© © 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL

Belçika Anayasa Mahkemesi Helal Kesim Yasağını Onadı

Belçika Anayasa Mahkemesi Helal Kesim Yasağını Onadı

BRUXELLES KORNER  |  Yargı & Toplum

16 Nisan 2026  •  Brüksel

Belçika Anayasa Mahkemesi Helal Kesim Yasağını Onadı

Flaman Bölgesi'nin bayıltma zorunluluğunu getiren hayvan refahı kararnamesine karşı yapılan başvurular reddedildi. Mahkeme 2021 içtihadını teyit ederek Helal kesim uygulamalarını yeniden şekillendiren düzenlemenin anayasaya uygun olduğuna hükmetti.

Belçika Anayasa Mahkemesi, 16 Nisan 2026 tarihinde Flaman Bölgesi'nin 17 Mayıs 2024 tarihli hayvan refahı kararnamesine yönelik kısmi iptal başvurularını reddetti. Söz konusu kararname, ritüel kesim sırasında önceden bayıltma (étourdissement) zorunluluğunu hukuki bir yükümlülük olarak belirlemiş; evde kesimi ciddi biçimde sınırlamış ve büyükbaş hayvanlara özgü bir uygulama rejimi getirmişti. Kararname, Belçika'daki Müslüman ve Yahudi toplulukları arasında derin tartışmalara yol açmış, dini kimlik ile hayvan refahı arasındaki dengeyi kamuoyunun gündemine taşımıştı.

Dava, ASBL Offerfeest (eski adıyla Islamitisch Offerfeest Antwerpen) ile Abdelkader Alami ve Saïd Mdaouchi tarafından başlatıldı. Mahkeme önüne gelen iki ayrı dosya — 8405 ve 8407 numaralı başvurular — birleştirilerek incelendi. Ancak 8407 numaralı dosyada, avukatların yargılama sürecinde yetkilerinin sona erdiğini bildirmesi üzerine mahkeme bu başvuruyu hukuken geçersiz saydı. Öte yandan başvuruculardan Saïd Mdaouchi'nin yargılama sürecinde hayatını kaybetmesi dikkat çekici bir insani boyut oluştururken, mahkeme bu durumun davayı durdurmayacağını karara açıkça yansıttı.

Üç Temel İtiraz, Tek Ret

Başvurucular, kararnamenin üç temel hükmünü hedef aldı: ritüel kesimde önceden bayıltma zorunluluğu, Kurban Bayramı başta olmak üzere bireysel evde kesime getirilen ciddi sınırlamalar ve sığırlar için kesim sonrası bayıltmaya (post-cut stunning) izin veren özel rejim. Bu son düzenlemeyi başvurucular, İslami usul açısından bütünüyle uyumsuz buluyordu.

Başvurucuların temel argümanı şuydu: kağıt üzerinde "geri döndürülebilir bayıltma" yöntemi mevcut görünse de sahada uygulanabilir bir alternatif bulunmamakta, dolayısıyla kararname din özgürlüğünü fiilen kısıtlamaktadır. Bu çerçevede Belçika Anayasası'nın 19. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9. maddesi kapsamındaki güvencelerin ihlal edildiği ileri sürüldü.

Mahkeme: 2021 İçtihadı Hâlâ Geçerli

Anayasa Mahkemesi, kararını 2021 tarihli 117/2021 sayılı içtihada dayandırdı. O kararla mahkeme, geri döndürülebilir bayıltma zorunluluğunun din özgürlüğüyle bağdaştığını ve Belçika Anayasası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, AB Temel Haklar Şartı ile Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi kapsamındaki güvencelerle uyumlu olduğunu saptamıştı. Mahkeme bu tespitini bugünkü kararında da korudu.

Flaman ve Valon hükümetleri de aynı çizgide savunma sundu: 2024 kararnamesinin yeni bir hukuki düzenleme değil, mevcut sistemin kodifikasyonu olduğunu; elektronarkoz gibi tekniklerin bazı mezbahalarda hâlihazırda uygulandığını ve hukuki argümanın dayandığı "alternatif yöntem yok" varsayımının gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Hayvan hakları örgütü GAIA da sürece müdahil olarak bu savunmaları destekler nitelikte görüş sundu.

Mahkeme bu değerlendirmeyi paylaştı. Kararda, elektronarkozun belirli tesislerde fiilen kullanıldığı, sığırlar için post-cut stunning uygulamasının yasal çerçeve içinde var olduğu ve evde kesim için de teknik çözümlerin mevcut olduğu vurgulandı. Dolayısıyla başvurucuların "uygulanabilir alternatif yok" varsayımı temelden geçersiz sayıldı ve bu temel argümanın çökmesiyle birlikte tüm başvurular reddedildi.

Tartışma Bitmedi

Karar, hukuki açıdan kesin bir çizgi çekmiş olsa da toplumsal gerilimi sona erdirmiş değil. Belçika'daki İslam toplulukları, Kurban Bayramı pratiği üzerindeki kısıtlamaları dini bir hak kaybı olarak değerlendirmeyi sürdürüyor. Öte yandan hayvan hakları savunucuları kararı önemli bir emsal olarak selamlıyor. İki kesimin temel iddiaları hukuki platformun ötesinde yankılanmaya devam edecek.

Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, Belçika'da dini özgürlük ile hayvan refahı arasındaki dengenin yargı tarafından nasıl kurulduğunu bir kez daha ortaya koydu: mevcut hukuki çerçeve korunuyor, din pratiği ise meşru kısıtlamalarla şekillendirilmeye devam ediyor.

 

Kadir Duran  |  Bruxelles Korner  —  Brüksel, 16 Nisan 2026

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER