MENU
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • VIDEO HABER / VIDEO NEWS
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
Kapat

'Vücutta biriken kimyasallar çok yeme nedeni'

Ana SayfaSaglik - Sante'Vücutta biriken kimyasallar çok yeme nedeni'
'Vücutta biriken kimyasallar çok yeme nedeni'

'Vücutta biriken kimyasallar çok yeme nedeni'

22 Temmuz, 2019, Pazartesi 13:27
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

'Vücutta biriken kimyasallar çok yeme nedeni'

Uzmanlar vücutta biriken kimyasal maddelerin zamanla metabolizmayı olumsuz etkilediği konusunda uyarıyor.

Handan Güneş   |19.07.2019

'Vücutta biriken kimyasallar çok yeme nedeni'
 

İstanbul

Medicana International İstanbul Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yıldız Melek Aksoylu, detoks yaparak zararlı olan toksik maddelerin veya atıkların vücuttan uzaklaştırıldığını söyledi.

Aksoylu, "Bu kimyasal maddeler zamanla birikerek toksik etkiler gösterir, bu da metabolizmayı olumsuz etkiler. Kan dolaşımını yavaşlatır, vücutta ödem ve şişkinlikler başlar, cilt bozuklukları ortaya çıkar, oksijen ve besin maddeleri hücrelere ulaşamaz. Böylece, daha çok yemek isteriz. Toksik olan bu kimyasal maddeler kanser, obezite, depresyon, endokrin ve hormonal sorunlar, diyabet gibi birçok kronik hastalığında oluşumunu tetikler. Detoks yapan bireylerin ilk amacı kilo kaybı değil yenilenmek olmalı. Temizlenen metabolizma daha hızlı çalışır. Yenilenir, canlanır. Bu da dolaylı olarak kilo vermeyi destekler."

Aksoylu, "Bir şey kirli olduğunda temizlemek isteriz. Temizlenen şey her zaman daha ışıldar, parlar. Vücut da böyle. Metobolizmada da beslenme, çevre ve hava faktörlerine bağlı birikme oluyor. O biriktikçe metobolizma hızını düşürüyor. Detoksta amacımız metobolizmayı hızlandırmak, temizlemek, arındırmak. Kişiyi sağlığına kavuşturmak."

Aksoylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Detoks yılda 2 kere nisan ve ekim aylarında yapılabilir. Kişiye göre değişse de 3-4 gün yeterli oluyor, çok uzun süre önermiyoruz. Sadece sıvı detokslar kişileri zorluyor, o yüzden maksimum bir günlük yapılabilir. Öğün alımı kişiye göre değişir. İlla 3 ana, 3 ara öğün diye bir kaide yok. Eskiden diyet denince akla o gelirdi. Bunlar artık tarih oldu. İsterse 2 ana öğün, 1 ara öğün beslenilebilir."

"Kahvaltı yapılmak zorunda değil"

Salataya ya da içe suyunun içine bir miktar doğal elma sirkesi ilave etmenin bağırsak sağlığı için oldukça faydalı olduğuna işaret eden Aksoylu, "Kişi kahvaltı yapmadan dengesini koruyabiliyorsa kahvaltı yapmak zorunda değil. Beyin, enerjisini her şekilde buluyor. Kişi kahvaltı yapmadan bir problemi yoksa böyle devam edebilir. Güne çok fazla şeker alarak başlayanların şeker isteği daha fazla oluyor. Şeker alım oranı, bir sonraki gün şeker isteğini tetikliyor." şeklinde konuştu.

Aksoylu, detoksun 30 dakikalık yürüyüşlerle desteklenmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Detoks yapın temizlenin. İyi bir metobolizma için detoks çok etkili. Yapılabiliyorsa her birey yapmalı." yorumunu yaptı.

Aksoylu, detoksun püf noktalarına ilişkin şunları sıraladı:

"En önemli noktası bol su ve sıvı tüketmektir. Su tüketimine ek olarak sebze, meyve ve bunların sularını içermelidir. Haşlanmış kurubaklagil ve tam tahıl ürünleri muhakkak yer almalıdır. Bağırsaklarınızın sağlığı için probiyotik ve prebiyotik içeren takviye ve besinler kullanılmalıdır. Bitki çaylarından muhakkak faydalanmalısınız. Düzenli uyku ve düzenli egzersiz yapılmalı, hatta saunaya gidilmeli. Alkol ve sigaradan uzak durulmalı."

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

© 2026 S-B-E Ltd | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle