tatil

Son Dakika Haberleri Türkiye ve Belçika 'nın Haber Portalı.

  • Dolar 4.8616
  • Euro 5.6758
  • GR ALTIN 194.11
  • ÇEYREK 316.46

  • 05 Nisan 2017, Çarşamba 0:38
Derya Soysal

Derya Soysal

"Bizler "Türk Irkı sağolsun!" dediğimizde bize "Faşist" diyenler...

Bruxelles Korner

Derya Soysal

"Bizler "Türk Irkı sağolsun!" dediğimizde bize "Faşist" diyenler, aslında Türklüğün yok olmasını isteyen gerçek Faşistlerdir!" Atsız

Şu son dönem Kerkük'de, kentin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne bağlanması gündemdeydi.

Bu olaya en çok ve ne yazık ki sadece Türkçüler ayaklandı , ağızlarında Hüseyin Nihâl Atsız sözleriyle, Türklerin yurdu olan Kerkük'ü koruma amaçlı gösteriş yaptıtlar. Peki Kerkük'ü koruyan, bu Türkçüler kimlerdir? , Ağızlarından düşürmedikleri "Tanrı Türk'ü Korusun sözü " ve sözün sahibi Nihal Atsız kimdir ? Bunu birlikte inceliyelelim.

 

Hüseyin Nihâl Atsız (12 Ocak 1905 Kadıköy, İstanbulda doğdu), Türk yazar, şair, düşünür ve öğretmen. Türklerin tarihini konu edindiği edebî eserleri, tarih araştırmaları vardır. Türkçü-Turancı dünya görüşüne sahiptir.

 

Atsız'ın babası Gümüşhane'nin Torul kazası, Midi köyünün Çiftçioğulları ailesinden Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey, annesi Trabzon'un Kadıoğulları ailesinden Deniz Yarbayı Osman Fevzi Bey'in kızı Fatma Zehra Hanım'dır.

*Nejdet Sançar'ın ağabeyidir , Yağmur Atsız ve Prof. Dr.Buğra Atsız'ın babasıdır.

*

Yaşamı :

Atsız, ilköğrenimini Kadıköy’deki çeşitli okullarda, orta öğrenimini Kadıköy ve İstanbul Sultanilerinde yaptı. Buradan mezun olunca Askerî Tıbbiye ye yazıldı.

Atsız, yükseköğrenim çağına gelip Askerî Tıbbiye'ye kaydolduğu çağlarda Türkçülük fikrinin etkisi altına girmeye başladı. Ziya Gökalp'in cenaze töreninin yapıldığı günün gecesi Türkçülük fikrine karşı öğrencilerle kavga ettiği ve daha sonrasında ise aralarında bir takım problemler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesut Süreyya Efendi adlı bir mülazım 'a selam vermediği gerekçesi ile 4 Mart 1925 tarihinde 3. sınıf talebesiyken Askeri Tıbbiye'den ihraç edilmiştir.

 

Atsız ,1930 yıllı Edebiyat Fakültesi'nden mezun olmuştur.

Atsız, yine 1931 yılında Dârülfünûnun felsefe bölümünden mezun olan ilk eşi Mehpare Hanım ile evlenmiş, ancak 1935 yılında ayrılmıştır.

 

Atsız, 15 Mayıs 1931'den 25 Eylül 1932 tarihine kadar Atsız Mecmua'yı çıkarmaya başladı. Mehmet Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan gibi edebiyat ve tarih bilginlerinin de içinde bulunduğu bir kadro ile yayın hayatına atılan bu Türkçü ve Köycü dergi, devrinde ilim, fikir ve sanat alanında çok tesir yaratan Türkçü bir çığır açmış, âdetâ Cumhuriyet devri Türkçülüğünün öncüsü olmuştur.

 

Malatya Ortaokulu'na, Türkçe öğretmenliği, Edirne'de edebiyat,…öğretmenliği yapmıştır.

 

Atsız, Edirne'de iken Atsız Mecmua'nın devamı mahiyetindeki aylık Türkçü dergi Orhun'u Orhun dergisinde, Türk Tarih Kurumu tarafından çıkarılan ve liselerde ders kitabı olarak okutulan dört ciltlik tarih kitaplarında bulunduğunu iddia ettiği yanlışları ağır bir şekilde eleştirdiği için 28 Aralık 1933'te bakanlık emrine alınmıştır ve Orhun dergisi de 9. sayısında Bakanlar Kurulu kararı ile kapatılmıştır.

 

Türkçü çevreler içinde büyük bir galeyana sebep olarak başta İstanbul ve Ankara olmak üzere bir çok şehirde, antikomünist gösterilere yol açtı. Bunun üzerine Hasan Âli Yücel, 7 Nisan 1944'te Atsız'ın Boğaziçi Lisesi'ndeki edebiyat öğretmenliğine son verdi.

 

Orhun dergisi de Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden kapatıldı. Aleyhine dava açıldı.

Hakaret davasının 26 Nisan 1944 günü yapılan ilk oturumu olaylı geçti. Bunun üzerine 3 Mayıs 1944 tarihinde yapılan ikinci oturuma üniversite öğrencileri alınmamış, bu yüzden de öğrenci gösterileri olmuş ve yüzlerce kişi tutuklanmıştır. Davanın 9 Mayıs 1944 günü yapılan karar oturumunda, Sabahattin Ali'ye "vatan haini" dediği için 6 aya mahkûm edilen Atsız'ın cezası hâkim tarafından "milli tahrik" gerekçesi ile 4 aya indirilmiş ve 4 aylık bu ceza da ertelenmiştir. Atsız, cezasının ertelenmesine rağmen 9 Mayıs 1944 tarihinde mahkemenin kapısından çıkarken tevkif edilmiştir.

Atsız, 11 Aralık 1975 Perşembe günü, Istanbulda vefat etmiştir.

Peki Nihal Atsız bu Türkçülüğe nasıl gelmiştir ? Nasıl Türkçü olmuştur ? Türkçülük nedir ?

Nihal Atsız, çocukluk döneminde Osmanlı İmparatorluğu'nun son birkaç yılına, gençlik döneminde ise Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarına tanıklık etmişti. Yaşadığı dönemde yükselişe geçmiş olan Türk milliyetçiliğinin etkisi altına girmiş ve bu fikir akımının sıkı bir savunucusu olmuştur. Atsız, kendisini Türkçü, milliyetçi ve Turancı olarak tanımlamıştır. Türkiye'de 1960'lı ve 1970'li yıllarda çokça destekçi bulmuş olan sosyalizm akımına ve İslamcılığa şiddetle karşı çıkmıştır ve bu akımların karşısında bulunmuştur. Yaşamı boyunca sol görüşlü kimseler tarafından kendisine pek çok kez "faşist" olduğu suçlamasında bulunulmuştur fakat Atsız kendisinin bir faşist olmadığını, yalnızca bir Türkçü-Turancı olduğunu yinelemiştir. Türk-İslam sentezini savunan Ülkücülerle ortak çalışmada bulunmamıştır. Öz Türkçülüğün savunucusu olmuştur.

« Hakkımda türlü türlü sözler söyleyen insanlara ve hakiki fikrimi soranlara şunu söylemek isterim ki ben ne faşistim, ne demokratım. Ben, yabancı kaynaklı hiçbir fikri benimsemeye tenezzül etmeyecek kadar millî şuur ve gurura malik bir Türk’üm. Siyasi, içtimai mezhebim Türkçülüktür. »

 

Atsız, parti fanatizmine karşı çıkmıştır. Ona göre, bir ülkü sahibi olmayan siyasi partiler Türkçülüğe hizmet etmeyeceklerdir çünkü siyasi partilerin varlığı kalıcı değildir. Fanatiği olunabilecek şey, fikirlerdir; partiler değildir. Bunu Türkçülük ve Siyaset adlı makalesine açıklamıştır.

« Partilerde ülkü yoktur. İktidara geçmek veya orada kalmak için en aşırı tavizlerden çekinmezler. »

« Türkçüler bugünlük ancak Türkçü karakteri olan partileri tutarlar. Türkçülük’ten sapan veya taviz veren hiçbir parti Türkçüler’ce tutulmaz, tutulamaz. Türkçülüğün ne olduğu açık, seçik ortada bulunduğu için bugünkü tutumları ile hiçbir parti Türkçü değildir. »

Atsız, ülküsünü her siyasi partiden üstün tutardı. Milliyetçi hareket Partisinin Ülkü'sünü hiç desteklemezdi ve MHPyi destekleyen Türkçülerin bir gün Hayal kırıklığına uğrayacaklarını söylerdi. Bir çok Türkçü zaten MHPnin referandum İçin Türkçülüğe Ve her milliyetçiliğe karşı olan Adalet ile Kalkınma Partisiyle birleştiğinden beri Atsız'ın şu sözü hatırlanır:

{ "Bizim Türkçü Gençlerin hep MHP'li oluşu iyi birşey değil.İleride hepsi hayal kırıklığına uğrar ve çok şey kaybeder." (Atsız'dan Mektuplar,Turan Beğ'e 19 Nisan) }

 

Türkçülük, Türkizm,Pan-Türkizm, tüm Türk halkının kültürel ve politik birliğini amaçlayan bir harekettir. Atsız Türklerin din ayrımı yapmadan birleşmesini destekleyen biridir. Görüşü şu sözlerle özetlenebilir :

{ Biz insanları dinlerine göre değil, soylarına göre ayırırız.} Kaynak,N.Atsız, Deli Kurt, İstanbul, Ötüken, 2015, Sayfa nu*149

 

{ Litvanyalı Kıpçak çoktandır öz dilini unutup Litvan diliyle konuşmuş olabilir. Fakat onlar kanca Türk oldukları için Türk’türler.}

{Milliyetçiyim ama Arap veya Moskof kardeşlerimi de çok severim dedin mi,milliyetçi değil,kozmopolitsin demektir. }

{“Turancılık”, Türkçülüğün siyasî amacı, yani yer yüzündeki bütün Türklerin, geçmişte olduğu gibi, tek devlet hâlinde birleşmesidir. }

{Türkçülük, geçmişe ve eski değerlere bağlıdır. Eski Türkçüleri devirerek yükselmeyi düşünmez. }

{Türkçülük, Türk soyunun ruhunda, kanında, beyninde yaşayan hayat prensiplerinin fikir haline gelmiş bir şeklidir. }

{Türk oImak, için mutIaka müsIüman oImaya Iüzum yoktur. Çünkü bugünkü türkIer arasında birkaç yüz bin Şaman, birkaç yüz bin hıristiyan ve hatta birkaç bin musevi türk (karayımIar) de vardır. Din ayrıIığı yüzünden bunIarı türkIük’den çıkarmaya hakkımız yoktur. }

 

Din hakkında :

{ Fakat ey Türk Gençliği, sana soruyorum: Sen Arap Muhammedin mezarını artık bıraktıktan sonra senin Kâbe’n Çanakkale, Sakarya ve Dumlupınar değil midir? (Çanakkale Savaşı - ATSIZ MECMUA, 1932, Sayı: 17) . }

{Din Arab’ın, hukuk sizin, harp Türklüğündür. } (Davetiye - 1940)

{Yahudi krallarını peygamber diye Türk milletine telkin ederek milli mefahiri unutturmak suretiyle İsrailiyyatı hayat ve ahlak sistemi diye öne sürmek milli bir cinayettir.}

Atsız'ın bu sözleri sonra bir çok kesim tarafından dinsiz/ateist ilan edilmiştir. Fakat hatırlatmamız gereken bir konu vardır : İslam tek din değildir ve Atsız'ın aşırı Türk ırkı sevdasıyla islam diniyle çakışmadığı için kendisi Türklerin ilk dinleri olan Tanrıcıdır ve ateistliği kesin olarak red eder. Ve hatırlatmamız gereken bir nokta vardır, Oğlu Yağmur Atsız'ın anlattığı gibi: Atsız'ın gençliği kurtuluş savaşı zamanında geçmiştir. Araplar tarafından ihanete uğrayan Osmanlı'da büyümüş bir genç olması, Araplara karşı nefretini açıklar.

Atsız'ın dinsiz ve ateist olmadığı bir sözüyle özetlenir ve zaten bütün Türkçülerin bir nevi Sloganları olmuştur.

{"Türkçüler "Tanrı"yı bir tarafa atmamıştır. Atmaz da. "Tanrı Türk'ü Korusun" sözü Türkçülerin sloganıdır. }

Atsız Türk kadınların ileri gitmesi için çok çaba göstertmiştir. Yazdığı Türk kadınlara aşkları Ruh adam* romanında Türk kadınına karşı aşk dolu sözlerinden biri

*{ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? pervane olan kendini gizler mi alevden; sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu... }

{ Ey Türk Kızı, Siz, her çağda Türkçülük davasına kucak açıp süt verdiniz.}

{Ey Türk Kızı, Dünyanın en ince sanat eserlerinden biri olan Tac-Mahal sizden biri için yaratılmadı mı?}

{ Ey genç Türk Kızı, Türk tarihinin büyük anıtlarında da sizin adınız, sizin ruhunuz var.}

{ Ey Türk Kızı, Sizler de, Ankara”ya sırtında mermi taşıyan adsız dişi bozkurtlardan biri olunuz.}

{Ey Türk Kızı, Sizler isterseniz önünüzde eğilmeyecek baş ve devrilmeyecek kudret düşünülmez. }

{Ey Türk Kızı, istedikten sonra her şeyi başaracağına inanıyorum. Çünkü: “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” } Evet burda Nihal Atsız Atatürk'ün sözünü kulandı. Atsız gibi Türkçü, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Anafartalar komutanı Gazi Mareşal Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk hayranlık duyması gayet rasyonel ve normal değil mi ? Onun hakkında bir çok güzel sözü var. Ben burda bir sözünü koyacağım: { Saygı olsun bu çelik atlıların gök tuğuna. Tuğu kaldırmış olan orduların Başbuğuna.}

 

Atsız, hayran olduğu Atatürk gibi fene ve öğrenime dolayısıyla öğretmenliğe, öğretmen görevine önem verirdir.

Bunları özetleyen bir kaç sözleri:

{ Fen kollarında laboratuvar çalışmaları arttırılmalı ve talebe yurt için yaratıcılık kabiliyeti daha bu sıralarda inkişaf ettirilmelidir. }

{ Öğretmen, ahlâk bakımından mükemmel bir insan olmalıdır. Yani seçkin bir zümreden olmalıdır. Halbuki bizde herkes öğretmen

olmuştur. }

Şimdi gelelim tekrar Kerkük meselesine. Atsız Turan birliğini isterdi. Türk yurtların bağımsız ve birlik olmalarını isterdi. Türk yurdu Kerkük'ün kürtlere bağlamasını şu sözleriyle özetlenir:

{ Kıbrıs, Adalar, Batı Trakya ve Kerkük neyse Azerbaycan da odur.}

{ Hayali Kürdistan’a başkent yapmak istediğiniz Diyarbakır, Büyük Türkmen Beği Uzun Hasan’ın şehridr. Don Kişotlar’ın başkenti olamaz.}

 

Atsız'ın görüşlerini bir yana bırakıp, Türk edebiyatına katkılarından dolayı bu büyük Türkologu saygıla anıyorum.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
siyaset arenasi
yukarı çık