MENU
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • VIDEO HABER / VIDEO NEWS
  • ULUSLARARASI / INTERNATIONALE
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
Kapat

Çin’in yükselişini anlamak isteyenler için yeni akademik çalışma: “Çin’in Büyük Dönüşü” yayımlandı

Ana SayfaKültür Sanat & Spor - Culture Et SportÇin’in yükselişini anlamak isteyenler için yeni akademik çalışma: “Çin’in Büyük Dönüşü” yayımlandı
Çin’in yükselişini anlamak isteyenler için yeni akademik çalışma: “Çin’in Büyük Dönüşü” yayımlandı

Çin’in yükselişini anlamak isteyenler için yeni akademik çalışma: “Çin’in Büyük Dönüşü” yayımlandıDr. Bedri Şahin’in editörlüğünde hazırlanan eser, Çin’in ekonomik ve teknolojik yükselişinden Kuşak ve Yol Girişimi’ne, bölgesel güç mücadelelerinden küresel hegemonya tartışmalarına kadar geniş bir perspektif sunuyorBruxelles Korner | Kadir DuranDünya siyasetinin ağırlık merkezi gerçekten Batı’dan Doğu’ya mı kayıyor? Çin, yalnızca ekonomik büyüklüğü giderek artan bir devlet mi, yoksa mevcut uluslararası düzenin güç dengelerini değiştirebilecek yeni bir süper güç mü?

04 Ekim, 2026, Pazar 13:29
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol
https://eminsight.co.uk/

Çin’in yükselişini anlamak isteyenler için yeni akademik çalışma: “Çin’in Büyük Dönüşü” yayımlandı

Dr. Bedri Şahin’in editörlüğünde hazırlanan eser, Çin’in ekonomik ve teknolojik yükselişinden Kuşak ve Yol Girişimi’ne, bölgesel güç mücadelelerinden küresel hegemonya tartışmalarına kadar geniş bir perspektif sunuyor

Bruxelles Korner | Kadir Duran

Dünya siyasetinin ağırlık merkezi gerçekten Batı’dan Doğu’ya mı kayıyor? Çin, yalnızca ekonomik büyüklüğü giderek artan bir devlet mi, yoksa mevcut uluslararası düzenin güç dengelerini değiştirebilecek yeni bir süper güç mü?

Bu iki soru, XXI. yüzyıl uluslararası ilişkilerinin belki de en önemli tartışmalarından birinin merkezinde bulunuyor.

Haliç Yayınevi tarafından 2026 yılında yayımlanan ve Dr. Bedri Şahin’in editörlüğünü üstlendiği “Çin’in Büyük Dönüşü: Küresel Hegemonya Arayışında Yeni Süper Güç”, tam da bu tartışmayı akademik bir çerçeve içerisinde ele alan yeni bir çalışma olarak okuyucuyla buluştu.

Kitabın dikkat çekici bir başka özelliği ise açık erişimli yayımlanması. Eser, yayınevinin internet platformu üzerinden ücretsiz olarak okunabiliyor.

Haliç Yayınevi – kitaba ücretsiz erişim

Çin'in “büyük dönüşümü” ne anlama geliyor?

Kitabın çıkış noktası, Çin’in son birkaç on yılda geçirdiği dönüşümün yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağı düşüncesi.

Çin artık sadece dünyanın en büyük üretim merkezlerinden biri değil. Teknoloji, altyapı, finans, enerji, lojistik, diplomasi, savunma, uluslararası örgütler ve küresel yönetişim tartışmalarında giderek daha fazla ağırlık taşıyan bir aktör.

Dolayısıyla temel mesele Çin'in ne kadar büyüdüğünden çok, bu büyümenin uluslararası sistemi nasıl değiştirdiği.

Kitabın önsözünde Dr. Bedri Şahin de bu dönüşümü uluslararası ilişkiler disiplini açısından konumlandırıyor. Şahin'e göre küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği günümüzde Çin, akademik dünyanın en yoğun ilgi gösterdiği araştırma alanlarından biri haline gelmiş durumda.

Önsözün ana fikri oldukça açık:

“Uluslararası İlişkiler disiplini, günümüzde küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, akademik camianın en yoğun ilgi gösterdiği alanların başında gelmektedir.”

Bu çerçevede kitap, Çin Halk Cumhuriyeti'nin uluslararası sistem içerisinde son yıllarda üstlendiği yeni rolü tarihsel, siyasi, ekonomik ve stratejik boyutlarıyla birlikte değerlendirmeyi amaçlıyor.

Soğuk Savaş sonrası dünya değişiyor

Kitabın önsözünde özellikle dikkat çeken noktalardan biri, Çin meselesinin daha geniş bir uluslararası sistem tartışmasının içine yerleştirilmesi.

Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra ortaya çıkan yapı uzun süre ABD'nin ağırlığının belirgin olduğu bir uluslararası düzen üzerinden okundu.

Ancak XXI. yüzyılın ikinci çeyreğine girilirken tablo giderek karmaşıklaşıyor.

Çin'in ekonomik büyümesi, teknolojik atılımları, Kuşak ve Yol Girişimi, bölgesel diplomatik etkinliği ve uluslararası örgütlerde artan kapasitesi Pekin'i yalnızca Asya'nın büyük güçlerinden biri olmaktan çıkararak küresel sistemin temel aktörlerinden biri haline getirdi.

Dr. Şahin önsözde bu dönüşümün uluslararası ilişkiler literatüründeki “power transition” — güç geçişi tartışmalarını yeniden gündeme getirdiğine dikkat çekiyor.

İşte kitabın asıl önemi de burada ortaya çıkıyor.

Mesele yalnızca “Çin büyüyor” tespitinden ibaret değil.

Asıl soru şu:

Çin'in yükselişi mevcut dünya düzeninin içerisinde mi gerçekleşecek, yoksa zaman içerisinde o düzenin yapısını da değiştirecek mi?

Ekonomik güçten jeopolitik güce

Çin’in son kırk yıldaki ekonomik dönüşümü modern ekonomi tarihinin en önemli gelişmelerinden biri.

Ancak ekonomik büyüklüğün otomatik olarak küresel hegemonya anlamına gelmediğini de belirtmek gerekiyor.

Bir ülkenin gerçek anlamda küresel güç olabilmesi için ekonomik kapasitesinin yanında teknolojik üstünlük, diplomatik erişim, askeri kapasite, finansal etki, enerji güvenliği, uluslararası kurumlarda nüfuz ve siyasi çekim gücü oluşturabilmesi gerekiyor.

Dolayısıyla Çin konusunda tartışılması gereken şey GSYH rakamlarının çok ötesine geçiyor.

Kitabın ortaya koymaya çalıştığı çerçeve de bu çok boyutlu dönüşüm.

Kuşak ve Yol: altyapı projesinden daha fazlası

Çalışmanın önemli eksenlerinden biri Kuşak ve Yol Girişimi.

Çünkü bu girişim yalnızca yollar, demiryolları, limanlar veya enerji altyapılarından oluşmuyor.

Çin açısından Kuşak ve Yol aynı zamanda Asya, Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa arasında yeni ekonomik bağlantılar kurma girişimi.

Bu nedenle Çin'in yükselişini anlamak isteyenlerin yalnızca Pekin-Washington rekabetine bakması yeterli değil.

Kazakistan'dan Özbekistan'a, Pakistan'dan Körfez ülkelerine, Afrika'dan Avrupa limanlarına kadar uzanan bağlantı ağlarının da incelenmesi gerekiyor.

Çünkü XXI. yüzyılın jeopolitiğinde güç, sadece askeri üslerle değil; limanlarla, demiryollarıyla, enerji hatlarıyla, veri altyapısıyla, finansman mekanizmalarıyla ve tedarik zincirleriyle de inşa ediliyor.

Kitap disiplinlerarası bir çalışma

Önsözde özellikle vurgulanan unsurlardan biri eserin tek bir akademik perspektife bağlı kalmaması.

Kitapta yer alan bölümler farklı uzmanlık alanlarından akademisyenler tarafından kaleme alınmış.

Eserde;

  • Çin'in dış politika stratejileri,
  • ekonomik diplomasisi,
  • bölgesel güç mücadeleleri,
  • küresel yönetişim arayışları,
  • güvenlik politikaları,
  • teknolojik yükselişi ve uluslararası sistemdeki konumu

gibi farklı başlıklar inceleniyor.

Eserin yazar kadrosunda Doç. Dr. Yeşim Sırakaya, Doç. Dr. Ayberk Nuri Berkman, Dr. Öğr. Üyesi Gülşah Özdemir, Dr. Öğr. Üyesi Sibel Yanık Aslan, Dr. Sinan İlze ve Dr. Hande Ortay bulunuyor.

Editörlüğünü ise Dr. Bedri Şahin üstleniyor.

Bu yapı kitabı tek yazarlı klasik bir Çin analizinden farklılaştırıyor. Çin'in dönüşümü farklı akademik uzmanlık alanlarının kesiştiği bir araştırma konusu olarak ele alınıyor.

Önsözden kitabın amacı

Dr. Bedri Şahin, kitabın hazırlanma amacını önsözde esas olarak Çin'in uluslararası sistemdeki yükselişinin çok boyutlu haritasını çıkarmak şeklinde ortaya koyuyor.

Şahin, eserin disiplinlerarası bir yaklaşımla hazırlandığını ve her bölümün bağımsız akademik katkı sunmasının yanında kitabın bütününün Çin'in küresel sistemdeki yükselişini kapsamlı biçimde değerlendirmeyi hedeflediğini belirtiyor.

Önsözün belki de en önemli yönü, Çin'in yükselişini kaçınılmaz bir hegemonya değişimi olarak sunmaması.

Bunun yerine okuyucuyu daha geniş bir soruya yöneltiyor:

Uluslararası güç dağılımı gerçekten değişiyor mu ve Çin bu değişimin neresinde duruyor?

Akademik açıdan daha sağlıklı yaklaşım da bu.

Çünkü Çin'in yükselişini anlamak ile Çin'in gelecekte mutlaka küresel hegemon olacağını iddia etmek birbirinden tamamen farklı iki şey.

Bruxelles Korner değerlendirmesi: Asıl mesele Çin değil, değişen dünya düzeni

Bu kitabın başlığını okuduğumuzda ilk bakışta çalışmanın yalnızca Çin hakkında olduğu düşünülebilir.

Oysa daha derin bir perspektiften bakıldığında mesele Çin'den çok daha büyük.

Asıl konu dünya düzeninin dönüşümü.

1945 sonrasında kurulan kurumlar, Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından ortaya çıkan Amerikan üstünlüğü, küreselleşme, Dünya Ticaret Örgütü sistemi, doların merkezi rolü ve Batı merkezli finansal mimari artık çok daha parçalı bir uluslararası ortam içerisinde faaliyet gösteriyor.

Çin bu dönüşümün tek nedeni değil.

Fakat kuşkusuz en büyük aktörlerinden biri.

Rusya'nın Batı ile çatışması, Hindistan'ın yükselişi, BRICS'in genişlemesi, Körfez ülkelerinin daha özerk dış politika arayışları, Orta Asya'nın stratejik önem kazanması ve Avrupa'nın ekonomik güvenlik tartışmaları aynı büyük dönüşümün farklı parçaları.

Bu nedenle bugün Çin'i incelemek yalnızca Çin'i anlamaya çalışmak değildir.

Avrupa'nın geleceğini, ABD'nin küresel konumunu, Orta Asya'nın yükselen önemini ve yeni dünya ekonomisinin nasıl şekillenebileceğini anlamaya çalışmaktır.

Hegemonya mı, çok kutupluluk mu?

Burada ayrıca önemli bir kavramsal ayrım yapmak gerekiyor.

Çin'in ABD'nin yerine geçerek yeni bir küresel hegemon haline gelmesi ile dünyanın çok kutuplu bir sisteme dönüşmesi aynı senaryo değildir.

Önümüzde en az üç ihtimal bulunuyor:

ABD merkezli düzen büyük ölçüde devam edebilir; ABD-Çin rekabetinin belirlediği daha iki kutuplu bir sistem ortaya çıkabilir; ya da Çin, ABD, Avrupa, Hindistan ve çeşitli bölgesel güçlerin aynı anda etkili olduğu daha parçalı bir çok kutupluluk gelişebilir.

Dolayısıyla Çin'in “büyük dönüşümü”nün sonucu henüz yazılmış değil.

Ve kitabın başlığındaki “hegemonya arayışı” kavramını da bu nedenle bir sonuçtan ziyade araştırılması gereken bir soru olarak okumak daha doğru.

Kitabın künyesi

Çin'in Büyük Dönüşü: Küresel Hegemonya Arayışında Yeni Süper Güç

Editör: Dr. Bedri Şahin
Yayınevi: Haliç Yayınevi
Yayın yılı: 2026
ISBN: 978-625-8816-19-8
DOI: 10.38066/ly.v1kar6y0.hph
Lisans: Creative Commons BY-NC 4.0
Uluslararası yayın lisansı: 2025/P46
Erişim: Açık erişim

Yayınevinin kitapta verdiği bilgilere göre eser, Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı kapsamında açık erişimli olarak yayımlanmış durumda.

Dolayısıyla akademisyenler, öğrenciler, gazeteciler, araştırmacılar ve Çin'in yükselişini merak eden okuyucular için önemli bir avantaj var:

Kitaba ücretsiz erişilebiliyor.

“Çin’in Büyük Dönüşü” – Haliç Yayınevi ücretsiz erişim

Sonuç: Çin'i anlamadan yeni dünyayı anlamak zor

Çin hakkında her gün yüzlerce haber yayımlanıyor.

Büyüme rakamları, Tayvan gerilimi, ABD ile teknoloji savaşı, elektrikli otomobiller, yarı iletkenler, yapay zekâ, BRICS, Afrika yatırımları, Orta Asya, Kuşak ve Yol…

Fakat günlük haber akışı içerisinde büyük resim çoğu zaman kayboluyor.

“Çin'in Büyük Dönüşü”nün değeri tam da burada ortaya çıkıyor: günlük gelişmelerin arkasındaki yapısal dönüşümü akademik bir perspektifle okumaya çalışıyor.

Çünkü XXI. yüzyılın en önemli sorularından biri artık “Çin yükseliyor mu?” değil.

Bunun cevabı büyük ölçüde ortada.

Asıl sorular şunlar:

Çin ne tür bir güç olarak yükseliyor?

Mevcut uluslararası sistemi değiştirmek mi, yoksa onun içerisinde daha büyük bir alan kazanmak mı istiyor?

ABD-Çin rekabeti dünyayı yeni bir iki kutupluluğa mı götürecek?

Ve belki de Avrupa açısından en önemli soru:

Washington ile Pekin arasındaki rekabet sertleşirken Avrupa kendi stratejik konumunu nasıl belirleyecek?

Dr. Bedri Şahin editörlüğünde hazırlanan “Çin'in Büyük Dönüşü: Küresel Hegemonya Arayışında Yeni Süper Güç”, bu soruların tamamına tek ve kesin cevaplar vermekten ziyade, onları akademik bir zeminde tartışmaya açması bakımından dikkate değer bir çalışma.

Bruxelles Korner olarak Dr. Bedri Şahin'i ve esere katkı sunan akademisyenleri kutluyor; kitabın uluslararası ilişkiler literatürüne ve Çin üzerine yürütülen tartışmalara katkı sağlamasını diliyoruz.

Kadir Duran — Bruxelles Korner

Çin’in yükselişini anlamak isteyenler için yeni akademik çalışma: “Çin’in Büyük Dönüşü” yayımlandı
  • 1
    SEVDİM
  • 2
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2026 SOLUTION BUILDING ENGINEERING S-B-E Ltd.
KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

© 2026 S-B-E Ltd | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle