Son Dakika Haberleri Türkiye ve Belçika 'nın Haber Portalı.

  • Dolar 4.5556
  • Euro 5.3383
  • GR ALTIN 189.59
  • ÇEYREK 327.85

  • 29 Aralık 2016, Perşembe 21:49
Zehra Özer

Zehra Özer

Alışveriş yaparak kendimizi yavaş yavaş bitiriyoruz…

İçimizdeki mutsuzluğu bastırmak için gereksiz alışveriş yapmak yerine, eski günlerde olduğu gibi sevgi ve dostluk adına yatırım yapalım.

Bugün yeni bir ekonomik sisteme ve yeni bir dünya görüşüne her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Yılın bu döneminde biz deliler gibi alışveriş yapıyoruz ve yakında indirimli satışlar başladığı gibi sevgililer günü de yaklaşıyor. Şehrin yeraltı otoparklarında trafik kuyruğu oluşturan araçlar ve sürüler halinde alışveriş merkezlerine yürüyen insanlar...

Kolektif alışveriş çılgınlığımız bizim rahatsız olduğumuzun gerçeğini vurguluyor: biz toplum olarak tüketim bağımlılığına yakalanmışız. Tüketmeyi seven bir milletiz. Nefes almak kadar sıradan bir hale geldi alışveriş çılgınlığımız. Kimi insan kendini kontrol etmeyi becerebilirken kimisi de alışveriş çılgınlığı içinde gerçekten kendini kaybedebiliyor. Kredi kartları da bu durumu tetikleyen, hatta içinden çıkılmaz bir hale gelmesine sebep olan çok önemli bir ayrıntıdır.

Biz giderek yabancılaşan, stresin ve aşırılığın arttığı bir çağda yaşıyoruz. Gelecekle ilgili sendeleyip dururken, yaşamak için daha çok daha uzun çalışmak zorundayız. Toplum olarak hepimiz gerginiz, öfkeliyiz ve korkuyoruz ve bu olumsuz duyguları ortadan kaldırmak için yollar arıyoruz.

Bu kötü duyguları yok etmek için alışveriş yapmak, en azından bir an için yardımcı oluyor. Alışveriş yapmak bize anlık haz sunmaktadır. Ancak yapılan araştırmalar, materyalizmin uzun vade de hem bireysel hem de toplum olarak, bizi daha da huzursuz ve mutsuz yaptığını gösteriyor.

Herşeyin fazlasına sahip olan bir kimse daha da fazlasını isteyebiliyor ve elinde çok az şeyi olan bir kimse sadece kendi payına düşen ile yetinebiliyor. Ekonominin büyümesi ile herkese pastadan yeterli bir pay düşeceğinin sözü de bir yalan. Pastamız bu arada herkese yetecek kadar büyüdü, ama dağıtım tuşları 'mutsuzluk' ve 'doyumsuzluk' hataları veriyor.  

Büyüyen eşitsizlik birçok hem yerel hem de küresel gerginlik oluşturuyor. Sömürücü ve toprak koşulunda çevresel yıkım yaratan ürünlerin toplu tüketimi, zaten vahim olan durumu daha da kötü bir hale getiriyor.

Yavaş yavaş ama emin adımlarla kendimizi alışveriş yaparak mahvediyoruz ve gezegenimizi plastik bir bobin haline dönüştürüyoruz. Aynı su üzerinde bir yağ tabakasını anti-depresanlar ve uyku hapları ile gidermeye çalıştığımız gibi hergün dahada büyüyen duygusal bir kırgınlıkla kendimizle savaşıyoruz: umutsuz bir kısır döngüsü gibi...

Gereksiz yere alışveriş yapmanın hem aile ekonomisine hemde gezegenimize zarar veren bir durum olduğunu kabul etmeliyiz.

Yaşam kalitemiz adına daha iyi imkanlara sahip olmak için öncelikle parayı nasıl harcadığımızın önemini fark etmeliyiz. Kendimizi ve gezegenimizi kurtarmak adında, parayı kazanmaktan çok harcamanın belirleyici olduğunu kabul ederek alışveriş çılgınlıklarına kapılmamayı, ayağımızı yorganımıza göre uzatmayı adım adım öğrenmek zorundayız.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
siyaset arenasi
yukarı çık