saint-Josse-ten-Noode ciddi bir mali ve idari denetim sürecinde; ancak Türkiye’deki anlamıyla Emir Kır’ın yerine bir “kayyum atanmış” değil. Emir Kır bugün hâlâ belediye başkanıdır.
İkincisi: Eskişehir’de tam yetkili Belçika konsolosluğu değil, Belçika Fahri Konsolosluğu bulunmaktadır ve yetkileri Ankara Büyükelçiliği ile İstanbul Başkonsolosluğu’na kıyasla sınırlıdır.
Dolayısıyla ES TV’de başlayan tartışmanın sağlıklı biçimde devam etmesinin yolu, sert siyasi söylemden çok belge, görev tanımı, icraat ve somut sonuçlar üzerinden hesap sormaktan geçiyor.
Sonuç: Diaspora siyasetinde yeni bir hesap verme tartışması
Sebahattin Tetik’in canlı yayında yaptığı çıkış, Belçika’daki Türk kökenli siyasetçiler konusunda önümüzdeki dönemde daha geniş bir tartışmanın kapısını açabilir.
Çünkü artık soru yalnızca “kaç Türk kökenli siyasetçi seçildi?” değil.
Asıl soru şu:
Seçilen siyasetçi vatandaş için ne yaptı?
Tetik’in ES TV ekranından yönelttiği meydan okuma da esasen burada düğümleniyor:
“Biz Türkiye’de Avrupa’dan gelen vatandaşımıza ve siyasetçimize kapılarımızı açıyorsak, Avrupa’daki siyasetçiler de vatandaşımıza yardımcı olsun. İnsanlara doğru bilgi versinler.”
Bu sert eleştirilere Emir Kır ve Veli Yüksel’in vereceği cevaplar, tartışmanın yalnızca bir televizyon polemiği olarak mı kalacağını, yoksa Avrupa Türk diasporasında temsil, hizmet ve siyasi hesap verebilirlik üzerine daha kapsamlı bir tartışmaya mı dönüşeceğini belirleyecek.
Bruxelles Korner | Kadir Duran
Editoryal not: Bu haberde Sebahattin Tetik’e ait kişisel tanıklıklar ve değerlendirmeler kendisine atfen aktarılmış; doğrulanabilir kurumsal bilgiler Belçika ve yerel yönetimlerin resmî kaynaklarıyla kontrol edilmiştir. Adı geçen kişilerin cevap ve düzeltme hakkı saklıdır.





Yorum Yazın