MENU
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • VIDEO HABER / VIDEO NEWS
  • ULUSLARARASI / INTERNATIONALE
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
Kapat

Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yılı Brüksel’de kutlandı

Ana SayfaOrta Asya - Asie CentraleKırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yılı Brüksel’de kutlandı

Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yılı Brüksel’de kutlandıBüyükelçi Aidit Erkin: “Bağımsızlık, kendi geleceğini özgürce seçebilmektir”Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yıl dönümü dolayısıyla Brüksel’de düzenlenen resepsiyonda ülkenin kalkınma hedefleri, Avrupa Birliği ile ilişkileri ve Türk dünyasının ortak kültürel mirası ön plana çıktı. Büyükelçi Aidit Erkin’in konuşmasının ardından Derya Soysal, Yusuf Has Hacib ve Kutadgu Bilig üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.Bruxelles Korner / Kadir Duran – Brüksel

30 Ağustos, 2026, Pazar 00:11
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yılı Brüksel’de kutlandı

Büyükelçi Aidit Erkin: “Bağımsızlık, kendi geleceğini özgürce seçebilmektir”

Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yıl dönümü dolayısıyla Brüksel’de düzenlenen resepsiyonda ülkenin kalkınma hedefleri, Avrupa Birliği ile ilişkileri ve Türk dünyasının ortak kültürel mirası ön plana çıktı. Büyükelçi Aidit Erkin’in konuşmasının ardından Derya Soysal, Yusuf Has Hacib ve Kutadgu Bilig üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.

Bruxelles Korner / Kadir Duran – Brüksel

31 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan eden Kırgızistan’ın millî günü, ülkenin diplomatik temsilcileri, yabancı misyon üyeleri, gazeteciler, akademisyenler ve Kırgız toplumundan davetlilerin katılımıyla Brüksel’de kutlandı.

Kırgız Cumhuriyeti’nin Belçika, Lüksemburg ve Avrupa Birliği nezdindeki Büyükelçisi Aidit Erkin, bağımsızlığın yalnızca geçmişte kazanılmış tarihî bir hak değil, her vatandaşın günlük hayatında sonuçlarını hissedebilmesi gereken canlı bir değer olduğunu vurguladı.

Programda ayrıca Orta Asya uzmanı ve gazeteci Derya Soysal, doğumunun 1010. yılı anılan Yusuf Has Hacib’in düşünce dünyasını, Kutadgu Bilig’in Türk-İslam medeniyetindeki yerini ve Karahanlılardan günümüze uzanan ortak kültürel mirası anlattı.

“Bugün tarihimizin kutsal günlerinden biridir”

Davetlilere, diplomatik temsilcilere ve Kırgızistan’ın dostlarına teşekkür ederek konuşmasına başlayan Büyükelçi Aidit Erkin, 31 Ağustos’un Kırgız halkı açısından taşıdığı tarihî anlamı şu sözlerle ifade etti:

“Bugün millî günümüzü; özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ve bağımsızlığımızı kutluyoruz. Bu, Kırgızistan için kutsal bir gündür. Tarihin, umudun, verilen sözlerin ve yeni imkânların günüdür.”

Kırgızistan’ın 35 yıl önce Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan ettiğini hatırlatan Erkin, egemenliğin temel anlamının bir milletin geleceğini kendi iradesiyle belirleyebilmesi olduğunu söyledi:

“Bağımsızlık, kendi geleceğini özgürce seçebilmek demektir. Bizim için önemli olan, her vatandaşımızın bağımsızlığın kazanımlarını hayatında hissedebilmesidir.”

Bu ifadeler, Kırgızistan’ın bağımsızlığı yalnızca egemenlik, bayrak ve sınırlar üzerinden değerlendirmediğini; ekonomik kalkınma, adalet, kamu hizmetlerinin kalitesi ve vatandaşların refahıyla ilişkilendirdiğini ortaya koydu.

Ulusal dirilişten ulusal refaha

Büyükelçi Erkin’e göre Kırgızistan artık millî kimliğini ve devlet kurumlarını yeniden inşa ettiği ulusal diriliş döneminden, ekonomik ve toplumsal refahı güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir aşamaya geçiyor.

Ülkede yürütülen reformların merkezinde devlet kurumlarının güçlendirilmesi, yargı bağımsızlığı, şeffaflık, hukukun üstünlüğü ve vatandaşların adalete erişiminin geliştirilmesi bulunuyor.

“Kırgızistan bugün ulusal diriliş döneminden ulusal refah dönemine geçmektedir. Yargı sisteminin bağımsızlığını güçlendirmeyi, şeffaflığı artırmayı ve vatandaşların adalete erişimini güvence altına almayı amaçlayan reform sürecimizi sürdürüyoruz.”

Büyükelçinin mesajı, bağımsızlığın kurumsal boyutunu da öne çıkardı: Gerçek egemenlik yalnızca uluslararası alanda bağımsız bir devlet olmakla değil, vatandaşların güven duyduğu, hesap verebilir ve etkili kurumlar oluşturmakla mümkün olabilir.

Dijital dönüşüm ve kamu hizmetleri

Kırgızistan’ın teknolojik dönüşümüne de değinen Büyükelçi Aidit Erkin, dijital altyapıya yapılan yatırımların yenilikçiliği teşvik etmeyi ve kamu hizmetlerinin kalitesini yükseltmeyi hedeflediğini belirtti.

“İnovasyonu teşvik etmek ve kamu hizmetlerini iyileştirmek amacıyla teknolojiye ve dijital altyapıya yatırım yapıyoruz.”

Dağlık coğrafyaya sahip Kırgızistan açısından dijitalleşme, yalnızca teknolojik modernleşme anlamına gelmiyor. Başkent ile uzak bölgeler arasındaki hizmet farklarının azaltılması, vatandaşların kamu kurumlarına daha kolay ulaşması ve ekonomik faaliyetlerin ülke geneline yayılması bakımından da stratejik önem taşıyor.

Çin–Kırgızistan–Özbekistan Demir Yolu

Konuşmanın ekonomik ve jeopolitik açıdan en dikkat çekici başlıklarından biri Çin–Kırgızistan–Özbekistan Demir Yolu Projesi oldu.

Uzun yıllardır gündemde bulunan bu stratejik ulaşım hattı, Çin’i Kırgızistan ve Özbekistan üzerinden Orta Asya’nın diğer ülkelerine, Hazar havzasına ve Avrupa pazarlarına bağlamayı hedefliyor.

Büyükelçi Erkin, projenin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaların başladığını belirtti:

“Çin–Kırgızistan–Özbekistan Demir Yolu’nun inşasına yönelik büyük bölgesel projenin uygulanmasına başladık.”

Bu proje, Kırgızistan açısından basit bir demir yolu yatırımının ötesine geçiyor. Yeni hat; ülkenin bölgesel bağlantısallığını geliştirme, dış ticareti artırma, lojistik gelirler elde etme ve denize çıkışı bulunmayan Kırgızistan’ı Avrasya ticaret güzergâhlarının önemli merkezlerinden biri hâline getirme potansiyeli taşıyor.

Kırgızistan böylece tarihî İpek Yolu üzerindeki konumunu, 21. yüzyılın ulaşım ve ticaret ağları içerisinde yeniden değerlendirmek istiyor.

Avrupa Birliği ile ortak değerler

Büyükelçi Aidit Erkin, Kırgızistan’ın Avrupa Birliği ile yıllar içinde gelişen ortaklığına büyük önem verdiğini söyledi.

Demokrasiye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne duyulan saygının bu ilişkinin temel taşlarını oluşturduğunu belirten Erkin, ekonomik iş birliğinin de ortaklığın hayati boyutlarından biri olduğunu vurguladı:

“Avrupa Birliği ile yıllar içerisinde gelişen ortaklığımıza büyük değer veriyoruz. Demokrasiye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne saygı, ortaklığımızın temel taşlarını oluşturmaktadır.”

Kırgızistan, Avrupa Birliği’nin Avrupa ile Orta Asya arasındaki ticari, ekonomik ve ulaştırma bağlantılarını güçlendirme iradesini destekliyor. Brüksel’in bölgede sürdürülebilir kalkınma, yönetişim, eğitim, dijitalleşme ve bağlantısallık alanlarına yaptığı katkılar, Bişkek tarafından stratejik ortaklığın parçaları olarak görülüyor.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un Haziran 2024’te Brüksel’de Avrupa Birliği kurumlarını ziyaret etmesi de Bişkek ile Brüksel arasındaki siyasi diyaloğun gelişmesinde önemli bir aşama olarak hatırlatıldı.

Benelüks ülkelerine özel teşekkür

Aidit Erkin, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un Kırgızistan’ın Avrupa’daki güvenilir ortakları arasında bulunduğunu belirtti.

“Belçika, Lüksemburg ve Hollanda; reformların desteklenmesi, iyi yönetişimin teşvik edilmesi ve ekonomik büyümenin güçlendirilmesi açısından güvenilir ve sağlam ortaklarımızdır.”

Kırgızistan ile Benelüks ülkeleri arasında Haziran 2025’te diplomatik ve hizmet pasaportu sahiplerine yönelik vize muafiyeti ile geri kabul anlaşmalarının imzalanması, bu kurumsal yakınlaşmanın somut örneklerinden biri olmuştu.

Büyükelçi Erkin’in konuşması, Kırgızistan’ın Avrupa ile ilişkilerini yalnızca siyasi diyalog üzerinden değil; ticaret, ulaşım, reform, yönetişim ve toplumlar arası ilişkiler üzerinden geliştirmek istediğini gösterdi.

Kırgız toplumuna dayanışma teşekkürü

Büyükelçi Aidit Erkin, konuşmasının sonunda Belçika ve çevre ülkelerde yaşayan Kırgız vatandaşlarına da özel teşekkürlerini iletti.

Kırgız toplumunun ihtiyaç sahiplerine gösterdiği dayanışmaya dikkat çeken Erkin, yurt dışında yaşayan vatandaşların yalnızca ülkelerinin kültürünü temsil etmediğini, aynı zamanda Kırgızistan ile Avrupa arasında insani bir köprü oluşturduğunu vurguladı.

“Birlikte, canlı bir sivil topluma sahip güçlü bir devlet inşa ediyoruz.”

Bağımsızlığın 35. yılı dolayısıyla verilen bu mesaj, Kırgızistan’ın devlet kurumları kadar sivil toplumunu ve diasporasını da geleceğinin önemli unsurları arasında gördüğünü ortaya koydu.

Derya Soysal’dan Yusuf Has Hacib sunumu

Resepsiyonun kültürel bölümünde Orta Asya uzmanı ve gazeteci Derya Soysal, İngilizce gerçekleştirdiği sunumunda büyük Türk düşünürü, şairi ve devlet adamı Yusuf Has Hacib’i anlattı.

2026 yılında doğumunun 1010. yıl dönümü çeşitli bilimsel etkinliklerle anılan Yusuf Has Hacib’in Kırgız, Özbek, Uygur ve diğer Türk halklarının ortak medeniyet mirasının temsilcisi olduğu vurgulandı.

Soysal, Kırgızistan’ın bağımsızlığını anlamak için yalnızca yakın siyasi tarihe değil, ülkenin üzerinde yükseldiği bin yıllık düşünce ve medeniyet birikimine de bakılması gerektiğini söyledi:

“Bugün Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yılını kutlarken, bu bağımsızlığın tarihsel ve kültürel temellerini daha iyi anlamak için Yusuf Has Hacib’in mirasına da bakmamız gerekiyor.”

Balasagun’dan Türk dünyasına

Yusuf Has Hacib, 11. yüzyılda Karahanlı Devleti’nin önemli merkezlerinden biri olan Balasagun’da, bugünkü Kırgızistan’ın Tokmok şehri yakınlarında dünyaya geldi.

Doğduğu şehir nedeniyle Yusuf Balasagunî adıyla da anılan düşünür, ünlü eserini Kaşgar hükümdarına sunduktan sonra saraydaki önemli görevlerden birini ifade eden Has Hacib unvanını aldı.

Derya Soysal, bu unvanın Yusuf Has Hacib’in yalnızca bir şair ve filozof olmadığını; devlet yönetimi, siyaset ve diplomasi alanlarında da bilgi sahibi bir devlet adamı olduğunu gösterdiğini belirtti.

Onun düşünce dünyası adalet, bilgi, erdem, mutluluk, iyi yönetim ve toplumsal düzen kavramları etrafında şekillendi.

Bilgiyle mutluluğa ulaşmanın eseri: Kutadgu Bilig

Sunumun merkezinde Yusuf Has Hacib’in 1069–1070 yıllarında tamamladığı ve 6.500’den fazla beyitten oluşan başyapıtı Kutadgu Bilig yer aldı.

Eserin adı “mutluluk veren bilgi”, “kutlu olma bilgisi” veya “insanı saadete ulaştıran bilgi” biçiminde açıklanıyor.

Soysal, eserin adında bulunan “kut” ve “bilig” kelimelerinin aradan yaklaşık bin yıl geçmesine rağmen günümüz Türk dillerinde anlaşılabildiğine dikkat çekti.

“Bilig”, bilgi ve bilgelikle; “kut” ise mutluluk, saadet, talih, bereket ve devletle ilişkilidir. Bu bakımdan Kutadgu Bilig, insanın bilgi ve erdem aracılığıyla mutluluğa, huzura ve adil bir toplumsal düzene nasıl ulaşabileceğini anlatır.

“Yusuf Has Hacib’e göre gerçek zenginlik yalnızca maddi servet değildir. Bilgiye, erdeme ve adalete sahip olmak da insanın en büyük talihidir.”

Eser yalnızca bireye ahlaklı bir hayatın yollarını göstermekle kalmaz. Hükümdarlara ve devlet yöneticilerine adaletli davranmayı, toplumun farklı kesimleriyle sağlıklı ilişkiler kurmayı ve refahı halka yaymayı öğütleyen bir siyasetname niteliği taşır.

Adil devlet ve erdemli yönetici

Derya Soysal, Kutadgu Bilig’in yüzyıllar boyunca hükümdarlar, devlet adamları ve aydınlar tarafından okunmasının tesadüf olmadığını söyledi.

Eserde yöneticinin gücünün sınırsız olmadığı, adalet ve ahlaki sorumlulukla dengelenmesi gerektiği anlatılır. Devletin gücü yalnızca ordusundan veya zenginliğinden değil, halkına adil davranmasından ve bilgili yöneticiler tarafından idare edilmesinden doğar.

Bu yönüyle eser, yalnızca Orta Çağ’daki Karahanlı yöneticilerine seslenmez. Hukukun üstünlüğü, kamu ahlakı, liyakat ve toplumsal refah konusunda günümüzde sürdürülen tartışmalara da ışık tutar.

Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yılında Yusuf Has Hacib’in yeniden hatırlanması, geçmiş ile bugünü birbirine bağlayan güçlü bir mesaj niteliği taşıdı.

Türkçeyi düşünce ve devlet dili hâline getiren eser

Derya Soysal, Kutadgu Bilig’in tarihsel öneminin yazıldığı dilde de saklı olduğuna dikkat çekti.

Orta Çağ İslam dünyasında bilimsel, edebî ve felsefi eserler çoğunlukla Arapça veya Farsça kaleme alınırken Yusuf Has Hacib, büyük eserini Karahanlı Türkçesiyle yazdı.

Böylece Türkçenin yalnızca günlük yaşamda veya sözlü kültürde kullanılan bir dil olmadığını; devlet yönetimini, felsefeyi, ahlakı, siyaseti ve toplumsal düzeni anlatabilecek güçlü bir medeniyet dili olduğunu gösterdi.

Karahanlı coğrafyasının Türk göçebe gelenekleriyle İslam, Arap ve Fars kültürlerinin kesiştiği bir alan olduğunu belirten Soysal, Kutadgu Bilig’i bu medeniyet buluşmasının en önemli eserlerinden biri olarak değerlendirdi.

Eserin farklı nüshalarının çeşitli coğrafyalarda korunmuş olması da etkisinin Orta Asya ile sınırlı kalmadığını, Türk ve İslam dünyasının geniş bir bölümüne yayıldığını gösteriyor.

Karahanlılar ve İpek Yolu

Sunumda Karahanlı Devleti’nin Kaşgar, Balasagun, Semerkant ve Buhara gibi dönemin önemli kültür ve ticaret merkezlerini birbirine bağlayan stratejik konumu da anlatıldı.

Karahanlılar, İpek Yolu üzerindeki ticaretin yanı sıra fikirlerin, inançların, dillerin ve kültürlerin dolaşımında da önemli rol oynadı.

Soysal, Büyükelçi Aidit Erkin’in İpek Yolu’nu yeniden güçlendirme çağrısına atıfta bulunarak, günümüzde Orta Asya ülkeleri arasında gelişen iş birliğinin bin yıllık tarihsel bir temele dayandığını belirtti:

“Karahanlılar döneminde bu coğrafya Asya ile Avrupa arasında bir köprüydü. Bugün Kırgızistan ve diğer Orta Asya ülkeleri, İpek Yolu’nun bağlantılarını ve iş birliği ruhunu yeniden canlandırıyor.”

Çin–Kırgızistan–Özbekistan Demir Yolu da bu tarihsel sürekliliğin çağdaş bir örneği olarak öne çıkıyor. Bin yıl önce kervanlarla sağlanan bağlantının bugün demir yolları, enerji hatları ve dijital ağlarla yeniden kurulması hedefleniyor.

Kırgız, Özbek ve Uygur halklarının ortak mirası

Derya Soysal, Yusuf Has Hacib’in mirasının modern millî sınırlar içerisine hapsedilemeyeceğini özellikle vurguladı.

Yusuf Has Hacib’in yaşadığı dönemde bugünkü anlamıyla Kırgız, Özbek veya Uygur millî kimlikleri ve devlet sınırları henüz mevcut değildi. Bu nedenle onun en doğru biçimde Türk dünyasının ve daha geniş anlamda insanlığın ortak düşünce mirasının bir temsilcisi olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Balasagun günümüz Kırgızistan’ında, Kaşgar günümüz Çin sınırları içerisindeki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde bulunurken; Karahanlı medeniyetinin etkisi Özbekistan’daki Semerkant ve Buhara’ya kadar uzanıyordu.

Bu geniş coğrafya, Yusuf Has Hacib’in neden Kırgızistan, Özbekistan ve Uygur kültür çevresinde aynı derecede önemsendiğini açıklıyor.

Cengiz Aytmatov’a uzanan edebiyat geleneği

Derya Soysal, Yusuf Has Hacib’den dünyaca tanınan Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’a uzanan güçlü edebî geleneğe de dikkat çekti.

Yusuf Has Hacib’in adalet, erdem, bilgelik ve iyi yönetim üzerine kurduğu düşünce dünyası ile Aytmatov’un insan, toplum, hafıza, kimlik ve doğa merkezli eserleri, Kırgız halkının dünya edebiyatına sunduğu iki büyük medeniyet halkasını oluşturuyor.

Bu iki isim, Kırgızistan’ın yalnızca siyasi bağımsızlığını değil, yüzyıllar boyunca koruduğu kültürel ve düşünsel varlığını da temsil ediyor.

Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yılında Yusuf Has Hacib ve Cengiz Aytmatov’un birlikte anılması, ülkenin geleceğini inşa ederken tarihsel hafızasına sahip çıkma iradesini gösteriyor.

Liliya Geisler: “Bu eser bana çocukluğumu hatırlattı”

Sunumun ardından söz alan Özbekistanlı Liliya Geisler, Kutadgu Bilig’i henüz 11 yaşındayken okuduğunu belirterek eserin kendisinde bıraktığı derin izleri anlattı.

Geisler, Yusuf Has Hacib’in sözlerinin Özbekistan’da da geniş biçimde tanındığını ve eserdeki iyilik, ahlak, bilgi ve mutluluk anlayışının kuşaktan kuşağa aktarıldığını söyledi.

Bu müdahale, Kutadgu Bilig’in yalnızca akademik çevrelerde incelenen eski bir metin olmadığını, Kırgız ve Özbek halkları arasında yaşamaya devam eden ortak bir kültürel hafızaya dönüştüğünü gösterdi.

Büyükelçi Erkin’den Kaşgarlı Mahmud hatırlatması

Büyükelçi Aidit Erkin de sunumun ardından kısa bir değerlendirme yaptı. “Kara” kelimesinin tarihî Türkçede yalnızca renk anlamı taşımadığına; büyüklük, güç ve yücelik gibi anlamlarla da ilişkilendirilebildiğine dikkat çekti.

Erkin ayrıca Kırgızistan coğrafyasıyla ilişkilendirilen bir diğer büyük Türk bilgini Kaşgarlı Mahmud’un ortak medeniyet içerisindeki önemini hatırlattı.

Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün yazarı Kaşgarlı Mahmud ile Kutadgu Bilig’in yazarı Yusuf Has Hacib, Türk dilini, kültürünü ve düşünce dünyasını yazılı eserlerle gelecek kuşaklara aktaran iki büyük tarihî şahsiyet olarak öne çıkıyor.

“İnsan gider, iyi adı ve sözü kalır”

Derya Soysal, sunumunu Yusuf Has Hacib’in insan hayatının geçiciliği, iyi adın ve faydalı eserlerin ise kalıcılığı üzerine kurulu öğretisiyle tamamladı:

“İnsan servetini ve sahip olduklarını kaybedebilir. Hayatı bir gün sona erer; ancak yaptığı iyilikler, söylediği doğru sözler ve bıraktığı güzel ad yaşamaya devam eder.”

Aradan yaklaşık bin yıl geçmesine rağmen Yusuf Has Hacib’in adının hâlâ yaşaması ve Kutadgu Bilig’in adalet, siyaset, ahlak ve devlet yönetimi tartışmalarındaki önemini koruması, bu öğretinin en güçlü kanıtını oluşturuyor.

Diplomasi, kültür ve Kırgız misafirperverliği

Brüksel’deki kutlama yalnızca resmî konuşmalardan oluşmadı. Program, Kırgızistan’ın tarihî mirasını, edebiyatını, mutfağını ve misafirperverlik geleneğini bir araya getirdi.

Derya Soysal’ın sunumunun ardından davetlilere geleneksel Kırgız pilavı ve çeşitli ikramlar sunuldu. Diplomatik temsilciler, gazeteciler, akademisyenler ve Kırgız toplumunun üyeleri, samimi sohbetler eşliğinde görüş alışverişinde bulundu.

Konuklar böylece Kırgızistan’ın siyasi ve ekonomik vizyonunun yanı sıra köklü kültürünü ve mutfak geleneğini de yakından tanıma fırsatı buldu.

Etkinlik, güzel sohbetler, yeni dostluklar ve Kırgız misafirperverliğinin sıcaklığını yansıtan ikramlarla sona erdi.

Bağımsızlıktan yeni İpek Yolu’na

Brüksel’de düzenlenen 35. yıl kutlamasının ortaya koyduğu temel mesaj açıktı: Kırgızistan bağımsızlığını yalnızca geçmişte kazanılmış bir tarihî başarı olarak değil, geleceğini kendi iradesiyle inşa etme sorumluluğu olarak görüyor.

Bir tarafta yargı reformu, dijitalleşme, kamu hizmetleri ve ekonomik kalkınma; diğer tarafta Çin–Kırgızistan–Özbekistan Demir Yolu, Avrupa Birliği ile ortaklık ve Orta Asya ülkeleri arasındaki yakınlaşma bulunuyor.

Bu gelecek vizyonunun düşünsel temelinde ise Yusuf Has Hacib’in bin yıl önce dile getirdiği bilgi, adalet, erdem ve iyi yönetim ilkeleri yer alıyor.

Tanrı Dağları’nın eteklerinden yükselen bağımsızlık iradesi, bugün Avrupa ile Orta Asya’yı birbirine bağlayan yeni ulaşım hatları, diplomatik ortaklıklar ve kültürel ilişkilerle yeni bir boyut kazanıyor.

Kırgızistan’ın 35 yıllık bağımsızlık yolculuğu, ulusal egemenliğin korunması kadar, ortak Türk dünyası mirasının geleceğe taşınması anlamını da taşıyor.

Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yıl dönümü kutlu olsun!

Эгемендүүлүк күнүңүздөр менен!

Yaşasın Kırgızistan, yaşasın Türk dünyasının kardeşliği!

Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yılı Brüksel’de kutlandı
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

© 2026 S-B-E Ltd | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle