Godiva yeniden satışa mı çıkıyor? Türk sermayesine geçen Belçikalı çikolata devine ne olacak?
Asyalı yatırım fonu MBK Partners, Godiva Japan için yeni bir alıcı arıyor. Satışın gerçekleşmesi hâlinde Koekelberg’deki tarihî üretim tesisi bir kez daha el değiştirebilir. Godiva markası ise Türk grubu Yıldız Holding’in bünyesinde kalacak.
Kadir Duran – Bruxelles Korner | Brüksel

Kökenleri Belçika’ya, küresel marka sahipliği Türkiye’ye, faaliyetlerinin bir bölümü ise Asyalı bir yatırım fonuna bağlı olan Godiva’nın mülkiyet yapısı, bugün hem karmaşık hem de stratejik bir görünüm sergiliyor.
1926 yılında Brüksel’de kurulan ünlü çikolata markası, yeni bir değişimin eşiğinde bulunuyor. Godiva Japan ile Brüksel’deki üretim tesisini kontrol eden Asyalı yatırım fonu MBK Partners, ağır borç yükü ve önemli mali kayıplarla karşı karşıya kalan bu varlıkları satışa çıkarmaya hazırlanıyor.
Ancak kamuoyunda oluşabilecek yanlış algının aksine, bugün satışa çıkarılması gündemde olan şey Godiva’nın tamamı değil.
Godiva gerçekte kime ait?
Godiva markası, Ülker ve Pladis’in de sahibi olan Türk gıda devi Yıldız Holding’in kontrolünde bulunmaya devam ediyor.
Yıldız Holding, Godiva’yı 2008 yılında ABD merkezli Campbell Soup Company’den yaklaşık 850 milyon dolar karşılığında satın almıştı. Böylece Brüksel doğumlu çikolata markası Türk sermayesine geçmiş, ancak Belçikalı kimliğini, köklü üretim geleneğini ve Brüksel’deki faaliyetlerinin bir bölümünü korumuştu.
Türk grubu, 2019 yılında ise Godiva’ya ait bazı varlıkları tahminen 1 ila 1,5 milyar dolar karşılığında MBK Partners’a sattı. Satış; Japonya, Güney Kore ve Avustralya’daki ticari faaliyetler ile dağıtım operasyonlarının yanı sıra Yeni Zelanda’daki büyüme haklarını da kapsıyordu.
Operasyonun en dikkat çekici boyutu ise Godiva’nın Brüksel’deki üretim tesisinin de satış paketine dâhil edilmesiydi. Godiva, bunu satış anlaşmasını duyururken resmen açıklamıştı.
Bu işlemden sonra aynı marka altında iki farklı yapı ortaya çıktı:
Yıldız Holding; Belçika, Türkiye ve ABD başta olmak üzere dünyanın büyük bölümünde Godiva markasını elinde tutmayı sürdürdü.
MBK Partners ise Godiva Japan’ı, Asya-Pasifik bölgesindeki bazı faaliyetleri ve Koekelberg’deki üretim tesisini kontrol etmeye başladı.
Dolayısıyla gündemdeki satış, Yıldız Holding’in Godiva’dan tamamen çekileceği anlamına gelmiyor. Satış süreci, Türk grubunun 2019 yılında MBK Partners’a devrettiği varlıkları kapsıyor.
Godiva Japan borç baskısı altında
MBK Partners, satın alma işleminin üzerinden yedi yıl geçtikten sonra artık bu yatırımdan çıkış yolu arıyor.
Godiva Japan’ın 2025 mali yılını yaklaşık 30 milyar yen, yani yaklaşık 170 milyon avro net zararla kapattığı belirtiliyor. Şirket ayrıca satın alma işleminin finansmanından kaynaklanan ağır bir borç yüküyle karşı karşıya.
Haziran 2026’da yaklaşık 25 banka, 75 milyar yenlik, yani yaklaşık 464 milyon dolarlık borcun geri ödeme süresini dokuz ay ertelemeyi kabul etti. Yeni vade Mart 2027 olarak belirlendi. Bu erteleme, MBK Partners’a yeni bir yatırımcı bulması ve yeniden yapılandırma planı hazırlaması için ek süre sağladı. Satış sürecinin başlatılacağı Asya ekonomi basınına da doğrulandı.
Bu tablo, borçlanmayla finanse edilen satın almaların taşıdığı klasik riskleri bir kez daha ortaya koyuyor. Kârlılık arttığı sürece borç yükü yönetilebilir kalıyor. Ancak satışlar yavaşlayıp maliyetler yükseldiğinde faizler ve ödeme vadeleri şirket üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
Godiva Japan da pandemi döneminin sonuçlarından, değişen tüketim alışkanlıklarından ve geleneksel olarak hediye kültürüne ve seçkin mağazalara dayanan satış kanallarındaki zayıflamadan önemli ölçüde etkilendi.
Koekelberg fabrikası satışın merkezinde
Brüksel’de gözler özellikle, eski Godiva fabrikasının resmî unvanı olan Manufacture belge de chocolats şirketine çevrilmiş durumda.
Koekelberg’deki Gemba Caddesi’nde bulunan yaklaşık 20 bin metrekarelik üretim tesisi, 180’e yakın kişiye istihdam sağlıyor. Fabrikada hâlen farklı uluslararası pazarlara gönderilmek üzere Godiva pralinleri üretiliyor.
Tesisin Godiva Japan’a doğrudan bağlı olması nedeniyle, muhtemel satış paketine dâhil edilmesi bekleniyor.
Üretimin kısa vadede kesintiye uğraması öngörülmüyor. Bir şirketin hissedarının değişmesi, fabrikanın otomatik olarak kapanacağı veya derhâl yeniden yapılandırılacağı anlamına gelmez. Ancak yeni yatırımcının tesisin geleceği konusunda kısa süre içinde stratejik bir karar vermesi gerekecek.
Brüksel’deki fabrikanın mali durumu da oldukça kırılgan. L’Écho gazetesinin yayımladığı bilgilere göre tesis, 2020 ile 2024 yılları arasındaki beş mali dönemin dördünü zararla kapattı. Şirketin zararı 2022’de 6,1 milyon avroya, 2024’te ise 5,9 milyon avroya ulaştı.
Peş peşe gelen zararlar sonucunda öz kaynaklar negatife döndü. Godiva Japan, 2023 yılında yaklaşık 40 milyon avroluk alacağını sermayeye dönüştürerek mali yapıya müdahale etti.
Çikolata pahalanıyor, siparişler azalıyor
Bu olumsuz sonuçların arkasında birden fazla neden bulunuyor.
Kakao fiyatlarındaki olağanüstü yükseliş, üretim maliyetlerini ciddi biçimde artırdı. Aynı dönemde Türk grubuna bağlı Godiva Belgium da Koekelberg fabrikasına verdiği bazı siparişleri azalttı. Üretimin bir bölümü Türkiye ve ABD’deki tesislere yönlendirildi.
Brüksel fabrikası bu nedenle oldukça çarpıcı bir durumla karşı karşıya: Godiva için çikolata üretmeye devam ediyor, ancak fabrikanın sahibi ile küresel Godiva markasının sahibi artık aynı şirket değil.
Manufacture belge de chocolats, Godiva’ya olan bağımlılığını azaltmak amacıyla başka markalar ve dağıtım şirketleri için de üretim yapmayı hedefliyor. Şirket artık kendisini yalnızca Godiva’ya hizmet veren bir tesis olarak değil, farklı çikolata markaları için özel ürün ve koleksiyonlar geliştirebilen bir sanayi ortağı olarak konumlandırıyor. Müşteri çeşitlendirme stratejisi, şirketin yeni ticari yapılanmasının merkezinde bulunuyor.
Yeni sahibi kim olacak?
Şu ana kadar herhangi bir alıcının adı resmen açıklanmadı.
Masadaki seçenekler arasında başka bir yatırım fonunun devreye girmesi, Asyalı veya uluslararası bir gıda grubunun satın alma gerçekleştirmesi ya da bankalarla birlikte kapsamlı bir yeniden yapılandırmaya gidilmesi bulunuyor.
Brüksel’deki fabrikanın yeniden Yıldız Holding bünyesine dönmesi teorik olarak mümkün olsa da Türk grubunun 2019 yılında sattığı varlıkları geri almak istediğine ilişkin şu anda herhangi bir somut işaret bulunmuyor.
Bu nedenle asıl mesele yalnızca yeni sahibin kim olacağı değil, nasıl bir sanayi stratejisi izleyeceğidir.
Yeni yatırımcı Brüksel’deki üretimi ve istihdamı koruyacak mı? Fabrikaya yeni yatırım yapacak mı? Godiva için üretimi sürdürecek mi? Yoksa tesisi başka markalara üretim yapan daha bağımsız bir yapıya mı dönüştürecek?
Koekelberg fabrikasının geleceğini belirleyecek esas sorular bunlar olacak.
Marcolini de satış vitrininde
Godiva, MBK Partners’ın satmayı düşündüğü tek Belçikalı çikolata yatırımı değil.
Asyalı fon, 2023 yılında lüks çikolata üreticisi Pierre Marcolini üzerindeki kontrolünü güçlendirmiş ve şirkette önemli bir pay sahibi olmuştu. MBK Partners, Godiva Japan ile Pierre Marcolini’yi Orchid adlı holding yapısının iki temel markası olarak tanıtıyor. Fon özellikle bu iki markanın Asya pazarlarındaki büyüme potansiyelini öne çıkarıyor.
Bu iki yatırımın aynı dönemde veya birbirine yakın tarihlerde satılması, Belçika’nın lüks çikolata sektöründe önemli bir mülkiyet değişimine yol açabilir.
Küresel bir yatırım aracına dönüşen Belçika markası
Godiva’nın yakın tarihi yalnızca çikolata sektörünün hikâyesi değil. Aynı zamanda Brüksel’de doğan bir aile şirketinin nasıl küresel bir markaya ve uluslararası yatırım aracına dönüştüğünü gösteriyor.
Şirket önce Amerikalı bir grubun, ardından Türk sermayesinin kontrolüne geçti. Faaliyetlerinin bir bölümü ise daha sonra Asyalı bir yatırım fonuna satıldı.
Dolayısıyla Godiva bugün itibarıyla “Çinli”, “Japon” veya “Güney Koreli” olmuyor. Godiva Japan’ın gelecekteki alıcısı henüz bilinmiyor. Daha da önemlisi, küresel Godiva markası Yıldız Holding bünyesinde kalmaya devam ediyor.
Buna karşılık Koekelberg’deki tarihî üretim tesisi bir kez daha el değiştirebilir.
Bu satışın ardında Brüksel açısından hayati bir soru yatıyor: Belçika’nın köklü çikolata üretim geleneği başkentte kalıcı biçimde korunacak mı, yoksa tarihî fabrika uluslararası bir finans operasyonunda yalnızca el değiştiren bir yatırım varlığına mı dönüşecek?





Yorum Yazın