© © 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL

Vergilendirme, yasak bölgeler, işsizlik, alım gücü: bireysel araç üzerindeki baskı

Vergilendirme, yasak bölgeler, işsizlik, alım gücü: bireysel araç üzerindeki baskı

TÜRKÇE / GÖRÜŞ

Brüksel–Belçika 2026: Otomotiv dönüşümü sosyal bir zorunluluğa dönüştüğünde

Vergilendirme, yasak bölgeler, işsizlik, alım gücü: bireysel araç üzerindeki baskı

Kadir Duran / Bruxelles Korner

Cevapsız kalan çok fazla soru

Giriş: Adını koymayan bir dönüşüm

Ekolojik dönüşüm genellikle teknolojik ve çevresel bir hedef olarak sunuluyor. Ancak Belçika’da, özellikle de Brüksel’de, bu dönüşüm artık soyut bir vizyon değil; günlük hayatı doğrudan etkileyen, bütçeleri zorlayan ve sosyal sonuçlar doğuran somut bir baskıya dönüşmüş durumda.

1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek bir dizi mali, düzenleyici ve sosyal karar tek bir yönde birleşiyor: vatandaşların ve işletmelerin mobilite alanındaki tercih alanını ciddi biçimde daraltmak.

Vergisel olarak dışlanan termik araçlar, binlerce araca getirilen dolaşım yasakları, gelirler üzerindeki baskı ve artan ekonomik belirsizlik… Artık soru “elektriğe geçmeli miyiz?” değil, “buna kim gerçekten gücü yetiyor?” sorusu.

1. Otomobil vergilendirmesi: Termiğin planlı tasfiyesi

Şirket araçlarına ilişkin federal vergi reformu, açık bir kırılma noktası oluşturuyor.

2026’dan itibaren:

Sonuç net: Şirketler için elektrikli araca geçmemek, kullanım ihtiyacından, altyapıdan veya ekonomik koşullardan bağımsız olarak mali açıdan irrasyonel hale geliyor.

Bu politika çevreci davranışı ödüllendirmiyor; alternatifleri cezalandırıyor.

2. Brüksel 2026: LEZ, sosyal bir eleme mekanizması mı?

Brüksel-Başkent Bölgesi, aynı dönemde Düşük Emisyon Bölgesi (LEZ) kurallarını sertleştiriyor.

1 Ocak 2026 itibarıyla:

Bu kriterler, hâlâ teknik olarak kullanılabilir durumda olan on binlerce aracı kapsıyor. Bu araçlar çoğunlukla:

Brüksel’de artık aracını yenileyememek, fiilen hareket özgürlüğünün kısıtlanması anlamına geliyor.

LEZ çevresel bir araç olmaktan çıkıp, ekonomik bir filtreye dönüşüyor.

3. İşsizlik, güvencesizlik ve yatırım dayatması

Bu düzenleyici baskı, zaten kırılgan bir sosyal zeminde uygulanıyor.

2026 itibarıyla:

❓ Aynı anda bu hanelerden beklenenler ise şunlar:

Çelişki açık:
Daha az gelir güvencesi, ama daha fazla yatırım zorunluluğu.

4. Elektrikli araç: Evrensel çözüm mü, kentsel bir ayrıcalık mı?

Elektrikli araçlar çoğu zaman teknik bir kesinlik gibi sunuluyor. Oysa Brüksel ve Belçika genelinde tablo çok daha karmaşık.

Devam eden yapısal sorunlar:

Elektrikli araç, istikrarlı ve ödeme gücü yüksek haneler için işleyebilir bir model sunuyor.
Diğerleri için ise finansal bir risk anlamına geliyor.

5. Seçimle değil, zorunlulukla şekillenen bir mobilite

Belçika’da yaşanan yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil; siyasi bir paradigma değişimi.

Bireysel araç, uzun yıllar ekonomik entegrasyonun bir aracı olarak görülürken, bugün özellikle Brüksel’de sosyal kırılganlık faktörüne dönüşüyor:

Sonuç: Kör noktaları olan bir dönüşüm

Daha temiz bir mobiliteye geçiş gereklidir. Ancak Belçika’da bu geçiş asimetrik ilerliyor:

2026’da Brüksel’de yaşamak, çalışmak ve hareket etmek artık şunları gerektiriyor:

Elektrik bir çözüm değil, bir dayatma haline geldi

Bu bir iklim politikası değil.
Bu, bir zorlayıcı politika.

Resmî söylem elektrikli aracın çözüm olduğunu tekrar ediyor.
Gerçekte ise bu çözüm, nüfusun yalnızca bir kesimi için geçerli.

Brüksel’in özellikle dar gelirli mahallelerinde ve çevre bölgelerinde yaşayanlar için elektrikli araç ideolojik olarak değil, maddi olarak erişilemez.

Geçiş reddedilmiyor.
Geçişe erişim yok.

Kararları ağırlaştıran siyasal boşluk

Bu tabloya sıklıkla göz ardı edilen kurumsal bir unsur da ekleniyor: Brüksel hâlâ tam yetkili bir bölge hükümetine sahip değil. Bu siyasal boşluk, mobilite, enerji dönüşümü ve ekonomik cazibe gibi alanlarda tutarlı bir strateji oluşturulmasını zayıflatıyor.

Merkezî soru artık teknolojik değil, sosyal:
Bir dönüşüm, onu yaşayacak olanlar güvence altına alınmadan dayatılabilir mi?

Bruxelles Korner’da devamı

Vergilendirme, mobilite, işsizlik, alım gücü…
2026, Belçika’da yaşam koşullarının sessiz ama derin bir yeniden şekillenişine sahne oluyor.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER