© © 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL

Belçika: Narkotik trafiği ve reşit olmayanların radikalleşmesi devleti test ediyor

Belçika: Narkotik trafiği ve reşit olmayanların radikalleşmesi devleti test ediyor

Belçika: Narkotik trafiği ve reşit olmayanların radikalleşmesi devleti test ediyor

Belçika: iki kırılma hattı, tek bir alarm

Narkotik trafiği ve reşit olmayanların radikalleşmesi: Devletin yeni zayıf fay hatları

Kadir Duran – Bruxelles Korner

Belçika bugün, biçimleri farklı ancak etkileri bakımından birbirine bağlı iki büyük tehditle karşı karşıya: narkotik trafiğinin giderek artan etkisi ve reşit olmayanların giderek daha erken yaşta radikalleşmesiOcak 2026’da yayımlanan Devlet Güvenliği Teşkilatı’nın (VSSE) 2025 Raporu, bu olguları artık tali sorunlar olarak değil, devletin doğrudan istikrarını tehdit eden unsurlar olarak ele alıyor.

İlk tehdit açıkça suç kaynaklıdır. Özellikle Anvers Limanı üzerinden yürüyen uyuşturucu ticareti; devasa kazançlarauluslararası bir lojistik ağa ve kurumsal zafiyetlerin istismarına dayanmaktadır: yargı süreçlerinin yavaşlığı, cezaevlerindeki yoğunluk ve yetki alanlarının parçalanmış olması. Bu birleşim, suç ağlarının yalnızca ticaretle yetinmeyip polisleri ve yargıçları sindirmesine ve böylece hukuk devletinin sınırlarını test etmesine olanak tanımaktadır.

İkinci tehdit ise ideolojik ve toplumsal niteliktedir. Kaynağını, giderek daha genç yaşlara inen bir radikalleşme sürecinden alır. Bu süreç; aşırı dijitalleşmepsikososyal kırılganlıklar ve çevrim içi şiddet kültürleri tarafından beslenmektedir. İster dini ister ideolojik olsun, aşırıcı ağlar; yalnızlığıanlam arayışını ve referans eksikliğini kullanarak, henüz ergenliğin başındaki gençleri dahi hedef alabilmektedir.

Bu iki dinamiğin ortak bir noktası vardır: devletin kör noktalarında gelişmeleri. Biri korku yoluyla kurumları baskı altına almaya çalışırken, diğeri reşit olmadan önce eleman devşirerek toplumsal geleceği zayıflatmaktadır. Birlikte verdikleri mesaj nettir: Belçika’nın güvenliği artık yalnızca sınırlarında değil, devlet yapılarının ve gençliğinin merkezinde belirlenmektedir.

Alarm zili çalınmalı mı?

15 Ocak 2026’da resmen yayımlanan VSSE 2025 Raporu, son derece kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır. Her yıl olduğu gibi, rapor bir önceki yıl gözlemlenen tehditleri analiz etmektedir. Ancak bu kez yalnızca riskleri sıralamakla yetinmeyip, Belçika’yı tehdit eden unsurların doğasında yaşanan derin bir değişime işaret etmektedir.

Başka bir ifadeyle:

Resmî sitede “Intelligence Report 2025” başlığıyla erişilebilen bu belge, temel bir soruyu gündeme getiriyor:
Belçika devleti, kendi yapısal kırılganlıkları üzerinden içeriden mi zorlanıyor?

Belçika 2025: baskı altındaki bir devlet

Rapor sert bir uyarı niteliğindedir. İzole tehditlerin toplamını değil, niteliksel bir değişimi tanımlar. Belçika devleti artık doğrudan temel sütunlarını etkileyen baskılarla karşı karşıyadır:

İki dinamik öne çıkmaktadır: örgütlü suçun artan etkisi ve giderek erken yaşlara inen radikalleşme. Nedenleri doğru okumadan, bu sürecin istenmeyen sonuçlarını anlamak mümkün değildir.

I. Örgütlü suç: yeraltı ekonomisinden kurumsal sindirmeye

Nedenler

Narkotik trafiğinin güç kazanmasını açıklayan başlıca faktörler şunlardır:

İstenmeyen sonuçlar

Rapor kritik bir eşiğe işaret ediyor: yargıçların sindirilmesi artık “olağan” hâle gelmiştir.

Sonuçlar ağırdır:

II. Erken radikalleşme: şiddetin reşit olmadan önce devşirmesi

Nedenler

Rapor, önemli bir gerçeğe dikkat çekiyor: profillerin giderek gençleşmesi.

Bu durumun nedenleri şunlardır:

İstenmeyen sonuçlar

Şiddet içeren terör dosyalarına karışan kişilerin yaklaşık üçte birinin reşit olmaması, ciddi bir kırılma işaretidir.

III. Krizlerin çarpışması: sistemik etkiler

Asıl tehlike bu olguların tek başına varlığı değil, birbirleriyle etkileşimidir:

Sonuç olarak:

Peki ya Brüksel?

Açık hedef, parçalı yapı, sembolik baskı

Brüksel ne bir dekor ne de tali bir kurbandır. Kurumsal, lojistik ve sembolik bir kesişim noktasıdır.

Siyasi başkent, dolayısıyla doğal hedef

Brüksel’de:

Brüksel’de sindirmek, Brüksel’de radikalleştirmek, tüm ülkeye mesaj vermektir.

Kurumsal parçalanma: yapısal bir zafiyet

Altı polis bölgesi, bölünmüş yetkiler, eşitsiz politikalar…
Bu parçalanma gri alanlar yaratır ve hem suç ağları hem aşırıcı yapılar için fırsat sunar.

Brüksel gençliği: maksimum maruziyet

Yüksek nüfus yoğunluğu, genç demografi ve belirgin sosyal eşitsizlikler, özellikle dijital alanda radikalleşmeyi hızlandırmaktadır.

Narkotik: kapı değil, kavşak

Anvers giriş noktasıdır. Brüksel ise çoğu zaman:

Başkentte başarılı her sindirme, çarpan etkisi yaratır.

Sonuç: Brüksel, devletin güvenilirlik testi

Brüksel “sorun” değildir.
Ancak devlet Brüksel’de başarısız olursa, başka yerde de başarılı olamaz.

Başkent, Belçika modelinin stres testidir:

Soru artık yalnızca “Brüksel bu tablonun neresinde?” değildir.
Asıl soru şudur: Brüksel çökerse, etkin bir hukuk devleti vaadinden geriye ne kalır?

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER