Bruxelles Korner
Zehra Özer
Müslümanları alenen aşağılamak ve hatta onlara ölüm tehditleri savurmak. Sokak ta başörtülü kadınları taciz ederek başörtülerini başlarından çekmek. Cami girişlerine nefret içerikli yazılar yazmak. İbadetlerini yerine getiren müminlere çatarak, kavga çıkarmak.
Belçika'da İslam'a karşı duyulan nefret giderek daha sıkı bir hal almaya başladı. Insanların artık şiddetten kaçmadığı, Unia da açılan davaların sayısından anlaşılıyor.
"2015 yılında Unia da toplam 4554 şikayet dosyası açıldı. Bu şikayetlerin 1335’i, özellikle ayrımcılığa karşı açılmıştır. 2010 yılına nazaran şu anki duruma göre iki yüz dosya kadar hafif bir azalma var. İlk görünüşe göre, bu olumlu bir eğilim, ancak bu düşüşe rağmen eskiye nazaran Müslümanlara yönelik duyulan nefretin ağırlaşması endişe yaratıyor", diyor Unia müdürü Els Keytsman.
Altı yıl önce, "nefret suçu" 48 vaka sayar iken, 2015 yılında 84 vaka ile neredeyse iki katına yükselen bir artış oldu. Üstelik 'nefreti körükleme' ile ilgili şikayetler de aynı dönem içinde 338 den 404’e yükseldi. Bu durum Aralık ayında Unia Müdürlüğüne atanan Keytsman’i derinden endişelendiriyor.
Yeni ırkçılık türü
"Ahlaki sınırlar yok olmuş görünüyor, bariyerler ise kaldırılmış durumda, eskiden gizli kapaklı kalan, şimdiler de açıkça ve utanç duyulmadan yapılıyor. Müslümanları tehdit etmek, onlara karşı kafa tutmak, aşağılamak, merhametsizce davranmak? Sorun değil. Müslümanlara karşı en çirkin davranışları sergilemek, bazılarını kendince gayet meşru ve haklı kılabiliyor. Diğeriyle arasında ki mesafe'yi aklınca büyütüyor".
"Ve düşmanlık gerçekten ‘kültür ve din’ tanımı altında İslam'ın etrafında odaklanıyor. Geçmişte klasik ırkçılık ten rengi ve ya milliyetçiliğe yönelikti, ama bu günlerde özellikle İslami inançlara bağlı olan insanları etkiliyor. Unia’da dini kriterler temelinde açılan soruşturma dosyaları, toplam dosya sayısının yüzde 93'ünü temsil ediyor", diyor Keytsman.
"Radikalleşen gençler tarafından Paris'te yapılan kanlı saldırılar, İslam Devleti IŞİD’in vahşeti ve tabi ki mülteci krizi’de bu insanlara yardımcı olmuyor. Toplumu polarize ediyor, huzursuzluğu büyütüyor".
"Unia, bazı politikacıların (Özellikle Irak ve Suriye akını ile ilgili olarak) Twitter davranışlarını, üstlerine düşen sorumlulukları ile bağdaşmadığı konusunda eleştiriyor".
"Bazı politikacılar Twitter hesaplarında sadece kışkırtmak amacıyla çok dar görüşlü ve basit fikirler belirlemektedirler. Ve ya çoğunlukla olumsuz streslere değinen ve negatif bir tablo çizen Theo Francken (N-VA) gibi davranmayı tercih ediyorlar. Oysa ki, İltica ve Göç’den sorumlu olan bir devlet bakanından tablo’yu tümüyle çizmesi beklenir", dedi Keytsman.
İnternet gerçekten ekstra bir sorundur. Müslüman Nefreti sadece kamusal alanda değil, aynı zamanda çevrimiçidir. "Sanal da birçok takipçileri ve büyük destekçileri olan herkes aslında nefret saçanlarla tartışmaya girmeli. Dünya’dan yalanları kaldırmak amacıyla Unia, sitesi üzerinden serbestçe erişilebilinir, rahatca kullanılabilinir özel araç (tools) ve argümanlar geliştirdi", dedi Els Keytsman endişelerini dile getirmeyi sonuçlarken.











Yorum Yazın