MENU
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • VIDEO HABER / VIDEO NEWS
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
Kapat

Rüyamda Yasaklandım

Ana SayfaBelçi̇ka Haber - Actualite BelgiqueRüyamda Yasaklandım
Rüyamda Yasaklandım

Rüyamda YasaklandımKadir DuranDün gece gözaltına alındım. Mahkûm edildim. Hakkımda soruşturma açıldı. Hatta yasaklandım.

05 Temmuz, 2026, Pazar 15:09
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Rüyamda Yasaklandım

 

Kadir Duran

Dün gece gözaltına alındım. Mahkûm edildim. Hakkımda soruşturma açıldı. Hatta yasaklandım.

Oysa bunların hepsi yalnızca bir rüyada yaşandı.

Son zamanlarda ifade özgürlüğünden giderek daha fazla söz ediliyor. Bu kavramı o kadar sık duyuyoruz ki, özgürlüğün sınırsız olduğuna, hiçbir sınır tanımadığına inanmaya başlıyoruz. Oysa gerçek tam tersidir.

Dün gece, rüyalarımın bile sınırları olduğunu keşfettim.

Düşünmekte özgür olduğumu sanıyordum.

Yanılmışım.

Rüyamda ne zaman tarih üzerine düşünmek istesem durduruldum.

Ne zaman din üzerine düşünmek istesem sözüm kesildi.

Ne zaman siyaset üzerine düşünmek istesem engellendim.

Uyandığımda şu gerçekle yüzleştim: İster gerçek hayatta ister rüyalarda olsun, hepimiz görünmez sınırlar içinde yaşıyoruz.

Kendimizi özgür sanıyoruz; oysa hâkim ahlak anlayışı, toplumsal normlar ve en önemlisi kamuoyu tarafından çizilmiş bir alanın içinde hareket ediyoruz.

Bugün bu sınırları aşabilmenin yollarından biri hâlâ mizah gibi görünüyor. Uzun yıllar boyunca mizah; sorgulamanın, düşündürmenin ve yerleşik doğruları sarsmanın aracı oldu.

Ancak artık mizah bile yeni bir kurala tabi görünüyor: hoşgörüsüzlük.

Öyle bir döneme girdik ki, kamuoyuyla artık şaka yapılamıyor.

Kamuoyu üç temel unsur üzerine kuruludur: tarihi, inançları ve yönlendirilebilirliği.

Bu üç alandan herhangi birini sorguladığınız anda hassas bir bölgeye girmiş olursunuz. Ve kamuoyunu yönlendirenler sizin düşünme veya mizah yapma biçiminizi beğenmezse sonuçlar çok hızlı gelebilir: yasaklanma, soruşturma, hatta hukuki yaptırım.

O halde şu soruları sormak gerekir:

Kamuoyunu gerçekten kim oluşturuyor?

Nasıl ortaya çıkıyor?

Kim onu şekillendiriyor?

Hangi amaçla?

Toplumu korumak için mi, yoksa toplumu kontrol etmek için mi?

Bize sürekli herkesin düşüncesini özgürce ifade edebileceği söyleniyor. Bu, felsefenin de temelidir.

Peki felsefe gerçekten hâlâ tamamen özgür müdür?

Bazı fikirlerin ifade edilmesi imkânsız hâle gelirken gerçekten sınırsız düşünebilir miyiz?

Konuşmanız için sizi cesaretlendiren birçok insan vardır.

Fakat zorluklar başladığında, eleştiriler davalara ve mahkûmiyetlere dönüştüğünde, aynı insanlar çoğu zaman ortadan kaybolurlar.

O hâlde kendimizi ifade etmenin en doğru yolu nedir?

Bugün sizi alkışlayan ama yarın yalnız bırakacak bir kalabalığın önünde konuşmak mı?

Yoksa kendi rüyalarınızda bile bazı düşünceleri kurmaya cesaret edemeyecek kadar susmak mı?

Yöntemler ülkeden ülkeye değişebilir.

Mekanizmalar farklı olabilir.

Ama özünde sorun aynıdır: Hiçbir toplum fikirlerin tam anlamıyla anarşisini kabul etmez.

Toplum yararını savunduğunuzu, doğru ahlakı anlattığınızı ya da faydalı bir düşünce ortaya koyduğunuzu sansanız bile, “doğru” kabul edilen şey, sonunda onu tanımlama gücüne sahip olanlar tarafından belirlenir.

Eski bir söz der ki: Belki de mutlu yaşamanın yolu, göz önünde olmamaktır.

Ben ise başkalarını değiştirmeye çalışmadan önce, görmek istediğimiz değişimi önce kendimizin yaşaması gerektiğine inanıyorum.

Yirmi ya da otuz yıl önce sinema, televizyon ve müzik dünyasının birçok ünlü ismi, kamuoyunun bildiği bazı davranışlarda bulunmalarına rağmen yargılanmadılar.

Bugün ise aynı tür davranışlar devasa skandallara dönüşüyor.

Bilim insanları, sanatçılar, oyuncular, yönetmenler ve son derece güçlü kişiler; servetlerine, nüfuzlarına ve şöhretlerine rağmen itibarlarını kaybedebiliyorlar.

Neden?

Çünkü politik doğruculuk değişti.

Ve değişmeye de devam edecek.

Politik doğruculuk mutlak bir gerçek değildir.

Sürekli hareket hâlinde olan bir olgudur.

Her gün, her yıl ve her on yılda yeniden şekillenir.

Kamuoyundaki değişimlere paralel olarak dönüşür; kamuoyu da devletin izlediği siyaset doğrultusunda evrilir.

Gerçekte kamuoyu, yarın ne düşüneceğimizi, ne söyleyeceğimizi ve nasıl davranacağımızı belirleyen güçlü bir mekanizmaya dönüşmektedir.

Sosyal medya ile birlikte bu güç çok daha büyük bir hâl aldı.

Ancak bu alanı gerçekten kontrol edenler vatandaşlar değildir.

Onlar; siyasi, ekonomik, medya ve teknolojik gücü elinde bulunduranlardır.

Artık siyaset her zaman vatandaşı takip etmiyor.

Aksine, giderek daha fazla siyaset vatandaşı şekillendiriyor.

Niccolò Machiavelli yüzyıllar önce, kurumları ve devleti değiştirebilmek için önce iktidarın içinde olmak gerektiğini söylemişti.

Bu düşünce bugün hâlâ şaşırtıcı derecede günceldir.

Dolayısıyla politik doğruculuk evrensel ve değişmez bir gerçek değildir.

Zamana göre değişen, göreceli bir kavramdır.

Çağ değiştikçe özgürlüğün sınırları da değişir.

Bu nedenle bugün, harekete geçmeden önce, konuşmadan önce ve hüküm vermeden önce mutlaka düşünmek gerekir.

Aksi hâlde insanın yalnızlaşması, kamusal alandan yavaş yavaş silinmesi ve dün kendisini alkışlayanlar tarafından terk edilmesi kaçınılmaz olabilir.

Çünkü iktidar, çoğu zaman ona itiraz edenlerin değil; neyin kabul edilebilir olduğuna karar verenlerin elinde kalır.

Bugün adepli olmak yarın adepsiz ilan edilebilir.

Rüyamda Yasaklandım
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

© 2026 S-B-E Ltd | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle