loading...
  • 31.08.2017
Derya  Soysal

Derya Soysal

30 Ağustos.'Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.' Atatürk

Bir gün uyanıyorsun topraklarında  Yunan, İngiliz veya Fransız bayrağı dalgalanıyor. Rüya gibi, birgün uyanıyorsun, babandan, kardeşinden, oğlundan haber alamıyorsun. Oysaki döneceğiz diye söz vermişlerdi. Oysaki daha oğluna doymamıştın, oysaki onun için çok daha farklı hayallerin vardı. Oysaki sen onun saçının bir teline kıyamazdın. O koşarken düşse seniniçin sızlardı. Dönmeyeceğini bile bile bir anne ne için yavrusunu ölüme salabilir ? Vatan için, ay yıldız için, al bayrak için ancak. Türkler 20inci yüzyıla böyle girdi, can kaybederek, toprak kaybederek.Erler gidiyordu dönmüyorlardı, maalesef topraklarda gidiyordu, Anadolu işgal altındaydı, memleket düşmana satılmıştı. Felaket üzerine felaket ama bu böyle devam etmedi.

Tanrı Türk milletine Mustafa Kemal Paşayı armağan etti.

Yapılması gereken birşey vardı, bağımsızlık için mücadele eden bir milli direniş örgütü toplamaktı. Böylelikle Mustafa Kemal paşa, vatanın 4 bin yanından gönüllü vatan perverleri Kuva-yi Milliye altında birleştirdi. Kuva-yi Milliye teker teker toprakları tekrar kazanmaya başladı.

Topraklarımızda kalan son işgalcilerden Yunan ordusu kalmıştı. Başkomutanlık Meydan Muharebesinde, Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı büyük saldırı başlattı. Anadolu'da bu dönemde 200.000 Yunan askeri vardı. Türk ordusu da bir yıllık hazırlık sonucunda ordudaki asker sayısını 186.000'e yükselterek Yunan birliklerine yaklaştı.

1922 yılının Haziran ayı ortalarında, Başkomutan Müşir Gazi Mustafa Kemal Paşa, taarruza geçme kararını aldı. Mustafa Kemal Paşa, 3 yıl 4 aylık süreçte Türk milletini ve ordusunu adım adım hedefe taşıdı. Batı Anadolu'yu Türk Ordusu'na karşı savunmayı planlayan Yunan Ordusu; Gemlik Körfezi'nden Bilecik, Eskişehir ve Afyon karahisar ilinin doğusu ile Büyük Menderes Nehri'ni takiben Ege Denizi'ne dayanan savunma hattını bir yıla yakın bir süre ile tahkimetti.

Mustafa Kemal Paşa, 19 Ağustos 1922 tarihinde Ankara'dan Akşehir'e giderek 26 Ağustos 1922 Cumartesi sabahı düşman ataarruz emrini verdi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Genel kurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmetPaşa ile birlikte muharebeyi idare etmek üzere Kocatepe'deki yerini aldı. 27 Ağustos Pazar sabahı gün ağarırken Türk ordusu bütün cephelerde yeniden taarruza geçti. Bu taarruzlar çoğunlukla süngühücumlarıyla ve insan üstü çabalarla gerçekleştirildi. Aynı gün Türk birlikleri Afyon karahisar'ı geri aldı.

28 Ağustos Pazartesi ve 29 Ağustos Salı günleri taarruz harekâtı başaralı geçti.

30 Ağustos 1922 Çarşamba günü taarruz harekâtı, Türk ordusunun kesin zaferi ile sonuçlandı. Büyük Taarruz'un son safhası Türk askerî tarihine Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak geçti. 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonunda, düşman ordusunun büyük kısmı dört taraftan sarılarak Mustafa Kemal Paşa'nın ateş hatları arasında, bizzat Zafertepe'den idare ettiği savaşta, tamamen yok edildi veya esir edildi.

Aynı günün akşamında Türk birlikleri Kütahya'yı geri aldı. Anadolu'daki Yunan kuvvetlerinin yarısı imhaveya esir edildi. Kalan bölümü ise üç grup halinde çekildi.

Mustafa Kemal Paşa, Yunan ordusunun kalıntılarını takip etmesi için Türk ordusunun  büyük kısmının İzmir istikametinde ilerlemesini kararlaştırdılar ve müteakiben de Mustafa Kemal Paşa o tarihî "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!" emrini verdi. Yunan birlikleri İzmir'e, Dikili'ye ve Mudanya'ya düzensiz olarak geri çekilmeye başladı. Yunan ordusu Başkomutanı General Nikolaos Trikupis ve kurmayları ile 6.000 asker, 2 Eylül de Uşak'ta Türk birliklerine esir düştüler. Türk ordusunun bu muharebede, 15 günde 450 kilometre mesafe katederek 9 Eylül 1922 sabahı İzmir'e girdi. Anadolu'daki yunan ordusu ya yok edilmişti yada denize dökülmüştü. 30 ağustos Atatürk'ün başkomutanlığında yaptığı Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da bilinen İşgalci Yunan'a karşı Büyük Taarruz'un zaferini kutlar. 30 ağustos Anadolu'nun kuruluşunu kutlar.

30 ağustos Türklerin bayramıdır, Yunan'ların ise yasgünüdür!

Böylelikle artık her yıl, 30 ağustos’da, Vatansever Türk gençleri, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'yı Anıtkabir'de minnet duygusuyla ziyaret ederler.

30 Ağustos günü, ilk kez 1924'te Dumlupınar'da Çal Köyü yakınlarında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in katıldığı bir törenle Başkumandan Zaferi adıyla kutlanmıştır.

Böylece Türkiye Cumhuriyetinde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde milli bayram olarak ilanedilen bir bayram olmuştur. Fakat aynı anda diğer Türk cumhuriyetleri Türklerin zaferlerini kutlarlar.

BU ZAFER TÜRKLERİN, BU ZAFER BİZİM. "Zafer, zafer benimdir diyebilenindir." Demişti Atam.

Ben ise bize hür bir yaşam, bağımsız bir Vatanı armağan eden başta  Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını, bizim için savaşmış tüm erleri, şehit düşen tüm askerlerimizi. SAYGI, SEVGİ, ÖZLEMLE ANIYORUM. Var olun. Sağolun.

Derya SOYSAL


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER