google.com, pub-3742645726534165, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Son Dakika Haberleri Türkiye ve Belçika 'nın Haber Portalı.

  • Dolar 5.8977
  • Euro 6.5067
  • GR ALTIN 281.53
  • ÇEYREK 460.3

  • 27 Nisan 2018, Cuma 12:24
Zehra Özer

Zehra Özer

Çocuklar şahların savaşında piyon gibi kullanılmamalı

"Sevdiği ebeveynini reddetmek zorunda kalan bir çocuk benliğinin yarısını inkar etmeye itilir. Ebeveyninden yabancılaştırılması, çocuğun gelişmekte olan kişiliğini zedelemek ile birlikte ruhunda derin yaralar açar, dolayısıyla bir çocuğa karşı uygulanabilecek en kötü istismarlardan biridir."

Başımıza gelebilecek en kötü durum  çocuğumuzu kaybetmektir, hepimiz buna katılırız. Fakat ebeveynlerden biri, ebeveyn yabancılaşmasına maruz kaldığında ve çocuğu ile bağlantısı koparıldığında, kimse duruma müdahale etmez. "Ebeveyn yabancılaşması", ebeveyn ile çocuk arasındaki en aşırı bağlantı kopuşunu tanımlayan bir terimdir. Bu terim, ihmal eden veya istismar eden ebeveyni ile artık daha fazla görüșmek istemeyen çocuklarla alakalı değildir. Sözkonusu olan sevdiği ve benimsediği bir ebeveyninin etkisi altında, diğer sevdiği ve benimsediği ebeveyni ile irtibatını tamamen koparmak zorunda kalan çocuklardır.

Boșanmalarda çocuklarda Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu gelișir. Özellikle çekişmeli boşanmalarda ve velayet davalarında sıklıkla karşımıza çıkan çocukları duygusal ve psikolojik açıdan ciddi şekilde olumsuz olarak etkileyen bir durumdur. çocuğun beyni yıkanarak duygusal anlamda diğer ebeveyne karşı yabancılaştırılması sonucu oluşan psikolojik bir rahatsızlıktır.

"Eşimden ayrıldım ama çocuğumu bana göstermiyorlar" cümlesini duymak dahi çok acı… Pekala, öfkemize yenik düşerek çocuğumuzu annesinden veya babasından koparmaya hakkımız var mıdır? 

Çözüm aslında çok basit. Sonuçta hakim tarafından yasal olarak takip edilmesi gereken bir ikamet düzenlemesi belirlenir. Aile mahkemesi tarafından belirlenen ebeveyn ve çocuk arasındaki kişisel iletişimi reddetmek sizi cezalı duruma düşürebilir. Biz bir hukuk devletinde yaşamaktayız ve yasalar ihlal edildiğinde, adaletin ve polisin müdahale edeceğine inanırız.

Ancak, ebeveyn yabancılaşması durumunda, kısmen iktidarsızlıktan ve kısmen yașananlara anlam verilemediğinden,  çoğu yetkili kișiler müdahale etmek yerine olayı akıșına bırakır. Çocuğu ile bağlantısını bu şekilde kaybeden bir ebeveyn duruma itiraz ettiğinde sürekli 'çocuğu zorlayamayız' sözleriyle karşılaşır. Özellikle, çocuk 12 yaşından büyük ise ve yasal olarak "davranışını yönlendirme" yeteneği gelişmiş bir çocuk yerine konulur ise çok fazla müdahale edilmez.

"Davranışlarını yönlendirme yeteneği" bu durumda sorgulanabilir bir kavramdır. Bu durumda çocuğun kendi kararının sonucunu taşıyabileceği ve üstlenebileceği varsayılır. Iste tüm sorunlar tam da bu noktada başlar. Çocuk kimliğini ve öz güvenini geliştirmek için her iki ebeveyni ile iyi bir bağlantı halinde olmaya ihtiyaç duyar. Sevdiği ebeveynini ve o taraftaki aile fertlerini reddeden bir çocuk benliğinin yarısını inkar etmeye zorlanır. Reșit olmayan hiçbir çocuk bu duruma bir anlam yükleyebilecek güce sahip değildir.

Bunun yanı sıra, hiçbir çocuk bir ebeveynini reddetmek gibi sert bir kararın sonucunu taşıyamaz. Çocuğun ebeveynlerinden birini seçmek istediği yanılsamasıyla yola çıkarsak eğer, eșimizden boșanmamızın tüm sorumluluğunu çocuğumuza yüklemiș oluruz. Ebeveyn yabancılaşmasında çocuk,  ayrı düştüğü ebeveynine ve onun ailesine vermiş olduğu ıstırabın farkında olur.  Ebeveynini reddetmek zorunda kaldığında, çocuklarda başlayan suçluluk, utanç ve kendini kınama duyguları tahammül edilemez bir hal alır ve çoğunu intihara teșebbüs eder.  Bu çocuklar düşük bir öz güven geliştirmekle birlikte, çektiği ıstırap uzun vadede devam etmesi durumunda  psikolojik sorunlarla mücadele etmeye bașlar. Bu mutsuzluğu yaşam boyunca devam eder. Ebeveyn yabancılaşması bu nedenle kișiliği henüz gelişmekte olan bir çocuğun ebeveyni tarafından maruz kalabileceği en kötü istismarlardan biridir.

"Boşanmalarda çocuğun velayet savaşlarının kazananı yoktur. Iyi bir ebeveyn ilk etapta  çocuğunun en az zarar göreceği durumu hedefler. Kendi ihtiyaç ve çıkarları için çocuğunu kullanmaz. Çocuklar ebeveyni ile aynı evde, veya farklı evlerde de yaşasalar, her iki ebeveyniyle sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisi yaşama hakkına sahiptir ve buna kesinlikle ihtiyaç duyar.

Öfkemize yenik düşüp  böylesi sert kararlar almayalım anneler, babalar. Bizler bu yașımızda bile hala kendi annemize babamıza ihtiyaç duyuyor iken, henüz ergenlik çağına gelmemiș çocuğumuz, böylesi ağır bir yükle nasıl bașa çıkabilir? Bende çocuklarımın babasından ayrılmıș bir ebeveyn olarak eski eșim bana ne yașatmıș olursa olsun hiçbir zaman bunun hesabını çocuklarıma yüklemedim. Bir evlilik doğru gitmediğinde ayrılmak bir haktır. Ne olursa olsun babalarıyla ilișkilerine müdahale etmedim. Benim buna hakkım yoktu. Çocuklarımın iç dünyasını karartmamak adına  hakkımı aramaktan bile vazgeçtim diyebilirim. Mal mülk çalıștıktan sonra herzaman kazanılır ama çocuklarımı psikolojik çöküntüye uğratmıș olsaydım eğer onları topluma kazandırmak yerine kaybederdim. Maddi, manevi birçok kayba uğramıș olabiliriz, Allah'a havale edin geçin... Bizim toplumumuzda, bırakalım boşanmış veya boşanmak üzere olan çiftleri, sözüm ona sorunsuz devam eden evliliklerde bile böylesi tutumların ciddi bir oranda varolduğuna inanıyorum. Özellikle annelerde bu eğilim biraz daha fazla gibi...

Çocukların ebeveynlerinin arasında bir seçim yapmak zorunda kalmaması için hakim tarafından belirlenen ikamet düzenlemesi var. Bu tarafsız bir hakimin dayattığı hükümlere dayanır. Bir ebeveyn hakimin hükmettiği ikamet düzenlemesini umursamaz ise ve duruma kimse müdahale etmez ise çocuğun ihtiyaç duyduğu korunurluk hissi tamamen yok olur. Adalet, polis ve sosyal yardım hizmetleri sorumluluklarını yerine getirmeli ve bir kararın takip edilmemesi durumunda derhal müdahale etmenin bir yoluna bakılmalıdır.

Bir çocuk böylesi sert bir karara zorlandığında ve ebeveyniyle arasında kopmalar meydana geldiğinde hızlı bir müdahaleye ihtiyaç duyulur. Çocukların ebeveyn yabancılaştırmasına maruz kalıp kalmadığı kontrol edilmelidir ve eğer tespit edildiğinde yargı, polis ve sosyal hizmetler işbirliği yaparak durumun uzun vade de devam etmesini ve çocuğa daha fazla zarar verilmesini engellemelidir. Bu, ilgili hizmetler  arasında dayanışma gerektirir. Tecrübe alış verişine acil ihtiyaç duyulur çünkü ihtiyaç sahibi olan birçok çocuk kendini bu konuda çok yalnız hissetmektedir.

Bu makalem ile sadece tek bir ebeveynin boșandığı eşine karşı duyduğu kin ve nefretini yenmesini bırak sadece konu hakkında uzun uzun düşünmesini ve kendini ağır engellere maruz bıraktığı çocuğunun yerine koymasını sağlayabilmişsem eğer ne mutlu…

Bir kusurumuz var ise affola...

Sevgiyle kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


belgium korner tv
yukarı çık