Brüksel’de 30 Ağustos Zafer Bayramı yoğun diplomatik katılımla kutlandı
Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliğindeki resepsiyona 200’ü aşkın diplomat ve askerî temsilci katıldı
Büyükelçi G. Barış Tantekin: “Türkiye, Avrupa’nın, Orta Doğu’nun, Kafkasya’nın, Orta Asya’nın ve Afrika’nın kesişme noktasında bulunuyor”
Kadir Duran – Bruxelles Korner | Brüksel

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü, Brüksel’de Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği tarafından düzenlenen geniş katılımlı bir resepsiyonla kutlandı.
Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçisi G. Barış Tantekin ve Damla Tantekin ile Askerî Ataşe Albay Ramazan Türkmen ve Leyla Türkmen’in ev sahipliğindeki tören, Brüksel diplomasi çevrelerinden yoğun ilgi gördü.
Ukrayna, Kazakistan, Azerbaycan, Moğolistan ve Japonya başta olmak üzere çok sayıda ülkenin diplomatik ve askerî temsilcilerinin katıldığı resepsiyonda, 200’ü aşkın diplomat, askerî ataşe ve davetli yer aldı.
Bu yoğun katılım, 30 Ağustos’un yalnızca Türkiye açısından tarihî bir gün olmadığını, aynı zamanda Brüksel’de Türkiye’nin diplomatik ve askerî ilişkilerinin ulaştığı genişliği de ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 30 Ağustos mesajı okundu
Tören, Cumhurbaşkanı **Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajın okunmasıyla başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, 30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Zafer’in Türk milletinin bağımsız yaşama iradesini bütün dünyaya ilan ettiğini vurguladı.
Erdoğan, Büyük Zafer’in Cumhuriyet’in kuruluşuna giden yolu açtığını belirterek, Türk milletinin 104 yıl önce her türlü imkânsızlığa rağmen ortaya koyduğu kararlılık, cesaret ve fedakârlığın bugün de Türkiye’nin en önemli motivasyon kaynaklarından biri olduğunu ifade etti.
Mesajda Türkiye’nin enerji, savunma sanayii, bilim, teknoloji ve dış politika gibi birçok alanda ilerlemeye devam ettiği belirtilirken, savaşların, krizlerin ve siyasi belirsizliklerin arttığı bir uluslararası ortamda Ankara’nın insanı merkeze alan, ilkeli ve kararlı bir politika izlemeyi sürdüreceği kaydedildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Türkiye’nin dünyanın farklı bölgelerinde zulme uğrayanların yanında olmaya devam edeceğini vurgulayarak hukuk, adalet, barış ve istikrarın savunulmasının Türkiye’nin dış politika yaklaşımının temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Mesaj, Büyük Zafer’in Başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitler ve gazilerin saygı ve minnetle anılmasıyla sona erdi.
Kuzey Kıbrıs’ta hayatını kaybedenler için saygı duruşu
Resepsiyon sırasında, Kuzey Kıbrıs’ta meydana gelen trajik olayda hayatını kaybedenler de unutulmadı.
Hayatını kaybedenlerin anısına saygı duruşunda bulunulurken, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dilekleri iletildi.
Konuşmalarda, kayıp kişilerin aileleriyle dayanışma mesajları da verildi.
Albay Ramazan Türkmen: “Büyük Zafer bağımsız ve özgür yaşama kararlılığımızın sembolüdür”
Resepsiyonun ilk konuşmasını Türkiye’nin Brüksel Askerî Ataşesi Albay Ramazan Türkmen yaptı.
Türkmen, Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olarak 30 Ağustos’un kendisi açısından taşıdığı özel anlamı vurgulayarak Büyük Zafer’in Cumhuriyet’in kuruluşunun temelini hazırlayan tarihî bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Albay Türkmen şöyle konuştu:
“Bugün Cumhuriyetimizin kuruluşunun temelini oluşturan Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Millî Mücadele’nin Büyük Zafer’le sonuçlanması, vatanımızın kurtuluşunu sağlamış ve milletimizin bağımsız ve özgür yaşama kararlılığını bütün dünyaya göstermiştir.”
.jpg)
Türkmen, 30 Ağustos ruhunun bugün de Türk milletine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine ilham vermeye devam ettiğini belirtti.
Türk savunma sanayiine vurgu
Askerî Ataşe Türkmen’in konuşmasında Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde kaydettiği ilerlemeler de önemli bir yer tuttu.
Türkiye’nin insansız sistemlerden deniz platformlarına, kara araçlarından ileri teknoloji ve elektronik harp sistemlerine kadar geniş bir alanda kendi teknolojilerini geliştirdiğini belirten Türkmen, Türkiye’nin bu kabiliyetleri dost ve müttefik ülkelerle paylaşmaya hazır olduğunu söyledi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın en güçlü ve aktif askerî güçlerinden biri olduğunu ifade eden Türkmen, Türkiye’nin bölgesel ve küresel barış ile güvenliğe katkısını sürdüreceğini dile getirdi.
Türkmen, Türkiye’nin özellikle NATO ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar çerçevesindeki yükümlülüklerine bağlı olduğunu belirterek, dost, kardeş ve müttefik ülkelerle askerî iş birliğinin daha da güçlendirileceğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Türkiye’nin bağımsızlığı ve egemenliği uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmet ve minnetle andı.
.jpeg)
Büyükelçi Tantekin: “30 Ağustos yalnızca Türkiye’nin zaferi değildir”
Daha sonra söz alan Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçisi G. Barış Tantekin, 30 Ağustos Zaferi’nin tarihî önemini Türkiye’nin günümüzdeki uluslararası konumu ve dış politika vizyonuyla birlikte değerlendirdi.
Büyükelçi Tantekin, Büyük Zafer’in yalnızca Anadolu’nun Türk milletinin ebedî vatanı olduğunun teyidi açısından değil, bağımsızlık, egemenlik ve onur mücadelesi veren başka toplumlara da ilham vermesi bakımından önem taşıdığını söyledi.

Tantekin, 30 Ağustos’un aynı zamanda modern Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolu açtığını belirterek Türkiye’nin bugün güçlü bir NATO müttefiki ve Avrupa Birliği’ne aday ülke olarak bölgesel ve küresel güvenliğe önemli katkılarda bulunduğunu ifade etti.
“Türkiye kıtaların ve bölgelerin kavşağında”
Büyükelçi Tantekin, Türkiye’nin stratejik coğrafi konumuna dikkat çekerek ülkenin Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Orta Asya ve Afrika’nın kesişme noktasında bulunduğunu vurguladı.
Bu coğrafi konumun Türkiye’ye dünyanın en önemli bölgeleri arasında doğal bir bağlantı kurma imkânı sağladığını belirten Tantekin, Ankara’nın hem Avrupa-Atlantik dünyasıyla hem de Afrika’dan Orta Asya’ya uzanan çok geniş bir coğrafyayla güçlü ilişkiler geliştirdiğini söyledi.
Türkiye’nin NATO müttefiki ve Avrupa Birliği aday ülkesi olarak Avrupa-Atlantik topluluğuna bağlılığını sürdürdüğünü ifade eden Büyükelçi, aynı zamanda Afrika, Latin Amerika, Kafkasya ve Orta Asya gibi bölgelerde giderek güçlenen ortaklıklar kurulduğunu kaydetti.
Bu çok boyutlu diplomatik ağın Türkiye’ye farklı bölgeler, perspektifler ve ortaklıklar arasında köprü oluşturma kapasitesi kazandırdığını söyledi.
Belçika-Türkiye ilişkilerinde savunma ve ekonomi vurgusu
Büyükelçi Tantekin’in konuşmasında Türkiye-Belçika ilişkileri de önemli yer tuttu.
İki ülkenin NATO müttefiki olduğunu hatırlatan Tantekin, savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğinin ikili ilişkilerin temel sütunlarından biri olduğunu belirtti.
Belçika’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen ekonomik misyonlara ve üst düzey temaslara değinen Büyükelçi Tantekin, son dönemde ikili ilişkilerde oluşan olumlu ivmenin daha da geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Önümüzdeki dönemde üst düzey karşılıklı ziyaretlerin ve temasların artırılmasını beklediklerini ifade eden Tantekin, özellikle savunma sanayii başta olmak üzere ekonomik ve stratejik iş birliği alanlarında yeni fırsatların bulunduğunu vurguladı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler anıldı
Büyükelçi Tantekin konuşmasını, Büyük Zafer’in mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitler ve gazileri saygı ve minnetle anarak tamamladı.
104 yıl önce kazanılan zaferin, yalnızca bir askerî başarının değil, bağımsız bir devlet kurma iradesinin ve modern Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya çıkışının temelini oluşturduğunu vurguladı.
.jpeg)
Türk Silahlı Kuvvetleri filmi gösterildi
Resmî konuşmaların ardından davetlilere Türk Silahlı Kuvvetlerini tanıtan özel bir film gösterildi.
Filmde Türk Silahlı Kuvvetlerinin tarihî mirası, mevcut operasyonel kapasitesi, teknolojik dönüşümü ve Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda geliştirdiği kabiliyetler ele alındı.
Türk ordusunun NATO çerçevesindeki görevleri, uluslararası güvenlik operasyonlarına katkısı ve Türkiye’nin yerli savunma sanayii teknolojileri de sunumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Program, davetlilere sunulan ikramlar ve diplomatik temaslarla sona erdi.

Brüksel’de 30 Ağustos diplomasisi
Bu yıl Brüksel’de gerçekleştirilen 30 Ağustos resepsiyonunun en dikkat çekici yönlerinden biri, diplomatik ve askerî katılımın genişliği oldu.
Avrupa’dan Asya’ya uzanan farklı coğrafyalardan ülkelerin askerî ataşeleri ve diplomatik temsilcilerinin aynı salonda bulunması, Türkiye’nin NATO içerisindeki konumunun yanı sıra Orta Asya, Kafkasya ve Asya ülkeleriyle geliştirdiği ilişkilerin de Brüksel diplomasi sahnesine yansıması olarak değerlendirilebilir.
Ukrayna’dan Kazakistan’a, Azerbaycan’dan Moğolistan ve Japonya’ya kadar farklı ülkelerin temsil edildiği resepsiyon, 30 Ağustos’un tarihî anlamının ötesinde bir diplomasi ve müttefiklik buluşmasına dönüştü.
104 yıl önce Anadolu’da bağımsızlık mücadelesinin kaderini belirleyen 30 Ağustos Zaferi, Brüksel’de bu kez Türkiye’nin modern diplomatik ve askerî kapasitesinin, NATO içerisindeki rolünün ve uluslararası ortaklıklarının vurgulandığı bir törenle anıldı.
Kadir Duran – Bruxelles Korner
Brüksel







Yorum Yazın