Son yıllarda Belçika’da artan intiharlar...?!
HABER TÜRKIYE - ACTUALITE TURQUIEBelçika Ulusal İstatistik Enstitüsü (INS), ülkede her yıl 20 bin intihar girişim vakası yaşandığını, ve bunun içinden yaklaşık 2 200 kişinin yaşamına son verdiğini belirtti. İntihar sonucu ölenlerin sayısı giderek artarken, yüzde 70’inin erkeklerden oluştuğunu açıkladı.
Bruxelles Korner
Zehra Özer
Enstitünün elde ettiği verilere göre, her yıl 15-24 yaş grubu arasında 350 genç trafik kazası sonucu yaşamını yitirirken, intiharlarda bu rakamın 191 olduğu tespit edildi. En yüksek intihar oranı ise 75 yaş grubu üstündekilerde görüldüğü belirtildi.
Nüfusunun 11 milyondan fazla olan Belçika’da, her yıl yaklaşık 105 bin kişi ölüyor. Nedenleri belirlenen ölümlerin 40 bin’i kalp ve damar rahatsızlıkları, 28 bin’i kanser, 10 bin’i akciğer hastalıkları, 4 bin 300’ü mide sorunları, 3 bin’i sinir sistemine bağlı hastalıklıklar, 2 bin 200’ü intiharlar, 1629’u trafik kazaları ve 170’i cinayetlerden kaynaklanıyor.
İntiharların günümüzde iyice çoğaldığı ve artık toplumsal bir sorun haline geldiği doğrudur, bunun sebebi toplumda birşeylerin ters gidiyor olmasıdır. İntihar kişisel bir eylem olduğu için, bireylerin kendi birikimleri ve hayata bakış açısı çok önemlidir. Bir insanın kendi eliyle canına kıyabilmesi mutlaka "sıradışı" bir eylemdir.
Elde edilen bu endişe verici rakamı açıklamak oldukça zordur; İntihar karmaşık bir durumdur ve birçok olası nedenleri vardır. Sıkca düzenlenen istatistik anketlerden öne çıkan iki yaygın belirtilen neden, akıl hastalıkları ve kötü sosyal ekonomik koşulları geliyor. İlk görünüşte özellikle Batı-Flaman bölgesinde artan intihar vakaları, dahada gizemli bir durum almaktadır. Hollanda’nın intihar oranıyla kıyasladığımızda, Belçika’ nın oranı daha yüksek. İki ülkenin ruhsal bozukluğu oranına baktığımızda birbirinden çok az farkları vardır. İşsizlik ve gelir konusu açısından Belçika, Hollanda'dan çok daha kötü bir durumda değil. Peki, o halde neden Belçikalılar daha yüksek olasılıkla, hayatlarına kendi elleriyle bir son veriyorlar?
Konu hakkında ilk konuştuğumuz Belçikalı bir vatandaş, bize anında kendi yakın çevresinden olan 4 intihar girişim vakası sıralayabildi. Belçikalı vatandaşa göre bunun nedenleri öncelikle oryantasyon (yönelme, yönlendirme), iletişimsizlik ve diğer kişisel sorunlarla boğuşmaktan kaynaklanıyor. İntihar vakalarının tümü başlı başına yeterince trajik olsa da, bu faktörler tipik Batı Flaman bölgesine ait sorunlar da değildir – Dünya’nın her yerinde insanlar bu tür mücadelelerden sonra intihar girişimine kalkışabilirler.
Belçika'nın durumunu dünyanın diğer ülkelerinden daha farklı kılan en önemli faktör, bu sorunlarla nasıl başa çıkıldığıdır. Belçika Sappho Evi' nin (intihar girişimcilere yardım evi) psikoterapist’i Bob Vansant: "Ben Belçika'da intihar oranının bu kadar yüksek olmasını, ülkemizin insanının oldukça mütevazı olduğuna bağlıyorum. Biz toplum olarak duygularımızı çok kolay ifade edemiyoruz," dedi. Önemli başka bir Flaman psikoterapist Dirk de Wachter, aynı tür özeti verdi: "Bunu bilim ile kanıtlamak belki zor olabilir, ancak Hollandalı ve Belçikalı insanların hakkında biraz bilgisi olan herkes, bu iki milletin ulusal karakterinde bir farkı olduğunu ve bu farkı hissedebildiğini söyler. Hollandalı insanlar Belçikalılara nazaran kendilerini çok daha kolay ifade ederler ve çok daha kolay konuşurlar – hatta özelinde yaşanan zorluklar karşısında bile sorunlarını çevreleriyle çok daha kolay paylaşırlar. Belçikalılar ise içe dönük, sessiz, çevresine karşı kapalıdırlar – özellikle kendi şahsi sorunlarına gelince, utanarak yere bakarlar ve konuşmak istemezler," dedi.
Albert Camus intiharla ilgili şunları demiştir, "Böylesi bir eylem, yüreğin sessizliği içinde, tıpkı büyük bir yapıt oluştururcasına hazırlanır. İnsanın kendisi de bilemez. Birgün tetiği çeker, ya da kendini atar."
Eğer sayıları hızla çoğalan intihar olaylarını toplumsal yönden inceleyecek olursak, sizce bir insanı intihara sürükleyecek sebepler nelerdir? Bir insanı kendi yaşamına kendi elleriyle son verdirecek kadar umutsuzluğa düşüren şey ne olabilir? İntihar kişinin mücadaleye yenik düşmesidir. Çoğu insan karşılaştığı zorluklarda intiharı aklından geçirmiştir ve birçoğumuz hayatla ölüm arasındaki o ince çizgiye yaklaşmıştır. Ama intihar; hayatla ölüm arasındaki çizgiyi aşma cesareti bulan kişinin yaptığı bir eylemdir. Hayatta çeşitli olaylar yaşanır, fakat her bireyde etkisi farklı olur. Birini intihara sürüklerken diğeri aynı olaya mantıkla yaklaşabilir. İntihar, kişinin hayatında yaşadığı zorluklara karşı dayanacak gücünün kalmadığı noktadır. Ve depresyon tedavi edilmezse intihar olasılığı yükselir. Psikolojik hastalığı olan çoğunun hayatı, tedavisi geciktiğinden dolayı büyük olasılıkla intiharla sonuçlanır. Nedenlerine gelince: Yaşadığı bir travma, ani bir ölümle yakınını kaybetmesi ve sosyal ekonomik zorluklar olarak sıralanabilir.
Giderek maddeleşen bir dünyada sevgiden yoksun toplumda intiharların artmasına toplumca çok kaygılanıyoruz.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) 2013 yılı verileri, üye ülkeler arasında her 100 bin kişiden 12′sinin intihar ettiğini ortaya koydu. OECD’ye üye 34 ülke bulunuyor. Güney Kore ise bu listede uzun yıllardır ilk sırada bulunuyor. 2012 yılı verilerine göre, Güney Kore’de her 100 bin kişiden 29.1′i, intihar ederken, ikinci sıradaki Macaristan’da bu rakam 19.4, Japonya’da 18.7, Slovenya’da 18.6 ve Belçika’da 17.4 idi. En az intihar etme oranı 2.6 ile Türkiye’de. Türkiye’yi takip eden ülkeler ve oranları sırasıyla; 4.2 ile Yunanistan, 5 ile Meksika, 6.3 ile İtalya ve 6.4 ile İsrail ülkeleridir.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 yılında Türkiye'de ölenlerin 3 065'i intihar ölümü ile sonuçlanırken, intihar edenlerin yüzde 74,3'ünün erkeklerden oluştuğunu açıkladı.
İlginizi Çekebilir