© © 2025 S-B-E Ltd AEPI ASBL

Duinkerke mülteciler kampındaki gönüllülerin acılı çığlıkları

0

0

Bruxelles Korner 

zehra Ozer 

Duinkerke mülteciler kampın her yerinde çamur ve çöpler var, insanların su ve tuvalet ihtiyaclarını giderme imkanları ve tıbbi bakım olanakları yok denecek kadar çok az. Yani yapının tümünde düzen eksikliği yaşanıyor. Duinkere yakınlarındaki Grande-Synthe mülteci kampında çalışan gönüllüler, alarma geçtiler.        

Toplam yaklaşık 2500 kişi. Sayısı aynı eşitlikte olan pek çok erkek, kadın ve çocuklar Kuzey Fransa Duinkerke yakınlarındaki Grande-Synthe mülteci kampında insan dışı ve aşağılayıcı koşullar altında  yaşam  mücadelesi veriyorlar. Sürekli yağan yağmur son günlerde durumu dahada dayanılamaz hale getirdi. Kamp tam anlamıyla çamura batmış durumda. Fransız hükümeti kampın başka bir yere taşınmasını ve yeni bir kampın inşaatını geciktirirken, bazı gönüllüler duruma artık dayanamayıp alarm ziline bastılar.     

Herkes Calais ormanında ki kampın sefil koşullarından bahsediyor. Calais’in çok uzağında olmayan ve daha az tanınan bir yer olan Duinkerke’de, insan tacirleri tarafından insanlık dışı, kasvetli sefil koşullara terkedilmiş ve kurtuluşlarının ne zaman geleceğini bilmeyen, 2500'den fazla kişinin hayat mücadelesi var.      

Çamurlu çöp yığını  

“Kampın tümü, büyük bir çamurlu çöp yığınından ibarettir. Her yerinde etrafa dağılmış çöp atıkları var. Çadırlarda, bazen büyük yığınlar halinde yiyecek atık karışımı ile, boş kutu, plastik bardaklar, nem yüzünden küflü ve kullanılamaz hale gelmiş her türlü eşyalar ve idrar dolusu şişeler var. Çadırların çoğunun durumu perişan halde. "Birçokları için, çadırları  içinde hem kendi eşyalarını saklamak, hemde uyumak için çok fazla küçük, bu yüzden esyalarını    yağmur ve çamurdan korunabildikleri kadar çadırların dışına almışlar. Ancak, giysilerini, uyku tulumlarını ve diğer eşyalarını çamurun içine kurulmuş ve genellikle içine yağmur alan bir çadırda, kuru tutulması hemen hemen  imkansızdır”, dedi Duinkerke mülteci kampında gönüllüler organizasyon çalışanı Dirk Vandervelden.    

Çadırlar nemli koşullar altında kullanılmaya dayanıklı değildir. Çocuklu aileler, rüzgar yağmur ve soğuğa karşı kendilerini korumakta çok güçlük çekiyorlar. Yere düşürülen her birşey bir kayıptır. Tüm eşyalar kısa bir zaman içerisinde nem alıyor ve birdaha kurumuyor.  

Tek ısınma olanağı, orada burada gördüğümüz bazen çadır önlerinde veya yarı açık çadırda ani ve geçici yakılan ateşlerdir. Ateşin dumanları her yöne dağıldığı gibi tabiki çadırların içerisine kadarda gidiyor. Bütün alan üzerinde yağmurdan ve rüzgardan korunmak için sadece bir yer var oda yemek servisi yapılan çadırdır. Eğitim verilen çadırda oldukca sıcak, ancak çok küçük ve sadece bir avuç çocuk içine sığabiliyor.    .    

Kamp ta çok az  duş ve tuvalet alanı bulunmaktadır. Mevcut olan birkaç tuvaletin durumu ise içler  acısı ve bu yüzden kampın tüm alanı üzerinde insan dışkıları var.   

“Hastalar için, tıbbi bakım olanağı hemen hemen hiç yok. "Acilen birşeyler değişmez ise yaşlılar ve çocuklar kampın büyük kurbanı olacaklar. Hükümet parkta yeni girişimleri ve yeni yapılarını başlatlayı hala geri plana atıyor. Bu koşullarda kurbanların düşmesi bir an meselesidir.” 
   
“Mülteci krizin patlak vermesinden dört ay sonra, kamplarda sayısı bilinmeyen en insanlık dışı koşullar altında  hala yasadışı kalan insanlar var. "Onlar kayıda alınmıyor, yardım kuruluşları göze çarpmayacak kadar azlarlar. Üstelik birçok kişi oldukça yanlış bilgilendirilmiş görünüyor. Çoğu kişi seçeneklerinin, haklarının ya da alternatiflerinin ne olduğunu bilmiyor. Düzenli yapıya doğru ve objektif bilgilere o kadar çok ihtiyaç var ki. İngiltere neredeyse tümüne vaat edilmiş  topraklar ve ne pahasına olursa olsun gitmek istedikleri ülkedir. Muhtemelen yasadışı ve yine muhtemelen oldukça pahalı ödeyecekleri bir yolculukla. Nihayetinde kendi yolculuklarını devam etmeleri için kampta daha ne kadar beklemek zorunda olduklarını da hiçbiri bilmiyor.”     

 “Bu durumun, bu şartlar altına sürdürülmesi dayanılmaz ve düpedüz insanlık dışıdır. Sayısız gönüllüler kısa bir an içinde olsa, birkaç düzine bireylerin ve ailelerin acısını birazda olsa hafifletmek için ellerinden gelen yardımlarını esirgemiyorlar. Mülteciler sadece biraz haysiyet, sıcaklık, şefkat, bir yardım eli, bu sefil bataklıktan kurtulmak ve yeni bir başlangıç için çıkış yoluna ihtiyaç duyuyorlar. Hükümet başka yöne doğru bakmaya devam ettikçe ve insanca bakımlarına alternatif sunmaya engel koydukca, sık sık yorgun düşen gönüllüler bu insanlara yardım elini uzatmaya yine devam edeceklerdir, ancak yapılan yardımlar yetersiz kalıyor,” dedi Dirk Vandervelden.     

Sınır Tanımayan Doktorlar: “Kampta yeni barınaklar için umutlar yüksel” 

Kampta aktif olan sınır tanımayan doktorlar yardım kuruluşu, gönüllülerin acılı çığlıklarına katılıyorlar. “Bizde bir kaç haftadır insanların bu durumunu şikayet ediyoruz, kötü hava şartlarından dolayı  insanların bu durumu dahada vahimleşti.” dedi sınır tanımayan doktorlar sözcüsü Christof Godderis.   

Yardım kuruluşu bir çözüm için hükümeti sürekli uyarıyor, kısa vadede mültecilerin yeni bir kampa geçmelerinden umutlu olduğunu söyledi.   

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER