Türk siyasetinde tarihî kırılma: Özgür Özel CHP’ye veda ederek yeni parti kararını açıkladı
Eskişehir’den ilk güçlü destek Kazım Kurt’tan geldi
Kadir Duran – Bruxelles Korner

Türkiye siyaseti, 21 Temmuz 2026 tarihinde ana muhalefetin yapısını ve geleceğini doğrudan etkileyebilecek tarihî bir gelişmeye sahne oldu.
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan, ancak parti örgütünün önemli bir bölümü tarafından “seçilmiş genel başkan” olarak kabul edilmeye devam eden Özgür Özel, CHP’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında yaptığı konuşmada yeni bir siyasi parti kuracaklarını açıkladı.
Özel, milletvekilleriyle birlikte yeni partinin kuruluş işlemlerini başlatacaklarını ve kurulacak siyasi yapının milletvekili sayısı bakımından TBMM’nin ana muhalefet partisi olacağını söyledi.
CHP kürsüsünde hüzünlü veda
Özgür Özel, konuşmasına Türkiye’deki tutuklamaları, belediye başkanlarına yönelik operasyonları ve Gezi davası hükümlülerini hatırlatarak başladı.
Tutuklu belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, hukukçular ve sivil toplum temsilcileriyle dayanışma mesajı veren Özel, yaşanan süreci yalnızca CHP’ye yönelik bir siyasi müdahale olarak değil, halkın seçme ve seçilme iradesine yönelik daha geniş bir baskı süreci olarak değerlendirdi.
Ancak konuşmanın asıl kırılma noktası, Özel’in CHP grup kürsüsüne hangi duygularla çıktığını açıklaması oldu:
“Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım.”
Özel, bu sözlerle CHP’de başlayan yönetim ve meşruiyet krizinin artık geri dönülmesi güç bir aşamaya ulaştığını ilan etmiş oldu.
“Ya bir yol bulacağız ya yeni bir yol açacağız”
Özgür Özel, uzun konuşmasında Kasım 2023’te yapılan CHP Kurultayı’ndan itibaren yaşanan süreci kronolojik olarak anlattı.
2023 genel seçimlerinin ardından CHP tabanında ortaya çıkan değişim talebinin partinin yönetim anlayışını dönüştürdüğünü savunan Özel, kendi genel başkanlığının kişisel bir iktidar değişikliği değil, örgütün ve seçmenin iradesinin yönetime yansıması olduğunu ifade etti.
Özel, 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi konumuna yükseldiğini ve AK Parti’nin ilk kez ülke genelindeki bir seçimde ikinci sıraya gerilediğini hatırlattı.
Bu başarının ardından CHP’li belediyelere, belediye başkanlarına ve parti yöneticilerine yönelik adli ve siyasi operasyonların başladığını savunan Özel, yürütülen süreci CHP’yi “adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma ve lidersizleştirme girişimi” olarak tanımladı.
Mahkeme kararları CHP’deki krizi derinleştirdi
Özgür Özel’in yeni parti kararına giden sürecin merkezinde CHP kurultaylarına ilişkin yargı kararları bulunuyor.
Mayıs 2026’da verilen mahkeme kararıyla Özel’in genel başkan seçildiği 2023 Kurultayı’nın geçersiz sayılması ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve getirilmesi, CHP içinde ağır bir meşruiyet krizine neden oldu. Kararın siyasi müdahale olduğunu savunan Özel ve destekçileri, parti üyelerinin ve delegelerin iradesinin yargı yoluyla ortadan kaldırıldığını ileri sürdü.
Özel, kurultayın yenilenmesi için yapılan başvuruların karşılıksız bırakıldığını, parti meclisi çoğunluğunun ve il başkanlarının iradesinin dikkate alınmadığını belirtti.
Kadın ve gençlik kollarında seçimle göreve gelen yöneticilerin merkezden değiştirildiğini savunan Özel, yaşananları parti içi bir anlaşmazlıktan çok, CHP’nin seçilmiş organlarına yönelik bir müdahale olarak tanımladı.
“Binayı terk ettik, mirası yanımıza aldık”
Konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden birinde Özgür Özel, CHP’nin tarihî mirasıyla parti binasını ve mevcut yönetim mekanizmasını birbirinden ayırdı.
Özel şöyle konuştu:
“Biz binayı terk ettik. Ama çıkarken mirası, emaneti alıp çıktık. Miras bizdedir. Meşruiyet bizdedir. Yetki bizdedir, görev bizdedir.”
Bu ifadeler, yeni partinin yalnızca CHP’den ayrılan milletvekillerinin oluşturduğu teknik bir yapı olmayacağını; Atatürkçülük, sosyal demokrasi, Altı Ok ve Cumhuriyet’in kuruluş değerleri üzerinden kendisini CHP geleneğinin devamı olarak konumlandıracağını gösteriyor.
Özel, CHP’nin işgal altında olduğunu savunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün İstanbul’dan Anadolu’ya geçişine atıfta bulundu:
“İşgal altındaki İstanbul’da saray kuklası bir paşa olmak yerine ölümü göze alıp Anadolu’ya geçerek kurtuluş mücadelesini veren Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yol bizim yolumuzdur.”
Yeni parti milletvekilleriyle kurulacak
Özgür Özel, yeni siyasi partinin kuruluş sürecine ilişkin ilk somut bilgileri de açıkladı.
İlk aşamada seçilmiş il başkanları, parti meclisi üyeleri, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri ve milletvekilleriyle toplantılar yapılacağını belirten Özel, yeni partinin milletvekilleri tarafından resmen kurulacağını söyledi:
“Yeni partimizi, milletimizin seçtiği ve yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz.”
Özel, teknik işlemlerin tamamlanmasının ardından yeni partinin TBMM’de açık farkla ana muhalefet partisi hâline geleceğini ileri sürdü.
CHP’nin TBMM’de 135 milletvekiline sahip olduğu ve milletvekillerinin önemli bölümünün Özel’in kuracağı partiye katılmasının beklendiği belirtiliyor. Ancak kesin milletvekili sayısı, kuruluş işlemleri ve istifaların resmiyet kazanmasının ardından netleşecek.
“Ana muhalefet kürsüsünü bırakmıyoruz”
Özgür Özel, CHP kürsüsüne veda ederken ana muhalefet görevinden vazgeçmediklerini özellikle vurguladı:
“Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz.”
Özel, yeni partinin hedefinin yalnızca mevcut ana muhalefet konumunu korumak olmadığını, bir sonraki seçimde iktidar partisi olmak olduğunu belirtti.
“Artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.”
Türkiye İttifakı çağrısı
Yeni partinin ideolojik ve siyasi yönelimine ilişkin de mesajlar veren Özel, kendilerini sosyal demokrat ve Altı Ok’a bağlı olarak tanımlamayı sürdüreceklerini söyledi.
Ancak hareketin yalnızca klasik CHP tabanıyla sınırlı kalmayacağını ifade eden Özel; sosyal demokratları, muhafazakâr demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalistleri ve liberal demokratları “Türkiye İttifakı” çatısı altında birleşmeye çağırdı.
Özel’in çizdiği çerçeveye göre yeni parti:
Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine bağlı olacak;
sosyal demokrat bir çizgide konumlanacak;
farklı demokratik siyasi kesimlere açık olacak;
Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanlarıyla dayanışmayı sürdürecek;
erken seçim ve iktidar hedefiyle hareket edecek.
Belediye başkanlarına “hemen geçin” baskısı yapılmayacak
Özgür Özel, yeni partiye geçiş sürecinin kontrollü ve kademeli şekilde yönetileceğini de söyledi.
Belediye başkanlarına, belediye meclisi üyelerine ve yerel yöneticilere hemen CHP’den ayrılmaları yönünde baskı yapılmamasını isteyen Özel, şu mesajı verdi:
“Yarın sabah kimse belediye başkanına ‘Sen niye geçmedin?’ Belediye meclis üyesine ‘Hâlâ niye buradasın?’ demesin.”
Özel’e göre süreç hukuki, siyasi ve kurumsal riskler dikkate alınarak yürütülecek. Belediye başkanlarının CHP’den ayrılmasının belediye meclisi dengeleri ve yerel yönetim hukuku bakımından yaratabileceği sonuçlar nedeniyle geçişlerin aşamalı gerçekleştirilmesi bekleniyor.
Özel ayrıca Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Zeydan Karalar ve Vahap Seçer gibi isimlerin yürütülen siyasi mücadelenin dışında bırakılmayacağını vurguladı.
Eskişehir’den ilk güçlü destek Kazım Kurt’tan
Özgür Özel’in açıklamasının ardından Eskişehir’den gelen ilk güçlü desteklerden biri Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a ait oldu.
Kazım Kurt, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yeni parti kararını kişisel bir ayrılık olarak değil, demokrasi ve halk iradesi adına başlatılan tarihsel bir yürüyüş olarak değerlendirdi.
Kurt açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Tarih, konfor alanında bekleyenleri değil; bedel ödemeyi göze alıp yeni yollar açanları yazar. Bugün, demokrasiye, halkın iradesine ve değişime inananlar için yeni bir başlangıcın ilk adımlarına tanıklık ediyoruz.”
Koltukların değil ilkelerin, sessizliğin değil cesaretin ve teslimiyetin değil değişimin tercih edildiğini belirten Kazım Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kişisel değil toplumsal, geçici değil tarihsel bir yürüyüştür. Özgür Özel’in kararlılığına, cesaretine ve halktan yana siyaset anlayışına yürekten inanıyorum.”
Kazım Kurt, mücadelenin adalet, demokrasi, eşitlik ve özgürlük isteyen milyonların ortak mücadelesi olduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İnandığımız değerlerden aldığımız güçle, aynı cesaret ve kararlılıkla… Yolumuz açık olsun.”
Yeni partinin adı henüz kesinleşmedi
Özgür Özel konuşmasında “Yeni Parti” ifadesini kullanmakla birlikte bunun resmî parti adı olup olmadığı henüz kesinleşmiş değil.
Uluslararası ve ulusal basında hareketin geçici olarak “Yeni Parti” adıyla anıldığı, resmî ismin kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığına verilmesiyle kesinlik kazanacağı belirtiliyor.
Partinin amblemi, tüzüğü, kurucular kurulu, genel merkezi ve geçici yönetim kadrosu da resmî kuruluş sürecinin ardından açıklanacak.
Türkiye siyasetinde yeni bir dönem
Özgür Özel’in kararı, yalnızca CHP içindeki bir ayrışma olarak değerlendirilmemeli.
Milletvekillerinin büyük bölümünün yeni partiye katılması hâlinde Türkiye’de ana muhalefet partisinin adı, yönetimi ve kurumsal yapısı kısa süre içinde değişebilir.
CHP ise bir yandan tarihî adı ve kurumsal varlığını korurken diğer yandan seçmen tabanının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve parti örgütlerinin ne kadarını elinde tutabileceği sorusuyla karşı karşıya kalacak.
Yeni hareket açısından en önemli sınav ise CHP’nin tarihî ve ideolojik mirasını yeni bir parti çatısı altında ne ölçüde temsil edebileceği olacak.
Özgür Özel konuşmasının ardından sosyal medya hesabından verdiği mesajla yeni dönemin siyasi sloganını da ilan etti:
“İstikameti milletle belirledik. Yolumuz açık olsun. Bu yolun sahibi de, gücü de millettir.”
21 Temmuz 2026 tarihi, Türkiye siyasi tarihinde CHP’deki bir ayrılığın ötesinde, ana muhalefetin yeniden yapılandığı ve yeni bir iktidar iddiasının ortaya çıktığı gün olarak kayıtlara geçebilir.






Yorum Yazın