MENU
  • BK TEKNOLOJI
  • Türkiye Seçime Özel 2023
  • BELCIKA SIYASET ARENASI
  • TaXiBXL
  • SERAP'IN LEZZET SOFRASI
  • FOTO HABER
  • BRUXELLES KORNER BASIM 2016
  • BRUXELLES KORNER 2017 BASIM
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Seri İlanlar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
DOLAR16.7682
EURO18.0052
GR ALTIN998.07
ÇEYREK1642.4
Afyonkarahisar
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
  • BELÇİKA HABER - ACTUALITE BELGIQUE
  • TAX MAN BRUXELLES
  • ORTA ASYA - ASIE CENTRALE
  • HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE
  • BRUXELLES KORNER PROGRAMLARI
  • SAGLIK - SANTE
  • KÜLTÜR SANAT & SPOR - CULTURE ET SPORT
  • BIYOGRAFI
Kapat

187 yıllık Belçika Krallığına bir bakış

Ana SayfaHaber Türkiye - Actualite Turquie187 yıllık Belçika Krallığına bir bakış
187 yıllık Belçika Krallığına bir bakış

Belçika Krallığı, 1830 yılında Hollanda'dan ayrılarak kurulmuş olan bir devlettir. Napolyon’un savaşı kaybetmesi üzerine, 1815 yılında gerçekleştirilen Viyana Kongresiyle Kuzey Hollanda ile birleşmiş olan günümüzdeki Belçika Bölgesi 18. yüzyılın sonlarına kadar Fransız hakimiyeti altında kalmıştır. Daha sonra Belçika (Güney Hollanda) ve Kuzey Hollanda (günümüzdeki Hollanda) Hollanda Krallığı bünyesinde yer almıştır. Viyana Kongresinin ardından ülkede oluşan yeni etnik yapı dil ve kültür açısından farklı iki toplumun bir arada yaşamasını zorunlu kılmıştır. Ancak ülkenin güneyinde Katolik, kuzeyinde de Protestan olmak üzere dini bölünmenin yaşanması, etnik bölünmeye dayalı yapı Belçika'nın, Hollanda'dan 1830 yılında ayrılmasına neden olmuştur. Ülkenin 187 yıl zarfında aynı soydan yedi kralı olmuştur.

23 Temmuz, 2018, Pazartesi 23:35
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Bruxelles Korner

Zehra Özer

 

1830 yılında Belçika'nın Hollanda Krallığından ayrılarak yeni bir devlet olarak ortaya çıkmasında etkili olan etnik farklılıklar ve dini bölünme, yeni kurulan devletinde temel problemlerinden birisi olmuştur. Kurulduğundan günümüze kadar gelinen süreçte bu farklılıklar Belçika'nın bütünleşmesinden çok ayrışmasına, Belçika'yı meydana getiren iki ana toplum, Valonlar ve Flamanlar arasındaki ayrışmanın daha da artmasına yol açmıştır. Ülkenin bu yıllar zarfında aynı soydan yedi kralı olmuştur. Gelin eski Belçika monarşisine bir göz atalım.  

Kral Leopold I (1831-1865)

Ülke yeni kurulduğunda Belçika'nın ilk kralı 41 yaşındaydı. Leopold I. tahta çıkmadan önce Saksonya-Coburg Gotha'nın adını taşıyan bir dük ve mareşaldi.

İlk Belçika kralının tahta geçmeden bir yıl önce, 1830'da Yunanlıların ülkelerine kral olma teklifini kabul etmiș olsaydı Belçika tarihi şimdikinden tamamen farklı olurdu. Ancak Leopold I. bu teklifi Yunanistan'ın istikrarsızlığı nedeniyle reddetti. Yunanistan, Osmanlı İmparatorluğu ile baş etmek zorundaydı ve olası bir iç savaşına doğru  gidiyordu.

1830'da Belçika devriminden sonra kurulan Belçika Ulusal Kongresi kral tahtına uygun bir kişiyi aramaya koyuldu. İngiltere ile olan sağlam bağları göz önünde bulundurarak, çünkü nihayetinde ilk karısı İngiltere'den geliyordu Leopold I. Belçikalıların kralı olmaya uygun bulundu.  Leopold I. iki kez evlendi, tarih kitaplarında birçok kadının onun sert görünüşüne aşık olarak metresi olduğu yazılıyor. Bu arada Belçika bağımsızlığını  kazanmak için Hollanda ile  kısa bir süre savaştı. İkinci oğlu, 34 yıl sonra babasının yerine geçti.

Kral Leopold II (1865-1909)

Leopold II.  Belçikalıların ikinci kralı olmasının yanı sıra muhtemelen aynı zamanda en çok acımasız olduğu bilinen kraldı. O, Leopold I. 'in hayata olan ikinci oğluydu ve 30 yaşında babasının yerine geçmişti.  Leopold II.'yi kurucusu ve sahibi olarak Bağımsız Kongo'yu Belçika sömürgesi altına almasından tanıyoruz. Kral kişisel servetini artırmak amacıyla Kongo'nun yerel halkını çok kötü şartlarda köle olarak çalıştırıp,  Kauçuk üretiminde kullanılan kauçuk bitkisinin suyunu toplamaya zorladı.

Leopold II. 44 yıl boyunca taht’ta kaldı ve Belçika'nın en uzun hüküm süren kralıydı. O saltanatı sırasında, zorunlu askerliğin  getirilmesine ve ölüm cezasının kaldırılmasına çalıșmıștı.

Kral Leopold II.'nin sadece kız çocukları olduğu için, yerine erkek yeğeni tahta geçti. Belçika'nın ikinci kralı kendi öz kızlarını mirasından yoksun bırakarak,  karısına da çok acımasız davranıyordu. Neyse ki,  kadın arada bir eșinin diktatörlüğünden kurtulmak için Spa kaplıcalarına kaçma imkanı buluyordu.

Kral Albert I (1909-1934)

Kral Albert I.’in beklenmedik krallığı bir örtbas teorisi olduğu bilinmektedir. Amcası olan kralın öldüğü gün, o ani bir kararla bir sonraki kral olarak tahta geçti. Leopold I.'in erkek kardeşi olan babası da ölmüștü ve Albert’in ağabeyi de artık hayata değildi. Dahası, Kral Albert I. Birinci Dünya Savaşı sırasında hüküm süreme șansızlığını yașadı fakat bunu büyük bir cesaret ve kararlılıkla yaptı. Dört yıllık savaş sırasında, asker siperlerinin yakınında bulundu. Hatta, sonunda Belçika silahlı kuvvetlerinin komutanı oldu.

Albert I. 24 yıl boyunca Belçikalıların kralı olarak saltanat sürdü ve halkı tarafından çok seviliyordu. Marche-Les-Dames'teki tırmanma seyahatlerinden birinde, onun cansız bedeninin bulunması bunu daha da doğruladı.  Tüm ülke onun yasını tuttu. Dünya basını da Belçika kralının olası ölüm nedenleri hakkında, "eski eșinin kıskançlığı" veya belki de "gizli Fransız ajansının intikamı" tarzında spekülasyonlar yapmaya başladı. Günümüzde bile, hala zaman zaman onun ölümü hakkında bir dedikodu ortaya atılıyor.

Kral Albert I. gerçek bir bilim müptelasıydı. Kendisi 30'lu yıllarda birkaç önemli bilim fonunun finansmanı oldu. Örneğin, onun sayesinde  Ulusal Bilimsel Araştırma Fonu (NFWO) kuruldu.

Kral Leopold III. (1934-1951)

Leopold III. babasının ani ölüm nedeniyle beklenilenin çok daha evvelinden kraliyet tahtına geçtiğinde 33 yaşındaydı. Dahası, o ölmeden önce istifa eden ilk kral olduğu için sadece 17 yıl hüküm sürdü. Oda babası gibi, bir savaşla mücadele etmek zorunda kalmıștı (İkinci Dünya Savașı). Aynı zamanda kendi kararının sonucuna da katlanmak zorunda kaldı. Örneğin, Belçika'nın kapitülasyonundan sonra, Leopold III. Laken kalesinde ev hapsine alınmıștı. Dahası, tüm anayasal yetkisi elinden alındı. Hükümet, böylece Leopold'un sorumluluğunu üstlendi ve onu kontrol altına aldı. Bu durumu dış dünyaya karșı alay konusu olduğundan, kralın hoșuna gitmiyordu. Zavallı kral, İkinci Dünya Savaşı sırasında büyük popülaritesini kaybetmiști. Savaş sırasında ikinci kez evlenmesi, halkta, krallığın işgal edilmesinden çok fazla etkilenmediği düşüncesini uyandırmıștı. Kralın empati eksikliği halkın hoșuna gitmiyordu.  

Kral ile hükümet arasındaki sayısız sürtüșmelerden sonra ve halkın krala karșı duyduğu güvensizliği üzerine, kralın rolü tartışıldı. Bu uzun vadeli bir çalışma oldu. Siyasi çatışmalar çok geçmeden umutsuz bir hal aldı. Kral Leopold III.'ün kral yükümlülüğünü 1951'de en büyük oğlu olan Boudewijn'e devretmeye karar vermesinin nedeni budur.

Kral Boudewijn (1951-1993)

Boudewijn, Kral meselesi ve sevilmeyen babasının tutarsız davranıșı yüzünden ani bir karar ile çok genç yașta kral olmuștu. Boudewijn, Belçikalıların kralı olmaya zorunlu bırakıldığında henüz 20 yașına yeni girmiști. Onun çok  genç olması birçok eleștirilere yol açmıștı. Genç kral, tüm olumsuzluklara rağmen sorumluluğunu üstlenerek kral yükümlülüğünü çok bașarılı bir șekilde yerine getirmiș ve tahta geçtikten sonra Kraliçe Fabiola ile evlenmiști.

Muhtemelen çoğu insanın Kral Boudewijn ile igili hatırladığı en belirgin ilkesi kürtaj yasasıdır. Boudewijn çok inançlı bir Katolikti ve kürtaj yasa tasarısının onaylanması ahlaki ilkelerine aykırıydı. Buna ek olarak, Kraliçe Fabiola'nın başarısız hamilelik girişimleri konuyu onun için daha da hassas hale getirmiști. Kraliçe Fabiola beş kez hamile kalmıș ama bu her seferinde bir düşükle sonuçlanmıștı. Son hamileliğinden sonra kadının dış (ektopik) gebelik olduğu görünmüștü. Kraliçe Fabiola gebe kalma girișimlerinden vazgeçmiș ve Kral Boudewijn kürtajı serbest kılan yasa tasarısını imzalamayı reddetmiști.

Daha sonra eski Başbakan Wilfried Martens, kralın fiili imkansızlık nedeniyle rızasını veremeyecek durumda olduğuna karar vermiști. Sonuç olarak, 1990 yılında hükümetin tam onayını vermesi üzerine yasa uygulanmaya alınmıştı. Ayrıca Belçikalı Kongo'nun yönetimi de Kral Boudewijn için sorunsuz geçmedi. Leopoldstad'daki muazzam direniş ve ayaklanmalardan sonra, Belçikalı Kongo 1960'da bağımsız bir Kongo'ya dönüştürülmüştü.

31 Temmuz 1993 yılında  Kral 62 yaşındayken, İspanyol kasabası Motril'deki kraliyet ikametgahında bir kalp krizi sonucu yașamını yitirdi.  Kralın cenaze töreninde on binlerce insan naașının getirildiği sarayına akın etmiș, onunla vedalașmak için saatlerce sıra beklemiști. Hiç çocuğu olmadığı için, erkek kardeşi olan Albert onun yerini alacaktı. 31 Temmuz Salı günü, Kral Boudewijn 'in 25. ölüm yıldönümüdür.  

Kral Albert II. (1993-2013)

Kral Albert II. mevcut kralımızın babasıdır. Oda adașı gibi, halk tarafından sevilmediğinden değil de, yașlılık dönemini rahat yașamak için ölmeden önce krallıktan istifa etti. Albert II. kral olduğunda zaten 59 yaşındaydı ve 19 yıl tahtta kalmış, 2013'te başbakan Elio Di Rupo'dan istifasını talep etmişti.

Albert II. 'nin resmiyette üç çocuğu var: (Mecvut Kral) Filip, Prens Laurent ve Prenses Astrid. Özellikle Prens Laurent, (en genç olan) tutarsız davranıș ve ani çıkıșlarıyla kraliyet ailesine sorun yaratmaktadır, onun prens rolüyle ilgili bir sorunu var gibi görünmektedir. 

Barones Sybille de Selys Longchamps'ın kızı olan Delphine Boël, Kral Albert'in resmi kızı olarak tanınması için yıllardır kraliyet ailesine karşı hukuk savașı vermektedir. Delphine Boël, annesinin açıklamasına dayanarak Kral Albert II.'nin gayri resmi kızı olduğunu öne sürmektedir. 

 

187 yıllıkBelçikaKrallığınabirbakış
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Les Sept Dormants d’Éphèse : une légende au croisement de l’histoire, de la foi et des civilisations
Les Sept Dormants d’Éphèse : une légende au croisement de l’histoire, de la foi et des civilisations
Les Sept Dormants d’Éphèse : une légende au croisement de l’histoire, de la foi et des civilisations
Quoi de neuf au Kazakhstan ? Kazakhstan in Focus 8 janvier 2026  Numéro 48
Quoi de neuf au Kazakhstan ? Kazakhstan in Focus 8 janvier 2026  Numéro 48
Quoi de neuf au Kazakhstan ? Kazakhstan in Focus 8 janvier 2026  Numéro 48
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Sorunlar ve Sorumluluklar Masaya Yatırıldı
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Sorunlar ve Sorumluluklar Masaya Yatırıldı
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Sorunlar ve Sorumluluklar Masaya Yatırıldı
SEKA Kâğıt Müzesi, 2025’te 185 bin ziyaretçi ağırladı
SEKA Kâğıt Müzesi, 2025’te 185 bin ziyaretçi ağırladı
Didim Belediyesi’nden kadınlara ve ailelere yönelik güçlendirici hizmetler
Didim Belediyesi’nden kadınlara ve ailelere yönelik güçlendirici hizmetler

Başka haber bulunmuyor!

HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIE

SEKA Kâğıt Müzesi, 2025’te 185 bin ziyaretçi ağırladı

Didim Belediyesi’nden kadınlara ve ailelere yönelik güçlendirici hizmetler

Didim Belediyesi kent genelindeki yoğun çalışmalarını Akbük’de de sürdürüyor

Büyükakın ’Her gün yeni bir eserle kentimizi güzelleştiriyoruz’

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
Ankete Katılın
Sitemizi nasıl buldunuz?
Anketi OylaOyları Göster
BRUXELLES KORNER BLOG COPYRIGHT 2015-2025 AEPI ASBL
KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

© 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle