MENU
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
Kapat

Şizofreni kontrol altına alınabilen bir hastalık!

Ana SayfaSaglik - SanteŞizofreni kontrol altına alınabilen bir hastalık!
Şizofreni kontrol altına alınabilen bir hastalık!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, 24 Mayıs Dünya Şizofreni Günü kapsamında, şizofreninin belirtileri, nedenleri, tedavi yöntemleri, aile desteği ve toplumsal damgalanma hakkında bilgi verdi.

23 Mayıs, 2026, Cumartesi 23:51
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Şizofreni, algı ve davranışları etkileyen bir beyin hastalığı!

Şizofreninin, beynin işleyişini etkileyen ciddi bir psikiyatrik hastalık olarak tanımlandığını ifade eden Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Halk arasında çoğu zaman ‘akıl hastalığı’ olarak bilinse de, temel olarak kişinin düşünce, algı ve davranış bütünlüğünü bozan bir beyin hastalığıdır. Hastalık; gerçek dışı inançlar (hezeyanlar), çevresel algıda bozulma ve işlevsellik kaybı ile kendini gösterebilir.” dedi.

Şizofreni hastalarında en sık görülen belirtilere değinen Prof. Dr. Erkmen, “Kişinin kendisine zarar verileceğine inanması, takip edildiğini düşünmesi ya da kendisini son derecede önemli bir kişi olarak görmesi belirtiler yer alır. Bu düşünceler zamanla kişinin sosyal yaşamdan uzaklaşmasına, işini, eğitimini bırakmasına ve içe kapanmasına yol açabilir. Bazı vakalarda saldırgan davranışlar görülse de, bu durum hastalığın genel karakteristiği değildir. Aksine araştırmalar, şizofreni hastalarının toplumda sanıldığı kadar yüksek oranda şiddet eğilimi göstermediğini ortaya koyuyor.” şeklinde konuştu.

Şizofrenide genetik yatkınlık önemli bir risk faktörü!

Şizofreninin erkeklerde kadınlara oranla daha sık görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Uzmanlara göre bunun nedenlerinden biri, kadınlarda östrojen hormonunun menopoz dönemine kadar koruyucu bir etki göstermesi. Menopoz sonrası dönemde bu koruyucu etkinin azalmasıyla kadınlarda hastalık riski artabilmekte.” dedi.

Şizofreninin kesin nedeninin tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlığın önemli bir rol oynadığının kabul edildiğini kaydeden Prof. Dr. Erkmen, “Ailede şizofreni öyküsü bulunan bireylerde riskin daha yüksek olduğu gözlemleniyor. Bunun yanında çevresel faktörlerin, özellikle travmatik yaşam olaylarının ve ağır stres durumlarının hastalığın ortaya çıkışını tetikleyebileceği düşünülüyor. Ancak çevresel etkilerin rolü hâlen araştırılıyor.” ifadelerini kullandı.

Tedavinin bırakılması hastalığın tekrarlamasına yol açabilir!

Şizofreni tedavisinde temel yaklaşımın ilaç tedavisi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, şunları söyledi:

“Bu tedavi genellikle uzun süreli devam eder. Hastalığın kontrol altına alınabilmesi için ilaçların düzenli kullanılması büyük önem taşır. Belirtiler düzelse bile tedavinin kendi kendine sonlandırılması, hastalığın tekrarlamasına neden olabilir. İlaç tedavisinin yanı sıra rehabilitasyon çalışmaları da tedavinin önemli bir parçasıdır. Hastaların sosyal hayata kazandırılması, iş becerilerinin geliştirilmesi ve toplum içinde bağımsız yaşayabilmeleri için çeşitli programlar uygulanır. Sanat ve müzik gibi alanların da rehabilitasyon sürecine olumlu katkı sağladığı biliniyor.

Günümüzde uzun etkili enjeksiyon tedavileri de kullanılabiliyor. Aylık, üç aylık ve hatta altı aylık iğneler sayesinde ilaç takibi kolaylaşıyor ve tedavi uyumu artıyor. Ancak her hastanın bu tedavilere yanıtı farklı olabileceği için kişiye özel planlama yapılması gerekiyor.”

Şizofreni tedavisinde aile desteği en kritik unsurlardan biri!

Şizofreni hastalarının toplumdan tamamen izole edilmesi gerekmediğine işaret eden Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Uygun tedavi ve destekle birçok hasta eğitim hayatına devam edebilir ve çalışabilir. Bazı ülkelerde hastalar, daha kısa çalışma saatleri ve destekleyici iş ortamlarıyla üretken yaşamlarını sürdürebiliyor. Türkiye’de de benzer şekilde çalışan şizofreni hastaları bulunuyor.” dedi.

Şizofreni gibi kronik hastalıklarda aile desteğinin tedavinin en kritik unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erkmen, “Ailelerin en önemli sorumluluğu, hastanın düzenli olarak doktora gitmesini sağlamak ve ilaç kullanımını takip etmektir. İlaçların aksatılması, hastalığın yeniden alevlenmesine yol açabilir. Ailelerin dikkat etmesi gereken erken belirtiler arasında; kişinin giderek içine kapanması, sosyal uyumunun bozulması, okul veya iş performansında belirgin düşüş, çevresine karşı kuşkucu düşünceler geliştirmesi yer alır. Bu tür belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden uzman desteği alınması önemlidir.” açıklamasını yaptı.

Damgalama, hastaların tedaviye erişimini ve topluma uyumunu zorlaştıran önemli bir sorun!

Şizofreni kelimesi toplumda çoğu zaman yanlış ve damgalayıcı bir şekilde kullanıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Bu durum hem hastaları hem de ailelerini olumsuz etkiliyor. Uzmanlara göre psikiyatrik tanıların bir ‘etiket’ olarak kullanılmaması, hastalığın bir sağlık sorunu olduğunun kabul edilmesi gerekir. Damgalama, hastaların tedaviye erişimini ve topluma uyumunu zorlaştıran önemli bir sorun.” dedi.

Şizofreninin bazı hastalarda tamamen iyileşmese de, büyük oranda kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Erkmen, sözlerini şöyle tamamladı:

“Erken tanı ve düzenli tedavi ile birçok hasta sosyal yaşamına dönebilir, iş ve aile hayatını sürdürebilir. Güncel psikiyatri yaklaşımı, hastalığı tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade, bireyin yaşam kalitesini artırmaya ve işlevselliğini korumaya odaklanır.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

SAGLIK - SANTE

Türkiye’nin lezzetleri Karşıyaka’da buluştu

Aile bağlarının güçlü olması nitelikli iletişime bağlı!

Dijital dünyada aile olmak mümkün!

Kilo verme sürecinde hız değil, kalıcılık önemli!

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

© 2026 S-B-E Ltd | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle